2026_Mart

SATIŞ DEĞIL, RASTLANTILAR ZINCIRI 4. Kemiyetülırak’ın Akbatur’dan 1968 yılında olan ikinci yavrusu (Satvet); 1970 yılının 7 Eylül Pazartesi günü Sultanahmet’teki Veteriner Başmüdürlüğü’nde yapılan açık arttırmada satıldı. O yıllarda, devlet haraları ve bazı özel haralardan getirilen tayların tümü, Sultanahmet’teki başmüdürlük bahçesinde aynı gün satılırdı. Tay satışları, bir sonraki yıldan itibaren Veliefendi Hipodromu’nda yapılmaya başlandı. 1970 yılında Çifteler Harası’ndan gelen 16 taydan birisi Satvet’ti. Satvet’in satıldığı tarihe kadar, ağabeyi Padişah sıradan diyebileceğimiz dört koşu kazanmıştı. Bu nedenle kardeşi, satışın yıldızlarından biri olacak gibi görünmüyordu ve çok da fazla ilgi çekmedi… Bir yıl önce, Ömer Caf’la girdiği arttırma sonucu Padişah’ı satın alan Atilla Özsoy’un, Satvet’e neden talip olmadığı sonraki yıllarda çok konuşuldu. Gelin, bunun öyküsünü de Atilla Özsoy’dan dinleyelim: - Tay satışlarının olduğu tarihte, çalıştığım şirket beni yurt dışına yolladı. Seyahate çıkmadan oğluma (Levent Özsoy) yirmi beş bin Lira bıraktım. “Bunu Cemal (Kura) Amca’na ver, Padişah’ın kardeşi tayı bana alsın. Para yetmezse, eklesin. Ben dönünce ona öderim” dedim. Cemal Ağabey tayı, o dönem sahadaki tek veteriner olan Şevket (Saatçioğlu) Paşa’ya gösterdiğini söyleyip, oğluma; “Aman, aman, aman… Sakın, sakın, sakın… Şevket Paşa tayı beğenmedi, almayacağız” diyerek konuyu kapatmış. O almadığımız tay kimdi biliyor musunuz? ” Elbette biliyoruz. O tay, Akbatur- 4. Kemiyetülırak orijinli ve Ömer Caf’ın 21 bin 600 Liraya satın aldığı Satvet’ten bir başkası değildi… DEFINE HARITASINI KAYBETMEK Atilla Özsoy’un bu tayı neden alamadığını, daha doğrusu neden alıcı olmadığını öğrendik. Pekiyi… Ömer Caf, Satvet’i nasıl satın aldı? Onun öyküsü de 1970 yılı İstanbul yarış sezonu, atların gezinti yaptığı bir akşamüstü başlıyor. Olayın kahramanlarından hayattaki tek kişi, Rasim Tetik. Rasim’le o günlere döndük: - 15 - 16 yaşlarındaydım, ağabeyim (Şaban Tetik) Ömer Caf’ın atlarına bakıyordu. Ben de o yıllarda idman jokeyliği yapıyor ve Caf Ekürisi’nde çalışıyordum. Ahırların üstündeki odalardan birisi, Ömer Amca’nın İstanbul’a geldiği zamanlar kalması için ayrılmıştı. Bir gün beni odasına çağırdı: - Evlat, Mehmet Ali Kiper’i tanıyor musun? - Yok amca, nereden tanıyayım? - Uzun saçlı bir adam… Gidip onu bul ve bir zahmet buraya getiriver. - Olur amca. Rasim Tetik, Mehmet Ali Kiper’i protokol tribününde bulur ve Ömer Caf’ın yanına getirir. Hal, hatır sorulup, Rasim’in demlediği çaylar içildikten sonra, söz bu yıl satılacak Arap taylarına gelir. Rasim Tetik: - Mehmet Ali Kiper, satılacak tayların yazılı olduğu kâğıdı cebinden çıkarıp “Amca servetini sat, bu tayı al” dedi. Söylediği tayı da işaretleyip, “Al bu sende kalsın” diyerek kâğıdı verdi. Ömer Caf kâğıdı önce cüzdanın içine, cüzdanını da belinden hiç çıkarmadığı kuşağına “güzelce” yerleştirir. Artık “müstakbel” şampiyonun adresi avucunun içinde, pardon kuşağının arasındaydı… Satışa üç gün kala beklenmedik bir gelişme olmuş. Ömer Caf, Rasim Tetik’i yanına çağırıp: - Evlat gel bakalım… Satın alacağımız tayın yazılı olduğu o kâğıdı bulamıyorum. - Amca cüzdanına, sonra da cüzdanı, kuşağının içine koydun. “Yok oğlum, bulamıyorum” deyince, ağabeyimi de çağırıp, her yeri yeniden aradık. Kâğıt kaybolmuştu… Bu durumda iş şansa kalacaktı. Devlet haralarından gelen 29 tayı ya da Çiftelerin 16 tayını birden almanıza olanak yok ki… Ömer Caf, Mehmet Ali Kiper’in o gün söylediklerinin aklında kaldığı kadarıyla şöyle bir çözüm buldu : - Oğul hiç uğraşmayalım. Çiftelerden gelen dört beyaz at var, biz dördünü de alalım… Ömer Caf aynen söylediği gibi, Çifteler Harası’nda yetişen kır taylardan 8. Kemiyetülırak yavrusunu (Şahsuvar) 15.000, 11. Kemiyetülırak yavrusunu (IV. Ünal) 15.000, 4. Kemiyetülırak yavrusunu (Satvet) 21.600, Canberk yavrusu tayı da 35.000 Liraya satın aldı. Caf “dört beyaz at” aldı ama yanıldığı bir nokta vardı. Onun hesaba katmadığı IV. 28 • www.tjk.org • O BİR EFSANE •

RkJQdWJsaXNoZXIy ODAzNjM=