1989 ve 1990 yıllarına bakınca da aynı döngünün sanki yeniden yaşandığını görüyoruz. 1990 yılı Ekim ayında başlayan çıkış, 1991 İstanbul sezonu ile birlikte sonlanıyor. Çünkü 1991 yılı Nisan ayından sonra sahada kaldığı 15 aylık sürecin, şampiyona bir katkısı yok. 6 kez start alıp, 2 kez dördüncü olmuş. Demirkır yaşadığı sorunlara rağmen, pes etmedi... 1984’ten sonra 1985 ve 1986 yıllarında da Cumhuriyet Koşusu’nu kazandı. Ersoylu’nun bu koşuyu 3 yıl art arda kazanarak başlattığı seriyi ara vermeden sürdüren isim oldu ve bunu başarabilen başka at -şimdilik- çıkmadı. 1985’te Albatur, Erbatur, Özay, Gürbatur ve Aknasip gibi ünlü rakipleri geride bıraktı. 1986 yılındaki Cumhuriyet Koşusu birinciliğinin kolay gelen bir zafer olmadığını Demirkır’ın o dönemdeki jokeyi Yaşar Atçı’dan öğreniyoruz; “Çifteler Koşusu’nda Demirkır’a binmemi istediler, kabul ettim. Atı çalıştırdım, tırısta ayağını kısa atıyor.” Yaşar Atçı, atın topalladığını Ali Güneş’e söyler. Kolunun ağrıdığını bildikleri için tedavisini yapıp, atı koşuya yazarlar. Yaşar Atçı; “Daha önce kullandıkları mahmuz, burunsalık ve dil bağı gibi takıları çıkardık.” diyor. Altınkız, Gürbatur, Sava ve Bahadır I gibi güçlü rakipleri geçerek bu koşuyu kazanır. 3 aylık bir aradan sonra, sıra 1986 yılı Cumhuriyet Koşusu’na gelmiştir… Böylesine ara verildiğine göre, belli ki yine bir olağan dışılık yaşanmış. Demirkır, Arap atlarının en önemli sınavı kabul edilen Cumhuriyet Koşusu’nu; Gürbatur, Albatur, Erbatur ve Altınkız gibi Malazgirt Koşusu’nda yarıştığı rakiplerin yanı sıra 3 yaşlı Cengizbey ile Atlıer’i de geçerek tam 3. defa kazandı. Yaklaşık 6 ay süren tedavi ve dinlenme süreci sonrası 1987 yılı Adana Vali Kupası… Yaşar Atçı; “Baştan sona iterek, Satvethan’ın bir boy önünde zor kazandık…” dediği koşu. Demirkır’ın sağlıklı günlerine bir türlü dönememesinin yanı sıra 1987 tüm Arap atları için zor bir yıldı oldu. Bir safkan hariç; Tunca… Pistlerde artık Tunca rüzgarı esmektedir. Yeni şampiyon, rekor dereceler yapan, hiç geçilmeyen ve düzenli koşabilen bir isim... A grubunda, TBMM Koşusu ile başlayıp Cumhuriyet Koşusu ile biten bir seri… 10 koşu, 10 birincilik. Bir başka safkanın birinciliğinden söz edebilmek için Tunca’nın o yarışta koşmaması gerekiyordu. Demirkır bu yıl, Adana’daki Vali Kupası dışında KV8 bir koşu kazanabildi. TBMM, Mohaç, Tarım ve Orman Bakanlığı, Çifteler, Cumhuriyet Koşuları’na Tunca ambargo koymuştu. Mohaç’ta 2., Cumhuriyet Koşusu’nda 3., hatta TBMM’de 4. olurken kötü koşmamıştı ama… Hani 3 yaşındaki Demirkır olsa… Belki de Arap atçılığımızın “hiç mi hiç” unutulmayacak mücadelelerine tanıklık edecektik… Demirkır sonraki yıllarda, Adana dışında Açık Koşu kazanamadı. İstanbul’da sınıf ve şartlı koşu birincilikleri var. 1990 - 91 yılları arasındaki çıkışı, 1992’nin de sahada kalarak, kaybedilmesine neden olmuş. Haraya bir yıl önce girip, Arap atçılığımıza daha fazla katkı sağlayabilirdi. Demirkazık, Dağhanbey, Tekinalp, Çukurova, Güntay, Uçbeyi, Didim, Sürşan, Fenerlim, Enginhan, İlbeyi, Eskişehirli gibi yavrularını anımsayınca, akla ilk gelen bu oluyor. Demirkır kanıtladığı gücü ve izleyen herkesin sahip olduğuna inandığı potansiyeli ile “hiç kuşkunuz olmasın” ülkemizde yetişen en iyi Arap atlarından biriydi… Daha sağlıklı bir yarış yaşamı ve sonrasında da daha uzun hara hayatı olduğunu hayal edin. Kimlerle kıyaslarsanız? Karar sizin... Demirkır 73 Türkiye Jokey Kulübü • • O BİR EFSANE •
RkJQdWJsaXNoZXIy ODAzNjM=