2026_Mart

O Bir Efsane: Satvet Sayfa 26 ABD'nin İlk Lisanslı Kadın Antrenörü: Mary Hirsch Sayfa 52 2026 Saudi Cup Sayfa 58 ISSN1308-3988 MART 2026 - SAYI 317 - TÜRKİYE JOKEY KULÜBÜ AYLIK RESMİ DERGİSİ Klimt İzmit Aşım İstasyonu Aygırlarımızdan [ Quality Road - Inventive / Dixie Union ]

Yayın Yönetmeni MEHMET BİLBAŞAR mbilbasar@tjk.org Sorumlu Yazı İşleri Müdürü EGEMEN ERAY SAYMAZ esaymaz@tjk.org Sanat Yönetmeni ÖZGÜN TOPALLIOĞLU otopallioglu@tjk.org Fotoğraf Sanatçısı KADİR ÇİVİCİ kadirc@tjk.org Grafik Tasarım BERKAY EFE grafik@tjk.org Fotoğraf Düzenleme HÜSEYİN KOÇAK Reklam & Pazarlama AYBEGÜM CANBOLAT acanbolat@tjk.org Yönetim Yeri Protokol ve Halkla İlişkiler Müdürlüğü Ekrem Kurt Bulvarı, Bakırköy / İstanbul 0212 414 66 03 Yayın Türü Yerel Süreli Yayın / Aylık Baskı: Promat Basım Yayın San. ve Tic. A.Ş 0212 622 63 63 Sahibi Türkiye Jokey Kulübü adına SERDAL ADALI AYLIK DERGİ MART 2026 m SAYI 317 ISSN 1308-3988 Rotamız At Dubai World Cup Karnavalı Röportaj: Stephane Chantot Nadaam Festival Fotoğraf Hikayeleri 18 54 61 32 56 36 At Sağlığı

Serdal Adalı Türkiye Jokey Kulübü Yönetim Kurulu Başkanı Atçılık camiamızın saygıdeğer mensupları, Camiamızın çınarlarından, atçılığa gönül vermiş Kulübümüz Asli Üyesi, Yönetim Kurulumuzdaki çalışma arkadaşım Kerem Alkan’ın kıymetli babası Ali Celalettin Alkan ağabeyimizin 28 Şubat Cumartesi günü aramızdan ayrılarak ebediyete intikal edişi hepimizi derinden üzmüş bulunmaktadır. Değerli büyüğümüz Ali Celalettin Alkan’a Allah’tan rahmet, kıymetli Alkan Ailesi’ne başsağlığı ve sabırlar diliyorum. Ruhu şâd, mekânı cennet olsun. Alanında Avrupa’nın en iyi eğitim merkezlerinden biri olan European Equine Dentistry School [Avrupa At Diş Hekimliği Okulu]’nun kurucusu ve aynı zamanda Başöğretmeni olan Stephane Chantot, ülkemize gelerek atlarda diş bakım ve tedavileri konulu eğitim vermiş bulunuyor. Kulübümüz bünyesinde görevli veteriner ve sağlık teknisyenlerine sunulan bu eğitim vesilesiyle Stephane Chantot’ya teşekkürlerimi iletirken Türkiye Jokey Kulübü olarak eğitim faaliyetlerimize ne denli önem verdiğimizi bir kez daha vurgulamak istiyorum. Ülkemiz atçılık ve yetiştiriciliğini, atçılık tarih ve kültürümüzü, at yarışçılığı ile Kulübümüz faaliyetlerini tanıtmak doğrultusunda ulusal ve yerel basında yer alan haberlerin değerlendirilip ödüllendirilmesiyle basın, yayın organlarını teşvik etmek maksadıyla bu yıl da Nimet Üyken Basın Ödülleri Yarışmamızı düzenliyoruz. Aynı zamanda resim sanatçılarımızı at temalı eserler yaratmaya teşvik etmek yoluyla ülkemiz görsel sanatlarınaözgüneserler kazandırmak ve kültür, sanat birikimimize katkıda bulunmak amacıyla da “Gazi Koşusu’nun 100. Yılı, at, at sevgisi ve at yarışı” konulu geleneksel resim yarışmasının 13.’sünü yine bu yıl düzenliyoruz. Katılım gösterecek olan kıymetli basın mensuplarımıza ve değerli sanatçılarımıza şimdiden teşekkür ediyor ve başarılar diliyorum. Hayatın her alanında gösterdikleri emekle dünyamıza değer katan ve fark yaratan kadınlarımızın Dünya Kadınlar Günü ile Ramazan Bayramınızı en içten dileklerimle kutluyor, sağlık ve mutluluk dolu nice bayramlar diliyorum. Sevgi ve saygılarımla.

4 • G2 YARIŞLAR • Ülkemizde safkan İngiliz atçılığının gelişmesinde büyük pay sahibi olan merhum Asli Üyemiz William Giraud’yu andığımız Açık yarışta 3 yaşlı İngiliz tayları Şirinyer Hipodromu kum pistinde 1400 metre mesafede bir araya geldiler. Bu dönemde yapılan yarışlarda başarılı olan tayların üç aydan az bir zaman kalan çim pist klasiklerinde boy göstermesi olasıdır. Bu nedenle her tay için önemli olan bu yarışta Kralın Dansı yarışseverlerin en fazla şans verdiği isimdi. Daha önceki yarışlarında birbirleri ile mücadele etmiş tayların rövanş koşusu haline gelen William Giraud Koşusu’nda start ile birlikte öne çıkan Kızılcahamam Beyi liderliği aldı. Bu tayı takip eden Tejon Meloro oldu. İlk 400 metre 23.9 geçildikten sonra Tejon Meloro’nun lider taya baskı kurması sonrasında 600 geçişi 34.7 oldu. Bu tayların hızlanması ile gerideki gruptan biraz ayrıldığını gördük. Son viraja giren öndeki ikili ilk 800’ü 47.2 geçti ve düzlük başına gelindi. Bu metrelerde Kızılcahamam Beyi yerini korumaya çalışırken diğer tayların sprintini izledik. Kızılcahamam Beyi etrafına gelen rakipleri arasında mücadeleye devam ederken son 200’e doğru Hardox’un ataklarını da gördük. Hardox güçlü atağı ile Kızılcahamam Beyi’ne hakim oldu ve sonlarda kontrollü şekilde bitiş çizgisini geçti. 1.27.75 derece yapan Hardox’un 5 boy farkla kazandığı William Giraud Koşusu’nda son atakları Canvelo’ya ikincilik getirirken boyun farkıyla Kızılcahamam Beyi üçüncü kaldı. Storm Queen ile Lion Tomo adlı taylar tabelayı tamamladılar. Selim Kaya Storm Queen / Creative Mind / Hardox / Kızılcahamam Beyi / Canvelo HARDOX - 1.27.75 [Run Away and Hide - Munkhbat / El Corredor] S: Ferhan Yetiş Y: Serbülent Yetiş A: Nihat Dündar J: Selim Kaya Canvelo [Papa Clem - Jamala / Cuvee] S: Erkan Afacan Y: S. Vardar & E. Afacan A: Yaşar Arslanca J: Halis Karataş Storm Queen [Bluegrass Cat - Mono Romantica / Divine Light] S: Berk Pelenk Y: Berk Pelenk A: Celhan Batur J: Muhammed Mir Bilgin Kızılcahamam Beyi [Run Away and Hide - Erendira / Intense Focus] S: Durali Savcı Y: Gökhan Humalı A: Adnan Polat J: Müslüm Çelik Lion Tomo [Klimt - Makaron / Bosporus] S: Semih Katı Y: Tracy Kayahan A: Müslüm Dolak J: Ahmet Çelik 1 2 4 3 5  15 Şubat 2026  Şirinyer Hipodromu  1400 kum  3 yaşlı İngiliz tayları  2.500.000 TL • Şair Gençer O

5 Türkiye Jokey Kulübü • • G2 YARIŞLAR • Serbülent Yetiş'e kupası Caroline Koç ve Christina Giraud tarafından takdim edildi.

6 • www.tjk.org 1900 metrelik G2 yarış olan Yeşiloba Koşusu 8 safkan ile gerçekleştirildi. İddialı isimlerin olduğu koşu başladığında Beyazışık beklendiği üzere öne çıktı ve kaçmaya başladı. 30.7 ile girdiği ilk 400 metrede yarışı güçlü bir tempoyla başlatmayan Beyazışık koşu ilerledikçe tempoyu sıkılaştırdı. 44.9 - 58.6 - 1.12.3 ile ilk 1000 metre geride kaldıktan sonra Bay Tosunoğlu’nun takibi sürmekteydi. Karşı düzlüğün son bölümü koşulmaya başladığında grup bir araya geldi ve Beyazışık üzerindeki baskı arttı. Ama Beyazışık düzlüğe çıkılırken bir kez daha tempoyu yükselterek rakiplerine kendisini yakalama fırsatı vermedi. Beyazışık hızlanınca geriden diğer safkanlar da sprintlerine başlayarak cevap vermek istediler. Son 400 ile 200 arasında Taşkent ikinciliğe girerek yüklendi daha sonra Kahramanoğlu onu izledi. Aradaki fark azaldı ve Beyazışık yakalanacak gibiydi. Ancak Beyazışık rakibinin farkı azalttığı noktada tekrardan verdi ve bitiş çizgisini geçerken 1,5 boy öndeydi. Taşkent koşudan ikinci olarak ayrılırken Kahramanoğlu üçüncü, Kalbimdesin dördüncü olarak yarışı tamamladılar. Beyazışık kariyerinin 47. koşusunda 15. birinciliğine ulaştı. Anadolu Tarım İşletmesi yetiştirmesi bu safkan Altaha ile Tamerinoğlu kızı Kızılgüneş’ten yetiştirilmiştir. Vedat Abiş BEYAZIŞIK - 2.15.63 [Altaha - Kızılgüneş / Tamerinoğlu] S: Semra Aksu Y: Anadolu Tarım İşl. A: Tamer Oğuzhan Kara J: Vedat Abiş Taşkent [Tamerinoğlu - Tatlıberk / Demirkır] S: Hasan Başer Y: Sultansuyu Tarım İşl. A: Fahrettin Gezici J: Selim Kaya Kalbimdesin [Cankardeşler - Dilşeker / Özgünhan] S: Gökhan Yıldız Y: Gökhan Yıldız A: Serkan Süslü J: Müslüm Çelik Kahramanoğlu [Özgünhan - Hankızı / Sezginbey] S: Arif Çelik Y: Sultansuyu Tarım İşl. A: Fırat Turan J: Ahmet Çelik End Game [Kaderşah - Yağmurun Kızı / Dağhanbey] S: Abdullah Balku Y: Recep Yedikapu A: Seit Kan J: Ercan Çankaya 1 2 4 3 5  28 Şubat 2026  Yeşiloba Hipodromu  1900 kum  4 + yaşlı Arap atları  2.500.000 TL • G2 YARIŞLAR •

7 Türkiye Jokey Kulübü • Beyazışık • G2 YARIŞLAR •

8 • www.tjk.org Antalya’da gerçekleşen Finike Koşusu’nda Speedtail ve Terzo Millennio eküri olarak yer alırken Bay Nalçakan favori, Super Tomo rakip gösterilen taylardı. Finike Koşusu’nda Lara Koşusu rövanşına gelen Süper Tomo, Bay Nalçakan’ın en ciddi rakibiydi. Yarışın başlaması ile Bay Nalçakan öne geldi ve tempoyu belirleyen tay oldu. 24.3 - 35.3 ile geçilen ilk 600 metre yarışın ciddiye alındığını gösteren bir tempoya sahip olduğunu gösterdi. Speedtail önde kaçan favori tayı kovalarken Yakari iç tarafta üçüncülükteydi. Super Tomo ise daha geride onları izliyordu. Düzlüğe gelindikten sonra Bay Nalçakan’ın 800’ü 46.8, 1000'i 58.4 ile geçtiğini gördük ki son derece iyi olan bu tempo sonrası kopmalar başladı. Bay Nalçakan tempoyu yüksek tutunca aradaki fark açıldı ve arkasındaki ikili geride kaldı. Son metrelerde rahat koşan Bay Nalçakan rakiplerinden etkilenmeden kazanmayı başardı. Bu derece 1400 sentetikte bugüne kadar yapılan en iyi zaman olunca Bay Nalçakan pist ve derece rekorunu da kırmış oldu. Ahmet Çelik Bay Nalçakan BAY NALÇAKAN - 1.22.70 [Torok - Kassama / Nayef] S: Emrah Nalçakan Y: Dilek Emirsoy A: Mert Korkmaz J: Ahmet Çelik Super Tomo [Super Saver - Tuğçe Hanım / Bullmarket] S: Semih Katı Y: Nejdet Sumel A: Müslüm Dolak J: Halis Karataş Yakari [Epaulette - Maksimonna / Agresivo] S: İhsan Erten Y: İhsan Erten A: Burak Şandan J: Müslüm Çelik Angel of Defne [Kaneko - Dong Society / Art Connoisseur] S: İbrahim Engin Y: Kerem Alkan A: Kenan Korkmaz J: Hışman Çizik Speedtail [Hakeem - Carna / Divine Light] S: Gülizar Yanık Y: U. Fere & V. Uluca A: Müslüm Dolak J: Vedat Abiş 1 2 4 3 5  12 Şubat 2026  Antalya Hipodromu  1400 sentetik  3 yaşlı İngiliz tayları  1.530.000 TL • G3 YARIŞLAR •

9 Türkiye Jokey Kulübü • • G3 YARIŞLAR •

10 • www.tjk.org Misak-ı Milli Koşusu'nun başlaması sonrasında beklenen safkan Akdağ Fırtınası öne çıktı. Tempo yarışlarını seven bu atın takipçisi Tunçdağ olurken daha sonra Taşkent, Gürayhan, Endorfin, Kalbimdesin, Kocaefe sırasıyla koşu sürdü. Akdağ Fırtınası 27.0 - 39.9 - 53.7 ile ilk 800 metreyi geçerken rakipleri yakındaydı ve toplu halde koşan safkanlardan geride kalan olmamıştı. Son 600’den sonra safkanlar hızlanarak sprinte kalktılar ve Akdağ Fırtınası’nın içinden gelen Gürayhan son 400’den sonra etkili olmaya başladı. Bir süre sonra liderliği de alan Gürayhan farkı açmaya başladı. Kalbimdesin beklendiği gibi bariyer tarafından hücum derken dış taraftan da Taşkent’in yüklendiğini gördük. Ancak bu çabalar Gürayhan’ın koşuyu kazanmasını engelleyemedi. Taşkent içindeki Tunçdağ ve Akdağ Fırtınası’ndan ayrıldıktan sonra içteki Kalbimdesin’in yanına geldi. Gürayhan koşuyu 1.36.70’lik süre ile kazanırken ikincilik çekişmesinden boyun farkıyla Taşkent galip ayrıldı. Kalbimdesin son anda üçüncü kalırken geride tabelayı Tunçdağ ile Endorfin tamamladılar. Ercan Çankaya Gürayhan / Kalbimdesin / Taşkent GÜRAYHAN - 1.36.70 [Turbo - Lalezar / Kara Yağız] S: Murat Yıldız Y: Anadolu Tarım İşl. A: Adem Güven J: Ercan Çankaya Taşkent [Tamerinoğlu - Tatlıberk / Demirkır] S: Hasan Başer Y: Sultansuyu Tarım İşl. A: Fahrettin Gezici J: Selim Kaya Tunçdağ [Özduran - Raziye / Albatur] S: İbrahim Hakkı Boyraz Y: Sultansuyu Tarım İşl. A: Yusuf Uçar J: Müslüm Çelik Kalbimdesin [Cankardeşler - Dilşeker / Özgünhan] S: Gökhan Yıldız Y: Gökhan Yıldız A: Serkan Süslü J: Ahmet Çelik Endorfin [Yılmabaşar - Şelale / Kafkaslı] S: Şeref Atlı Y: Şeref Atlı A: Mehmet Arslan J: Vedat Abiş 1 2 4 3 5  14 Şubat 2026  Yeşiloba Hipodromu  1400 kum  4 + yaşlı Arap atları  1.530.000 TL • G3 YARIŞLAR •

11 Türkiye Jokey Kulübü • • G3 YARIŞLAR •

12 • www.tjk.org • G3 YARIŞLAR •

13 Türkiye Jokey Kulübü • Adana Büyükşehir Belediye Başkanlığı Koşusu Superbella Selim Kaya • G3 YARIŞLAR •

14 • www.tjk.org Adana Büyükşehir Belediye Başkanlığı Koşusu 6 arıkanın katılımı ile 1400 metrede gerçekleştirildi. 4 + yaşa sahip bu atların içinde yarışseverler tarafından en fazla tercih edilen isim Superbella’ydı. Geçtiğimiz yıl Riyakar 1.28.42 derece ile ve jokeyi Ahmet Çelik ile bu koşuyu kazanmış Selim Kaya’nın biniciliğini yaptığı Altınsima ikinci kalmıştı. Bu yıl Riyakar yarışa bir kez daha katılıyordu ama Müslüm Çelik iadresinde. Ahmet Çelik ise son iki yarışında bindiği Halleluka’yı tercih etti. Yarışın başlaması ile önde kaçan arıkan Halleluka oldu. Superbella iç tarafta rakibini takip ederken Riyakar, Black Pablo en dışta Rainbow Storm doldurup gelen atlardı. İlk 400 metrenin 25.7 geçildiği bu bölümden sonra koşu hızlandı ve dönüşe başlayan atların yerleri değişti. Black Pablo ikinciliğe iç tarafta Superbella üçüncülüğe yerleşirken Riyakar dördüncülüğe geriledi. Halleluka’nın liderliğinde son 600 geçildi ve Black Pablo, Superbella yan yana koşmaya başladılar. Düzlüğe çıkıldıktan sonra Superbella iç taraftan bilinen sprintine başladı ve kısa sürede yarışın kontrolünü ele geçirdi. Kalan metrelerde farkı açmaya çalışan Superbella bitişte 2.5 boy farkla öndeydi ve 1.26.39 derece yaparak birinciliğe ulaştı. İkincilik mücadelesinde Halleluka direnmeye çalışsa da Riyakar rakibine yaklaşmıştı ve bitişe yakın metrelerde ona az farkla üstünlük kurdu ve baş farkla ikinciliği elde etti. Superbella / Halleluka / Altınsima / Riyakar Superbella SUPERBELLA - 1.26.39 [Tough Guy - Lorena / Victory Gallop] S: Mehmet Kaya Y: Kenan Özdemir A: Yılmaz Ari J: Selim Kaya Riyakar [Torok - River Beauty / Win River Win] S: Mehmet Çelik Y: Erdem Mutlu A: Mehmet Daş J: Müslüm Çelik Altınsima [Kırdemirkır - Queen of the Storm / Indigo Red] S: Resul Ünlü Y: Resul Ünlü A: Seit Kan J: Nizamettin Demir Halleluka [Expansion - Mhysa / Royal Abjar] S: İsmail Hadioğlu Y: İsmail Hadioğlu A: İlker Köroğlu J: Ahmet Çelik Black Pablo [Kaneko - Controllable / Al’s Theatre] S: Ahmet İstanbullu Y: Anıl Aytaç Atıcı A: Osman Girişkin J: Vedat Abiş 1 2 4 3 5  21 Şubat 2026  Yeşiloba Hipodromu  1400 kum  4 + yaşlı İngiliz atları  1.530.000 TL • G3 YARIŞLAR •

15 Türkiye Jokey Kulübü • Yılmaz Ari'ye kupasını Adana Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Güngör Geçer takdim etti. • G3 YARIŞLAR •

16 • www.tjk.org Deniz Demir'e kupasını Buca Belediye Başkanı Görkem Duman takdim etti. Wardenclyffe / Klein İzmir Büyükşehir Belediye Başkanlığı Koşusu son dönemde bu pistte başarılı olmuş iki at olan Wardenclyffe ile Klein'ın çekişmesine sahne oldu. Wardenclyffe ise 30 yarış koşmuş olduğu İzmir’de bu pistteki son 22 yarışında 16. birinciliğine ulaşırken Klein da bu güçlü rakibine geçilmekten kurtulamadı. Yarış başladıktan sonra önde liderlik çekişmesi olurken Klein iterek rakiplerinin önüne geçti. Fleximan, Ice Bear, Wardenclyffe üçlüsü önde kaçan Klein’e yakın olmaya çalıştılar. Klein 24.8 ile ilk 400’ü geride bıraktıktan sonra temposunu düşürmeden ilerledi ve 600’ü 35.9 ile geçti. Ice Bear bu tempoda geriye düşen ilk at oldu. Daha sonraki metrelerde Fleximan de biraz geride kaldı ve düzlüğe çıkıldıktan sonra Wardenclyffe ile Klein lüte başladılar. Wardenclyffe dış kulvardaydı ve içindeki Klein’in yüksek tempoda koşmaya çalışması faydasına olan bir isimdi. Yine de rakibini geçmeye hamle yaptıkça Klein ona cevap veriyor ve teslim olmuyordu. Son 400 metrede başlayan lüt bitiş çizgisine kadar sürdü. Wardenclyffe son 100 metrede rakibinden az fark ile ayrılmıştı ve bu avantajını koruyarak kazanmayı başardı. Bu kez derece 1.25.55 olarak gerçekleşti ve boyun farkıyla ikinci kalan Klein da İzmir pistinde yakın zamanda kazanacağını gösteren bir yarış koştu. Mehmet Kaya WARDENCLYFFE - 1.25.55 [Victory Gallop - Undercover Soldier / Lost Soldier] S: Özgür Demir Y: Sema Ulaş A: Sezgin Can Gözüngü J: Mehmet Kaya Klein [Kluger - Holy of Theia / Makfi] S: A. Sponza Tırpançeker Y: A. Sponza Tırpançeker A: Şefik Özdeniz J: Özcan Yıldırım Ice Bear [Graystorm - Art Lady / Argaeus] S: Deniz Açık Y: Zafer Özdemir A: Mustafa Yayan J: Bekir Mert Mırık Fleximan [Copperfield - Accompli / Bering] S: Yalçın Gönül Y: Duygu Fatura A: Emrah Karaköleoğlu J: Ali Yıldız Bahisçi [Mendip - Kızım Hira / Bosporus] S: Şehabettin Doyan Y: Hira Nur Dinçel A: Ümüt Bulut J: Alaattin Küründük 1 2 4 3 5  22 Şubat 2026  Şirinyer Hipodromu  1400 kum  4 + yaşlı İngiliz atları  1.530.000 TL • G3 YARIŞLAR •

17 Türkiye Jokey Kulübü • Düden Şelalesi Koşusu'nda 27.1 ile ağır tempoyla başlayan 39.1 - 50.9 - 1.03.0 ile geride kalan ilk 1000 metre sonunda Brave the Storm 7 - 8 boy önde kaçıyor Captain Fantastic onu izliyordu. Captain Fantastic son 1000 direği geçildiğinde temposunu arttırdı ve ardaki farkı eritmeye başladı. Brave the Storm rakiplerinin hareketlendiği bu metreleri önde geçip düzlüğe lider çıksa da bir süre sonra yakalandı ve gruba geçilerek geride kaldı. Captain Fantastic ise rakibini yakaladığı noktadan sonra hız kesmeden son 200’e doğru ilerledi. Geri planda Lost King, Bikati, Galioğlu, Oğlum Doruk gibi isimlerden kuvvetli hücumlar izledik. Bu çabalar arasında Captain Fantastic’i yakalamayı başaran Lost King oldu. 2100 metrede kazandığı koşunun üzerine koyacak gibi gelen Lost King her aksiyonda Captain Fantastic ile arasındaki farkı eritti. Son metrelerde yan yana olan ikiliden halen az farkla önde olan Captain Fantastic’ti ve baş farkıyla koşuyu kazanmayı başardı. Lost King ikinci kalmış olsa da mesafeli tempo koşularında etkili yarışlarına yenisini ekledi. Geride Galioğlu üçüncü Oğlum Doruk dördüncü olarak yarışı tamamladılar. Bikati beşinciydi. Captain Fantastic / Lost King / Bikati / Oğlum Doruk CAPTAIN FANTASTIC - 2.12.15 [Mshawish - Rahaf / Street Cry] S: Sema Ulaş Y: Moz. Org. San. Tic. A.Ş. A: Onur Özelcanat J: Ali Yıldız Lost King [National Defense - Kassama / Nayef] S: Ahmet Alabay Y: Dilek Emirsoy A: Orhan Aktaş J: Akın Sözen Oğlum Doruk [Bosporus - Carolina Reaper / Victory Gallop] S: Bülent Taşçı Y: Bülent Taşçı A: Turgay Ataç J: Vedat Abiş Galioğlu [Myboycharlie - Counter Strike / Strike the Gold] S: Hidayet Kaşdan Y: Murat Cevheribucak A: Mustafa Özyiğit J: Halis Karataş Bikati [Mendip - Lady Chara / Royal Abjar] S: Demirhan Yılmaz Y: D. & O. Yılmaz A: Sabri Bektaş J: Onur Yıldız 1 2 4 3 5  26 Şubat 2026  Antalya Hipodromu  2100 sentetik  4 + yaşlı İngiliz atları  1.530.000 TL Ali Yıldız • G3 YARIŞLAR •

18 • www.tjk.org • ROTAMIZ AT • ROTAMIZ AT SABA NAKIŞ

Karacabey Pansiyon Hara & İzmit Merkez Aşım İstasyonu Rotamızı Kulübümüzün Değerli Mirasına Çevirdik 19 Türkiye Jokey Kulübü • • ROTAMIZ AT •

Türkiye’de safkan yetiştiriciliğinin kalbinin attığı iki önemli merkezde, Türkiye Jokey Kulübü’nün Karacabey Pansiyon Harası ile İzmit merkez Aşım İstasyonu’na gerçekleştirdiğimiz ziyaretler, yalnızca bir gözlem gezisi değil; köklü bir geleneğin, titiz bir emeğin ve koruyucu hekimlik anlayışının yerinde tanıklığı oldu. Doğayla iç içe, ferah ve huzurlu atmosferiyle dikkat çeken bu tesislerde, aygırların bakımı ve aşım süreçleri büyük bir özen ve bilimsel disiplinle yürütülüyor. Her biri Türk yarışçılığının geleceğine yön veren bu kıymetli aygırlar, yalnızca genetik değerleriyle değil, gördükleri özenli bakım ve profesyonel yaklaşım sayesinde de Türkiye Jokey Kulübü için paha biçilemez birer hazine niteliği taşıyor. Bu ziyaretlerimizde, modern veterinerlik uygulamaları ile geleneksel yetiştiricilik tecrübesinin nasıl uyum içinde ilerlediğine yakinen şahit olduk. Karacabey Pansiyon Hara Hüseyin Çavdar [Karacabey Pansiyon Hara Müdürü] “2026 yılı aşım sezonuna sayılı günler kala bizlerin heyecanına ortak olarak yapmış olduğumuz hazırlıklarımızı yakinen takip etmiş oldunuz. Atçılarımıza da bunu aktaracağınız için öncelikle sizlere teşekkür etmek istiyorum. Türkiye Jokey Kulübü Karacabey Pansiyon Harası Bursa İli, Mustafakemalpaşa ve Karacabey İlçeleri arasında, İzmir İstanbul otoyolu paralelinde kurulu bulunmaktadır. Haramız 5000 dönüm arazi üzerine kurulmuş, bunun 1000 dönümlük kısmı idman ve eğitim merkezi olarak kullanılmaktadır. Kalan 4000 dönümlük kısımda da pansiyon hara ve aşım hizmetleri yürütülmektedir. Bu 4000 dönümlük alanın 3000 dönümünde de çim padoklarımız yer almaktadır. Atçılarımıza daha iyi bir aşım hizmeti sunabilmek için kapsamlı bir revizyona girdik, tüm aygır padoklarımızı büyüttük, çim ektik. Böylece 2026 yılı itibarıyla atçılarımıza çok daha iyi bir hizmet vermeyi kendimize hedef yaptık. Geçen yıl 1100 adet civarında aşımımız burada gerçekleşti, %83 oranında da bir gebelik oranı yakaladık. Bu yıl ise 6 adet Türkiye Jokey Kulübü aygırımız ve 10 adet de misafir aygır olmak üzere toplamda 16 tane aygırla hizmet edeceğiz. Şu an itibarıyla 1100 adet aşım müracaatımız bulunsa da bunun daha da artmasını bekliyoruz. Aygırlarımızın da heyecanlı olduğunu gözlemliyorum, yeni ve geniş padoklarında gayet mutlular, bunun yanında ekibimiz de aşım mevsimi öncesinde çok heyecanlı.” Profitable Daredevil Kluger 20 • www.tjk.org • ROTAMIZ AT •

Burak Ekmekçi [Veteriner Hekim] “2015 yılından bu yana Karacabey Pansiyon Harası’nda görev yapmaktayım. Aygırlarımız haramızın kalpleridir, onlar bizler için çok özeldir. Sabah 06.00’daki beslenmelerinden sonra yemlerini tüketip tüketmedikleri seyisleri tarafından kontrol edilir. Herhangi bir sorun yok ise, seyislerinin eşliğinde aygırlar tek tek kontrollü bir şekilde padoklarına salınırlar. Onlar padoklarda vakit geçirirken ahırlarının, suluklarının temizliği yapılır. Bu süre zarfında da aygırlar sabah 08.00’dan öğleden sonra 15.00’a dek padoklarında vakit geçirirler. Daha sonra padoklarından teker teker alınan aygırlar yıkanıp kurulandıktan ve tırnak temizlikleri yapıldıktan sonra localarına alınırlar. Aygırlarımızın sağlığını mükemmel diyebileceğimiz bir düzeyde tutabilmek için yaptığımız aylık kan alımı gibi rutin testlerimiz bulunuyor. Bunun yanında aşım mevsimi boyunca belirli testlerden negatif sonucunu almamız gerekiyor. Bu konular ile alakalı olan çalışmalarımızı büyük bir özen ve titizlikle yürütmekteyiz. Çok şükür ki günümüze dek de herhangibir sorunla karşı karşıya kalmadık. İyi bir aygırın kandisyonunun güçlü olması, aşım yapacağı için fit bir durumda olması gerekiyor, çok kilolu ya da zayıf olmaması gerekiyor ki bu durumlar da fertiliteyi doğrudan etkiliyor. Bunların dışında yaşı, libido ve fertilite kaliteli bir aygır için en önemli faktörlerdir. 2026 yılı aşım mevsiminin hem kıymetli yetiştiricilerimize hem de biz çalışanlara hayırlı ve uğurlu olmasını diliyor, teşekkürlerimi sunuyorum.” Serkan Özsalgıncı [Aygır Seyisi] “20 yıldır Karacabey Pansiyon Hara’da çalışmaktayım. Evde çoluğumuzu, çocuğumuzu nasıl görüyorsak, nasıl biliyorsak burada da aygırlarımız bizler için aynen onlar gibiler. Aygırlarımızın hepsinin kendine özel, kendine has huyları ve karakterleri bulunuyor. Sizlere Victoire Pisa’dan bir örnek vermek isterim. Padokta oynamayı, zıplamayı çok seviyor, seyisini üzmeyen bir aygır, sessiz, sakin. Karakteri çok iyi bir aygır diyebilirim Victoire Pisa için. Bizleri görünce kişnemeye başlıyor ki ne kadar mutlu olduğunu buradan anlayabiliyoruz. Sabah ilk olarak yele taramalarını, tımarlarını, kuyruk temizliklerini yapıyoruz, tırnak yağlarını sürüyoruz, genel kontrollerini yaptıktan sonra padoklarına salıyoruz. Yine Victoire Pisa’dan bahsedecek olursak kendi padoğunu çok iyi tanıyor. Daredevil’a gelirsek, Victoire Pisa’ya göre daha sakin bir aygırımız. Aşım zamanımız geldiği için biraz heyecanlı görüyorum onu, sezon başlayınca heyecanını da doğal olarak atacaktır. Tilsit’e gelecek olursak onun yelesinin kıvır kıvır olması, oyuncu olması diğer aygırlardan ayıran özellikleri diyebilirim. Tilsit koşmaya bayılıyor, havuç, elma ve şeker olmazsa olmaz onun için. Profitable adlı aygırımızın ise asil duruşu onu diğer aygırlardan ayıran en büyük özelliği. Elma, havuç ve şekeri o da çok seviyor. Kluger da padoğunda koşmayı çok seviyor, her daim enerjisi had safhada olan bir aygırımız. O da diğer arkadaşları gibi şeker, elma ve havuç yemeyi çok seviyor. Satono Ares’in en değişik özelliği çok sabırsız ve bir hayli hareketli bir aygır olması." 21 Türkiye Jokey Kulübü • • ROTAMIZ AT • HER AYGIRIN GÜNE BAŞLANGICI FARKLIDIR VE BU FARK DA ONUN KARAKTERİNİN İLK İP UCUDUR

Selçuk Ilıca [Nalbant Sorumlusu] “Her ay rutin olarak aygırlarımızın tırnak bakımlarını gerçekleştiriyoruz. Bunlar tırnak bakımı, kesimi, törpülenmesi, tuvaleti ve bazen de nallanmasını içeriyor. Ayrıca her hafta da genel tırnak kontrollerimizi yapıyoruz herhangi bir çatlama, taban hassasiyeti konuları üzerine. Bazı aygırlar bizleri görünce tıpkı insanların doktor görünce girdiği stresli durum gibi stres yapıyorlar. Bizler de onları okşuyoruz, havuç veriyoruz, sakinleştiriyoruz ve tırnak bakımımıza geçiyoruz. Öncelikle seyisinden aygırı gezdirmesini istiyor ve yürüyüşüne bakıyoruz, herhangi bir topallama, aksama var mı diye. Bir problem gözükmediği takdirde rutin bakımımızı gerçekleştiriyoruz.” Şakir Çalışkan [Seyis] “Aygırlarımız padoktayken bizler de ahır dezenfeksiyonu amacıyla samanların ıslaklarını, dışkıları dışarıya alıyoruz. Yeni ot, saman ve yonca takviyesi yapıp suluk ve yemlikleri temizliyoruz. Aygırlar da padok dönüşünde tertemiz ahırlarıyla buluşuyorlar.” Fatih Derelli [İzmit Pansiyon Hara Müdürü & Veteriner Başhekim] “İzmit Merkez Aşım İstasyonu’nda 2006 yılında Veteriner Hekim olarak görevime başladım. 2018 yılından bu yana ise hem Hara Müdürlüğü hem de Veteriner Hekimlik ile Başhekimlik görevlerini sürdürmekteyim. İzmit Merkez Aşım İstasyonu Müdürlüğü adından da anlaşılacağı üzere Türkiye Jokey Kulübü’nüm ilk kurulan harası. 1973 yılında kurulmuş bir haradayız, 50 yıldan fazla bir süreden beri hizmet veren bir tesis. 712 dönüm arazi üzerine kurulu bir üniteye sahibiz, gebe kısraklarımıza, taylı kısraklarımıza, boş kısraklara, weanling ile yearling taylara ve kıymetli aygırlarımıza hizmet veren bir tesisteyiz. İzmit bölgesinde 200’ün üzerinde özel hara da bulunuyor. Gezici veterinerlik hizmetimiz ile söz konusu bu özel çiftliklere de hizmet sunmaktayız. Böylece 7 gün 24 saat acil vakalara müdahale edebilecek kapasitede ekipman ve tıbbi malzemeye sahibiz. Özel haralara aşım sezonu boyunca rektal muayene ve gebelik muayeneleri konularında da destek sunmaktayız. Nalbantlık konusunda ise sadece acil vakalara destek veriyoruz. Türkiye Jokey Kulübü'nün Hara ve Aşım İstasyonlarında aşım yapmasını isteyen aygır sahipleri müracatlarını yaptılar, bizler de Kulübümüz aygırlarının hangi tesislerimizde hizmet vereceklerini ilan ettik. Sonrasında aşım müracatları çerçevesinde misafir aygırların da aldığı kontenjan doğrultusunda aşım hizmeti vereceği tesisler belirlendi. 2026 yılı aşım sezonu boyunca bizim ünitemizde 6 adet Türkiye Jokey Kulübü aygırı, 13 adet de misafir aygırla değerli yetiştiricilerimizin hizmetinde olacağız. Bir Veteriner Hekim olarak söylemek isterim ki harada çalışmak bir mucizeye tanıklık etmektir. Nedir bu mucize, doğumdur. Bir gebelik muayenesinde ultrasonda mercimek tanesi kadar gördüğümüz bir oluşumun 330 gün sonrasında 45 - 50 kiloluk bir tay olarak karşımıza çıkıyor olmasına tanıklık etmek gerçekten tarifi mümkün olmayan bir mucizedir. Bu sebeple ben de burada çalışmaktan, böylesine büyük bir mucizeye şahit olmaktan çok büyük bir keyif duyuyorum. Burada doğan birçok tayımızı hipodromlara uğurluyoruz, onların yarış pistlerindeki başarılarını gördükçe de sizlere tarif edemeyeceğim derecede keyif alıyoruz, mutlu oluyoruz. Sanki kendi çocuklarımız bir başarı elde etmiş gibi duygulanıyoruz. Aygırlarımızın günlük rutinlerinden de biraz sizlere bahsetmek isterim. Her sabah 06.00’da aygırlarımızın yemlerini veriyoruz. Padoklara salınmadan önce aygırın seyisi ahırına gelir onu yakından inceleyerek kontrol eder. Yemini yemiş mi? Suyunu içmiş mi? Herhangi bir sorunu var mı? Ahırında dönmüş mü? Ters yatmış mı? Vücuİzmit Merkez Aşım İstasyonu Victoire Pisa 22 • www.tjk.org • ROTAMIZ AT • İLK DURAĞIMIZIN ARDINDAN ROTAMIZI HIKAYEMİZİN DEVAMI IÇIN TÜRKIYE JOKEY KULÜBÜ İZMIT MERKEZ AŞIM ISTASYONUNA ÇEVIRDIK

dunda saplar var mı? Gibi kontroller yaparlar. Bunların şu açıdan büyük önemi var, atlarda yaşadığımız en büyük problemler sindirim sistemi ile alakalı sorunlar olmaktadır. Örneğin sancılanmaları gibi, bu durumu yaşayan atlar yatıp yuvarlandıklarından vücutlarında sap kalıntıları bulunur. Bu kontrollerin ardından kısa bir tımar ve ayak kontrolleri sonrasında aygırlar veteriner hekim ve nalbant kontrolleri eşliğinde padoklarına çıkmaya hazırdır. Daha sonra aygırlar padoklarına salınırlar. Aygırlarımız bizim çok kıymetli varlıklarımız. Gebelik performansı, fertilite bakımından onlara çok çok iyi sahip çıkmamız gerekiyor. Bunlarla ilgili kontroller de veteriner hekimlerimiz tarafından her gün rutin olarak yapılmakta. Haftalık tartımlardan sonra, ayda bir veteriner hekimlerimizle yaptığımız toplantılarda aygırlarımızın kilosu üzerine konuşuruz. Aşım sezonunda fertilite bakımından aygırların gebelik performanslarını ele alırız. İyi mi, düşük mü, orta derecede mi? Değerlendiririz. Neticede kıymetli varlıklar ve kıymetli olduklarının da gayet farkındalar. Aygır seyislerimizi de bu sebepten dolayı ayrıca yetiştirip onlara deneyim kazandırıyoruz. Seyis ahıra girip, aygıra seslendiğinde ona cevabı, ahırdaki hareketi, davranışları seyisine aygırın durumu hakkında çok önemli bilgiler verir ki bu bilgiler de bizler için çok kıymetli bilgilerdir. Şu anda yılın flaş aygırlarından Klimt’in yanındayız. 2025 yılında ilk defa 2 yaşlı tayları koştu ve gayet güzel performans sergilediler. Dolayısıyla kıymetli yetiştiricilerimizin Klimt adlı aygırımıza yoğun bir ilgisi oldu. Kısmet olursa Klimt 2026 yılı aşım sezonunda 120 adet kısrağa aşım yapacak. Neden 120 adet diyecek olursanız, aygırımızın yaşı genç ve fertilitesi çok yüksek. Vücut kondisyon skoru ve vücut ağırlığı da oldukça iyi durumda. Bu kriterler doğrultusunda aygırın kaç adet kısrağa aşım yapacağı tarafımızca belirleniyor. Sonra Türkiye Jokey Kulübü olarak ilana çıkıp kontenjan başvurularını toplamaya başlıyoruz. Ayrıca İzmit Pansiyon Hara veteriner hekimleri olarak gerek ünite içi kısraklara, gerekse de çevremizdeki veya diğer illerden gelen günübirlik kısraklara hizmet vermekteyiz. Bizler tarafından veya serbest çalışan veteriner hekimler tarafından kısrakların muayeneleri yapılır, eğer aşıma hazır ise öncesinde tesis aranarak aygır için aşım randevusu talep edilir. Aygır müsaitse kısrak sahibine söz konusu randevu verilir, kısrak günübirlik tesise geldikten sonra tekrar bir ultrason muayenesi yapılarak hazır olup olmadığı kontrol edilir. Bunun yanı sıra damızlık vizesi, aşı durumu, kan testleri gibi bazı diğer kriterler de bulunmaktadır. Bunların her biri tamamsa gerekli hazırlıklar yapılıp kısrak sıfat salonuna alınır, aşım gerçekleşir ve kısrak geldiği çiftliğe uğurlanır. 23 Türkiye Jokey Kulübü • • ROTAMIZ AT • Fatih Derelli / Saba Nakış

İlk defa aşım yapacaklara ise aygır namzeti diyoruz. Böyle bir aygıra tıpkı bir çocuğu okula alıştırmak gibi sağlıklı bir şekilde aşım sürecini öğretmeye çalışıyoruz. Şu anda yanımızda bulunan Bathrat Leon adlı aygırımız 2025 yılında Japonya’dan ülkemize geldi. Karantina sürecini bizlerle tamamladı. O yılki aşım sezonunu Karacabey’de sürdürdü. Sonrasında tekrar ünitemize gelerek yaz dönemini geçirdi. 2026 aşım mevsimini ise burada gerçekleştirecek. Bathrat Leon damızlık kariyerine ülkemizde başlamış olan bir aygırımız. Geldiğinde bayağı hiperaktifti. Şimdiyse aygırlık hayatına giriş yaptığı için, aygır gibi davranışlar sergilemeye başladığını gözlemledim. Bildiğiniz gibi aygırları tek olarak padoklara salıyoruz. Bathrat Leon yan padoğunda bulunan aygıra tepki gösteren bir özelliğe sahip. Şahlanmayı çok seviyor diyebilirim. Biraz da Kulübümüzün yeni aygırlarından geçtiğimiz yıl ülkemize gelen Time Test’den bahsedelim. 2025 yılı aşım sezonunu Karacabey Pansiyon Hara’da tamamladı. Sonrasında ünitemize geldi ve bu yıl bizde aşım hizmeti verecek. Time Test’in karakterine gelecek olursak sakinliği, uysallığı, seyisine olan düşkünlüğü ön plana çıkan özellikleri. Aygırlar için her detayın çok önemli olduğundan da bahsetmeden geçmek istemiyorum. Beden ısısının yükselmesinden, yem bırakmasına, ayağında ufacık bir şişliğe, tüy örtüsünün donuk, mat olmasına kadar her şey bizim için bir alarmdır. Böyle bir durumda seyisimiz, veterinerimiz, hepimiz başına toplanırız genel muayenesini yaparız, gerekirse kan analizlerini yaparız, endoskopik, gastroskopik, ultrason tetkiklerini yaparız, röntgenini çekeriz ve sorunun büyümesine fırsat vermeksizin derhal çözüm yoluna gideriz. Klimt 24 • www.tjk.org • ROTAMIZ AT •

Yeni gözbebeğimiz Cotai Glory’ye gelecek olursak, kendisi bu yıl ilk defa ülkemizde aşımlara başlıyor. 8 Ocak günü Türkiye’ye geldi, karantina sürecini geçirdi. Karantinanın asıl mantığı ithal şartnamesi gereğince belirlenen bulaşıcı hastalıkların atlar arasında birbirlerine bulaşma durumunu engellemektir. Yine ithal şartnamesi gereği yapılan testlerimiz bulunuyor, tüm bunlar temiz çıktıktan sonra aygırımızı normal ahırına almaktayız. Bunun yanında aygır ülkemize gelince onun için yeri, ahırı, bakıcısı gibi birçok şey değişiyor. Bizler ona, o bizlere alışmaya çalışıyor. Cotai Glory ile de bu süreçleri gayet güzel ve olumlu olarak tamamladık. Yeni aşım sezonuyla da bu durumu taçlandıracağımızı düşünüyorum. Cotai Glory ilk geldiği günlerde gayet sakindi. Gün geçtikçe kıpır, kıpır, çok harekeltli bir hale geldi. Çok heyecanlı, sabırsızlıkla aşım sezonunu bekliyor. Aygırlar da tıpkı kısraklar gibi aşım sezonunun yaklaştığını anlayıp hissediyorlar. Heyecanlı bir aygıra benziyor, aşım sezonundaki karakterini hep birlikte göreceğiz. Aygırlarımız her gün yaklaşık 8 saat padoktalar. Padoktayken oradaki çimlerle diledikleri kadar besleniyorlar. Biz buna yeşil ot beslenmesi diyoruz. İçeri alındıklarında da kuru yoncayla destekliyoruz. Bunların yanısıra günde 3 defa konsantre yem veriyoruz. Sabah öğünümüz, akşam öncesi öğünümüz ve gece öğünümüz var. Bahsettiğim bu konsantre yemi yurt dışından ithal etmekteyiz. Güçlendirilmiş, protein oranı çok yüksek olduğu için aygır beslenmesi, ve fertilitesine büyük katkı sağlıyor. Ayrıca aşım sezonunda fertiliteyi destekleyici yem katkıları kullanırlen, aşım sezonu sonrasında rutin probiotik, prebiotik, tırnak sağlığı için biotin, vitamin, mineral destekleriyle aygırlarımızın beslenmelerini gerçekleştiriyoruz. Aygırın yaşı, aşım sayısı, kondisyon skoru ve vücut ağırlığını hesaba katarak her aygıra bireysel bir rem rasyonu belirliyoruz. Örneğin Myboycharlie yem yemeyi çok seven gayet iştahlı bir aygırımız. Deyim yerindeyse onlara gözümüz gibi bakıyoruz demek istiyorum.” 25 Türkiye Jokey Kulübü • • ROTAMIZ AT •

Bu kez sizleri biraz daha eskilere, yaklaşık elli yıl öncesine götüreceğiz. Satvet’i Veliefendi’de “atçı gözüyle” ya da yarışsever olarak izleyenler şimdi en az yetmiş ve üzeri yaşlarda olduğuna göre… Sahiden, o kadar olduk mu? ● O BİR EFSANE ● O BİR EFSANE ● O BİR EFSANE Satvet 26 • O BİR EFSANE • • Reşat Köstem

Önce, onu izleyen akranlarımla bir görüşümü paylaşacağım. Katılır ya da katılmazsınız, bilemem. Satvet benim bugüne kadar izlediğim “en müthiş” Arap atı. Bu safkanın Arap atçılığımızdaki ayrıcalıklı yeri yadsınamaz. Sahaya “meraklı olarak” geldiğimiz yıllarda; Çeliker, Ekiz, Göztepeli, Atahan, Doruhan gibi Arap atlarının üstünlüğü vardı. Bizler bu safkanları övdükçe, büyüklerimiz; “sizler bir de Sezgin’i görecektiniz...” derlerdi. Bir kaç yıl sonra sahaya Satvet geldi. Bu kez hem Sezgin ve hem de Satvet’i izleyenler “en büyük kim?” diye aralarında tatlı, tatlı tartışırlarken, biz “yeni yetmeler” de onları zevkle dinlerdik. Atçılık konusundaki bilgi ve değerlendirmelerine saygı duyduğum bazı büyüklerim, bu iki safkanı kıyaslayıp; “Sezgin başkaydı” diyorlar… Elbette ki Sezgin de sizlere öyküsünü aktaracağımız isimlerden biri olacak. Arap atı yetiştiriciliğimizin kan hatlarını güçlendirmek amacıyla, Sa’d 1928 Bağdat’tan satın alınıp, Karacabey Harası damızlık kadrosuna katıldı. Veliaht 15 yıllık süreçte, 75 erkek, 72 dişi tay verdi. 1928 yılından itibaren, Karacabey’de İngiliz atı yetiştiriciliği ön plana alınarak, Arap kısrağı sayısı azaltıldığı için bu aygırdan gereği biçimde yararlanılamamıştır. Sa’d 1928’in yavrularından I. Sa’d 5/42’nin yanı sıra doğrudan damızlığa ayrılan III. Sa’d 72/51 de çok ünlüdür. I. Sa’d 5/42 deyince, ilk akla gelen isim, az önce “en büyük kim” diye sorduğumuz Sezgin… Hızır’ı bilemem ama Malazgirt ve Tayyar 3 de kulağınıza çalınmıştır. Hadi, Tayyar 3’ü de duymadınız; onun yavrusu Baharbahir, biraz daha ilerleyip, Gazel 13’te duralım. Yoksa bu yazı bitmez… III. Sa’d 72/51’in yavrularından da: II. Servet, Safder, Akbatur, Ekiz, Göztepeli ve I. Uludağ, hem yarış pistleri hem de hara yaşamlarında üstün performans göstermişlerdir. Örneğin Ersoylu, II. Servet’in; Satvet, Akbatur’un şampiyon yavrularıdır. Satvet’in annesi 4. Kemiyetülırak da, safkan Arap atı yetiştiriciliğimizde ayrıcalıklı yere sahip kısraklardan birisidir. 1974 yılında, Sezgin’den doğan erkek yavrusu Sa’d 23 doğrudan aygırlığa ayrılarak Bahadırhan I, Bahadırbey, Hiratasan, Berkoş, Nurışık, Aldırmagönül gibi sahada ve harada iz bırakan yavrular verdi. SATVET’ TEN ÖNCESI Satvet bizce Mehmet Ali Kiper’le birlikte anılmalıdır. Çünkü Mehmet Ali Kiper, Arap atçılığımızın bugünkü düzeye ulaşmasında, Satvet’in ortaya çıkmasında büyük paya sahip isimlerin belki de başında geliyor. Kiper; Arap atının genetik yapısı, eşkâli ve estetiğini korumaya özen göstererek “adeta klasikleşen” birçok ana - baba eşleşmesinin yaratıcılığını yaptı. Satvet’i anlattığı yazısında; Veliaht - 4. Kemiyetülırak eşleşmesinden Ajax ortaya çıkınca inancının pekiştiğini ve bu kısrağı daha sonraki yıllarda Sezgin, Akbatur, Ekiz gibi Sa’d kanı taşıyan aygırlara çekmeyi sürdürdüğünü belirtiyor. Bizim öykümüz çok ilginç… Atilla Özsoy, Akbatur’un ilk taylarından 4. Kemiyetülırak yavrusu Padişah’ı yani Satvet’in bir yaş büyük ana - baba kardeşini 1969 yılında alan at sahibi olarak anılır. Satvet’in her yarışında, Atilla Özsoy’un kulaklarını çınlatırlardı… Özsoy; “Akbatur çok beğendiğim bir Arap atıydı. Yağışlı bir havada, 1800 metrelik koşuyu, İstanbul kum pistinde 2.09 ile kazandığı yarışını hiç unutamam. Aynı gün, İngiliz atlarının aynı mesafeli koşusu da 2.09 ile bitmişti. Padişah’ın anası 4. Kemiyetülırak da iyi bir kısraktı. Padişah’ı bu nedenle satın aldım” diyor. Satvet’in satışında ise, neden hiç ortalarda olmadığını da anlatacağız; sabredin… 1972 yılı Türkiye Büyük Millet Meclisi Koşusu. Satvet / Nadire 1 27 Türkiye Jokey Kulübü • • O BİR EFSANE •

SATIŞ DEĞIL, RASTLANTILAR ZINCIRI 4. Kemiyetülırak’ın Akbatur’dan 1968 yılında olan ikinci yavrusu (Satvet); 1970 yılının 7 Eylül Pazartesi günü Sultanahmet’teki Veteriner Başmüdürlüğü’nde yapılan açık arttırmada satıldı. O yıllarda, devlet haraları ve bazı özel haralardan getirilen tayların tümü, Sultanahmet’teki başmüdürlük bahçesinde aynı gün satılırdı. Tay satışları, bir sonraki yıldan itibaren Veliefendi Hipodromu’nda yapılmaya başlandı. 1970 yılında Çifteler Harası’ndan gelen 16 taydan birisi Satvet’ti. Satvet’in satıldığı tarihe kadar, ağabeyi Padişah sıradan diyebileceğimiz dört koşu kazanmıştı. Bu nedenle kardeşi, satışın yıldızlarından biri olacak gibi görünmüyordu ve çok da fazla ilgi çekmedi… Bir yıl önce, Ömer Caf’la girdiği arttırma sonucu Padişah’ı satın alan Atilla Özsoy’un, Satvet’e neden talip olmadığı sonraki yıllarda çok konuşuldu. Gelin, bunun öyküsünü de Atilla Özsoy’dan dinleyelim: - Tay satışlarının olduğu tarihte, çalıştığım şirket beni yurt dışına yolladı. Seyahate çıkmadan oğluma (Levent Özsoy) yirmi beş bin Lira bıraktım. “Bunu Cemal (Kura) Amca’na ver, Padişah’ın kardeşi tayı bana alsın. Para yetmezse, eklesin. Ben dönünce ona öderim” dedim. Cemal Ağabey tayı, o dönem sahadaki tek veteriner olan Şevket (Saatçioğlu) Paşa’ya gösterdiğini söyleyip, oğluma; “Aman, aman, aman… Sakın, sakın, sakın… Şevket Paşa tayı beğenmedi, almayacağız” diyerek konuyu kapatmış. O almadığımız tay kimdi biliyor musunuz? ” Elbette biliyoruz. O tay, Akbatur- 4. Kemiyetülırak orijinli ve Ömer Caf’ın 21 bin 600 Liraya satın aldığı Satvet’ten bir başkası değildi… DEFINE HARITASINI KAYBETMEK Atilla Özsoy’un bu tayı neden alamadığını, daha doğrusu neden alıcı olmadığını öğrendik. Pekiyi… Ömer Caf, Satvet’i nasıl satın aldı? Onun öyküsü de 1970 yılı İstanbul yarış sezonu, atların gezinti yaptığı bir akşamüstü başlıyor. Olayın kahramanlarından hayattaki tek kişi, Rasim Tetik. Rasim’le o günlere döndük: - 15 - 16 yaşlarındaydım, ağabeyim (Şaban Tetik) Ömer Caf’ın atlarına bakıyordu. Ben de o yıllarda idman jokeyliği yapıyor ve Caf Ekürisi’nde çalışıyordum. Ahırların üstündeki odalardan birisi, Ömer Amca’nın İstanbul’a geldiği zamanlar kalması için ayrılmıştı. Bir gün beni odasına çağırdı: - Evlat, Mehmet Ali Kiper’i tanıyor musun? - Yok amca, nereden tanıyayım? - Uzun saçlı bir adam… Gidip onu bul ve bir zahmet buraya getiriver. - Olur amca. Rasim Tetik, Mehmet Ali Kiper’i protokol tribününde bulur ve Ömer Caf’ın yanına getirir. Hal, hatır sorulup, Rasim’in demlediği çaylar içildikten sonra, söz bu yıl satılacak Arap taylarına gelir. Rasim Tetik: - Mehmet Ali Kiper, satılacak tayların yazılı olduğu kâğıdı cebinden çıkarıp “Amca servetini sat, bu tayı al” dedi. Söylediği tayı da işaretleyip, “Al bu sende kalsın” diyerek kâğıdı verdi. Ömer Caf kâğıdı önce cüzdanın içine, cüzdanını da belinden hiç çıkarmadığı kuşağına “güzelce” yerleştirir. Artık “müstakbel” şampiyonun adresi avucunun içinde, pardon kuşağının arasındaydı… Satışa üç gün kala beklenmedik bir gelişme olmuş. Ömer Caf, Rasim Tetik’i yanına çağırıp: - Evlat gel bakalım… Satın alacağımız tayın yazılı olduğu o kâğıdı bulamıyorum. - Amca cüzdanına, sonra da cüzdanı, kuşağının içine koydun. “Yok oğlum, bulamıyorum” deyince, ağabeyimi de çağırıp, her yeri yeniden aradık. Kâğıt kaybolmuştu… Bu durumda iş şansa kalacaktı. Devlet haralarından gelen 29 tayı ya da Çiftelerin 16 tayını birden almanıza olanak yok ki… Ömer Caf, Mehmet Ali Kiper’in o gün söylediklerinin aklında kaldığı kadarıyla şöyle bir çözüm buldu : - Oğul hiç uğraşmayalım. Çiftelerden gelen dört beyaz at var, biz dördünü de alalım… Ömer Caf aynen söylediği gibi, Çifteler Harası’nda yetişen kır taylardan 8. Kemiyetülırak yavrusunu (Şahsuvar) 15.000, 11. Kemiyetülırak yavrusunu (IV. Ünal) 15.000, 4. Kemiyetülırak yavrusunu (Satvet) 21.600, Canberk yavrusu tayı da 35.000 Liraya satın aldı. Caf “dört beyaz at” aldı ama yanıldığı bir nokta vardı. Onun hesaba katmadığı IV. 28 • www.tjk.org • O BİR EFSANE •

1974 yılı Cemal Böke Koşusu. Satvet / Yozgatlı 1 / Tulşah Ünal - 15. Şerzetülhavva yavrusu beşinci kır tay (Kurtcebe) 40.500 Liraya satıldı. Belki de, “Servetini sat, bu tayı al” diye önerilen Kurtcebe idi… Ruhi Aksungur’un sahibi olduğu Kurtcebe, yarış yaşamına 4 yaşında C grubundan başladı ve A grubunda sınıf koşulara katılabilecek performans gösteremedi. KURTLAR SOFRASINDA BIR ŞAMPIYON Ömer Caf; 4.Kemiyetülırak yavrusu tayı antrenörü Tünkut Aksungur, diğer üç tayı da kendi adına satın almıştı. Satvet’i eşi Nafiye Caf adına koştu. Yetmişli yıllar, safkan Arap atı oldukları iddia edilerek özel haralarda yetiştirilen atların sahaya hâkim olduğu dönemdi. İlginçtir, birkaç yıl sonra aynı atlar, safkan Arap atı özellikleri taşımadıkları gerekçesiyle soyağaçları (pedigrileri) iptal edilerek, sahadan tamamen uzaklaştırıldılar. İşte Satvet, “Kurtlar Sofrası” diyebileceğimiz bu ortamda Veliefendi’ye geldi… 1971 yılında, Servet Kaya ile başladığı yarış yaşamını aynı yıl Ekrem Kurt’la sürdürdü. Üç yaşlı dönemini; kum ve çim pistte, 900 - 1800 metre arasındaki 15 koşu ile tamamladı. 8 aylık sürece sığdırılan bu sayı, 3 yaşlı bir Arap tayı için fazla ama bunu hiç hissettirmedi. 15 koşunun 6’sını birinci, 4’ünü ikinci tamamladı. İkinci kaldığı koşuların üçünde, üstte söz ettiğimiz özel hara taylarına geçilmişti. Bir yıl sonra, A grubuna Süleyman Akdı ile parlak bir başlangıç yapan Satvet; gösterişli, özellikle güçlü göğüs yapısıyla dikkati çeken bir safkan olmuştu ama idmanlarda ele tabi olmayıp, çalıştıranlara zorluk çıkarıyordu. Ömer Caf ve antrenörü Tünkut Aksungur da şikâyetçi oldukları bu duruma bir çözüm arıyorlardı. Yine bir idman sabahı Ömer Caf, yanlarında Rasim Tetik’i görünce: - Tünkut, bir de bu çocuk binsin… Bu öneriyi hiç beğenmeyen Tünkut Aksungur: - Amca ne yapıyorsun, bu çocuk, bu atı tutabilir mi? - Oğul, diğerleri de kaçırıp gidiyor. Bir günde bu kaçırsın… Rasim Tetik böylece Satvet’e ilk kez biner. - Allah bu atı bana nasip edecek ya, bindim. Bir kenter yaptık, sertlikten eser yok, kuzu gibi. Kantarmalar bomboş… İşi bitirip, geldik, Tünkut nerdeyse sevinçten uçacak. Hemen Ömer Caf’ın yanına gidip; “Amca tamam, jokeyimizi bulduk” dedi. Rasim Tetik, Satvet ikilisinin 1972 yılı Eylül ayında başlayan “ortaklığı” Satvet’in son yarışını koştuğu 8 Aralık 1974 tarihine kadar sürdü. Sadece bir kez, Rasim Tetik cezalı olduğu için, Kadir Altınöz bindi. Kadir Altınöz’ün kazandığı bu yarış sonrası söylediklerini Rasim Tetik unutamıyor: - Rasim sen at mı bindiğini zannediyorsun, bu motor yahu… 29 Türkiye Jokey Kulübü • • O BİR EFSANE •

ATI KAYBETMEKTENSE Rasim Tetik’in Satvet’le ilgili unutamadığı bir anısı daha var: - Türkiye Büyük Millet Meclisi Koşusu’na hazırlanıyoruz. Rahmetli Caf “Ben de idmana geleceğim” deyince, Tünkut; “Yok Amca sen gelme, gerek yok” dedi. Benden de, on beş, on beş tempolarla 1600 metre galop yapmamı istedi. Satvet’e bu tempolarla galop yaptırmak kolay değil ama “yapacaksın kardeşim” diye ısrar edince peki dedim. Satvet’e bakan Rasim Tetik’in ağabeyi ise, atın idmanlarda tatlı tutulmasından hoşnut değildi. Aksungur’un söylediklerini duyunca, iki kardeş arasında şu konuşma geçer: - Rasim, biz ata çok iyi bakıyoruz ama bu adam atı tatlı tutuyor. Onu dinleme, bırak at istediği gibi gitsin. - Abi beni döver… - Dövsün, ölecek misin? - …… - Kardeşim anlaşıldı mı? - Anlaşıldı. Tünküt Aksungur’dan dayak yemeyi göze alan Rasim Tetik: - Piste çıktık, 1600’den bir başladım; eski kumda 1.51.5 oldu. Döndüm, hiç unutmuyorum, Ekrem (Kurt) Abi seslendi. - Rasim… Sen ne yaptın? - Galop yaptım, abi… - Biliyorum, ne yaptığını bana söyle. - Abi hiç sorma. Tünkut şimdi beni dövecek… Bu arada Tünkut Aksungur da Rasim’in yanında bitiverir: - Ne yaptın oğlum? - Abi çok gidiyor. - Abine de şimdi başlatma, in attan… Çok sinirlenen Aksungur, o hırsla Rasim Tetik’in kulağını kuvvetlice çekip, bir de tokat patlatır. - Seni bir daha bu ata bindirmiyorum… Ata bindirmeme cezası, Rasim Tetik için dayaktan da ötedir. Böyle bir atı kim kaybetmek ister? Kendi deyimiyle “ağlana, ağlana” ahırın yolunu tutar… - Onlar da atı getirdiler; ahırın önünde gezinti yapıyor. Satvet’i seyrederken, kulağımda bir sıcaklık hissettim. Şöyle elimle bir baktım, kan kanıyor. Tünkut, o sinirle asılınca, kulağımı koparmış… Tünkut Aksungur da bu durumu görünce, aşırı tepkisi için Rasim’den özür dileyip, onu hastaneye götürür. Rasim Tetik’in kulağına birkaç dikiş atarlar ama vardıkları sonuçtan o gayet memnundu. Çünkü Aksungur: “Tamam, tamam. Ata sen biniyorsun…” demişti. 1972 - 74 yılları arası, 58 koşuya katılan şampiyon; 41 birincilik, elde etti. 3 yaşlı döneminde, iki kez tabela dışında kaldı ve ilk 3 koşusu dışındaki tüm yarışları, “o günlerdeki söylemle” açık koşulardı. O günün koşullarında, devlet harasında yetişen bir tay için bu performans olağanüstüydü. Satvet aynı süreçte, TBMM Koşusu’nu özel haralarda yetişen rakipleri arasında tam 3 kez kazandı. Üç sezon boyunca, devlet haralarında yetişip, Satvet’i geçerek kazanmayı başaran I. Yozgatlı idi. Bu performansı nedeniyle, Satvet’in safkan Arap atı olup olmadığı da, yarış yerinin o hiç bitmeyen dedikoduları arasında yer almıştı. Dikkati çeken nedir biliyor musunuz? Söylentilerin, Satvet’in satıldığı, ya da idmana başladığı, hatta üç yaşlı döneminde değil de, sonraki yıllarda, yarış performansı görüldükten sonra ortaya çıkmasıdır… Söz ettiğimiz özel hara yetiştirmesi rakiplerle mücadele etmek, birçok safkan Arap atına olduğu gibi, Satvet’in de yarış hayatını çabuk sonlandırmıştı. Çünkü safkan Arap atlarından farklı aksiyon yapan bu atlara ayak uydurmaya çalışmak, ciddi sakatlıkları da beraberinde getiriyordu. Satvet’in ayağındaki sorun, 1974 yılı Seklavi Koşusu’nda baş gösterdi, iki buçuk ay sonraki Tarım Bakanlığı Koşusu’nda da yarış yaşamı noktalandı. Tedavi edilerek, yeniden sahalara dönebileceği söylense de, Ömer Caf; “Bu at bana çok keyif yaptırdı, onu daha fazla üzmek istemem” diyerek, Satvet’in hara yolculuğuna adeta yeşil ışık yaktı. 1972 yılı Ankara Büyükşehir Belediye Başkanlığı Koşusu. 30 • www.tjk.org • O BİR EFSANE •

RkJQdWJsaXNoZXIy ODAzNjM=