Kısrak sütü laktoz ve oligosakkaritler gibi karbonhidratları içerir. Bunlardan laktoz, süt şekeri olarak bilinir. Oligosakkaritler ise, birden fazla monosakkaritin bir araya gelmesiyle oluşmuş karmaşık moleküler yapıya sahip kısa zincirli karbonhidratlardır. Sütten başka, bazı sebze ve tahıllarda da bulunurlar. Bağırsaklardaki yararlı bakterilerin kullandığı yakıt veya besin anlamına gelen prebiyotikin, doğal antibiyotik ve bağırsak sistemini düzenleyici özellikleri vardır. Sütün kimyasal yapısı, yeni doğan tayın sindirim sistemindeki yararlı bakterilerin yerleşmesine katkıda bulunurlar. Bağırsak florasının gelişiminde biyolojik işleve sahip olan söz konusu oligosakkaritlerinden en üst düzeyde yararlanmak için, doğumdan sonra ilk saatlerde tayın ağız sütü denilen kolostrum ile beslenmesi çok önemlidir. Bilindiği gibi, kolostrum ayrıca çeşitli hastalıklara karşı kısrağın ürettiği antikorları da içerdiğinden dolayı, tayın bağışıklık sistemini güçlendirir. Kısrak sütü üzerinde yapılan çalışmalarda, yüksek oranda yapısal olmayan karbonhidratlar ile beslenen kısrakların süt veriminin ve sütün içerdiği toplam karbonhidrat miktarının, düşük oranda yapısal olmayan karbonhidratlar ile beslenen kısraklardan daha fazla olduğu bulunmuştur. Sütteki oligosakkarit miktarının en yüksek olduğu dönem, doğumdan sonraki 12’nci saattir. Bundan sonra üretilen sütteki oligosakkarit oranı giderek azalmaktadır. Yüksek miktarda yapısal olmayan karbonhidratlar ile beslenen kısrakların meme bezlerine karbonhidrat sentezi için daha çok glikoz (kan şekeri) ulaşmaktadır. Bu kısraklarda aynı zamanda üretilen günlük toplam süt hacminin, diğerlerinden daha fazla olduğu saptanmıştır. Laktasyondaki (süt verme dönemindeki) kısraklara iyi kaliteli ot ve yeterli miktarda taneli yemlerin yanı sıra EPA (Eikosapentaenoik asit) ve DHA (Dokosaheksaenik asit) gibi omega 3 yağ asidi katkıları verilirse yararlı olacaktır. Bunlar keten tohumu gibi çeşitli bitkisel kaynaklarda bulunabildikleri gibi ticari yem katkılarında da vardır. Yarış atlarının bedenini oluşturan organlar bir makineye benzetilirse, bu makinenin çalışması için bir yakıta gerek duyulduğu herkes tarafından kabul edilir. En başta gelen enerji kaynağı olan karbonhidratların atlara yararlı olabilmesi için bazı koşullar vardır. Öncelikle karbonhidrat kaynağı ve sindirim şekli, o karbonhidratın enerji vermek için kullanılabilmesinde belirleyici rol oynarlar. Yapısal olmayan karbonhidratlar ve yapısal olanlar, yem maddelerinde bir arada bulunurlar. Bir tarafın fazlalığı, diğerinin az olmasına neden olur. Örneğin lif miktarı yüksek kuru ot, yapısal olmayan karbonhidratlar ve dolayısıyla enerji açısından düşüktür. Buna karşın, yulaf, arpa ve mısır gibi taneli yemlerde lif miktarı düşük, taşıdığı enerjileri yüksektir. Bununla birlikte taneli yemler de kendi aralarında içerikleri bakımından farklılık gösterebilirler. Örnek vermek gerekirse, yulafın içerdiği nişastanın sindirilebilirlik oranının, mısırdaki nişastaya göre daha yüksek olduğu bilinmektedir. Bu özelliğinden dolayı, yulafın atlar tarafından sindirimi, mısıra göre daha kolaydır, denilebilir. Eğer bir rasyonun içerdiği nişasta ve buna bağlı olarak yemin enerjisi fazla ise, o zaman kısraklara günlük toplam yem miktarı, küçük porsiyonlar halinde ve 3 - 4 öğünde verilmelidir. Bu kural genel olarak her yaştaki yarış atına uygulanırsa, daha az sindirim sorunu ile karşılaşılır. Monosakkaritler dediğimiz basit şekerler bir araya gelip birleşerek disakkarit, polisakkarit ve nişasta gibi daha büyük molekülleri meydana getirirler. En çok bilinen monosakkarit, kan şekeri olan glikozdur. Karbonhidratlar, farklı kimyasal şekillerde bitkilerin tohum, yaprak ve gövde gibi çeşitli kısımlarında bulunurlar. Sindirilebilme özellikleri göz önüne alınarak bu bitkisel parçalardan, besin kaynağı olarak yarış atlarının yemlerinde yararlanılır. Polisakkaritler gibi büyük moleküllü karbonhidratlar, sindirim kanalında özel enzimler ile parçalanarak daha küçük ve sindirilebilir moleküllere dönüştürülürler. İlk aylardan başlayarak gebe kısrakların beden ağırlığı her hafta tartılır ve kayıt altına alınır. Bu sayede istenmeyen ağırlık değişimi olduğu zaman yem formülü ayarlanabilir. Aşırı beslenmeden dolayı kilo alımlarına engel olunur veya yetersiz beslenme yüzünden hem kısrağın hem de taşıdığı tayın zarar görmesi önlenmiş olur. İnsanlar, güller arasında dikenler bulunduğundan şikayet edeceklerine, dikenler arasında güller yaratıldığına şükretmelidir. Mevlana Celaleddin-i Rumi 55 Türkiye Jokey Kulübü • • AT SAĞLIĞI •
RkJQdWJsaXNoZXIy ODAzNjM=