2020_Temmuz

22 TJK’NIN SESİ TEMMUZ 2020 “ATLARA YAKIN OLMAK İÇİN VETERİNER HEKİM OLDUM” m Hayvan sevginiz sadece atlarla sınırlı değil. Aynı zamanda veteriner hekim olduğunuzu da biliyoruz. Bazen hipodromdaki kedileri beslerken de görüyoruz sizi. Bu konuda neler söylersiniz? Evet atlara yakın olmak için, özellikle veteriner hekim oldum. Ama hayvan sevgim, bu tutkum gerçekten sadece atlar ile sınırlı değil. Bütün hayvanları çok seviyorum. Ahırımızda da birçok kedimiz var. Ahırdan eve götürdüğüm kedilerim de oldu. İşyerime götürdüğüm kedilerim de var. Ama sadece ben değilim onları seven. Görüyorum ki herkes canlılara çok iyi davranıyor. Hastanenin orada olsun, bizim ahırın orada olsun herkes besliyor. Bizim eküri ahırımızın çevresinde bulunan eküriler de çok ilgililer. Herkes elinden geldiğince onları beslemeye, onlar için güzel şeyler yapmaya çalışıyor. Hatta, ben at binen bir kedinin fotoğraflarını bile çekmiştim. Yan ahırın kedisi ile atı çok iyi anlaşıyorlardı. Ve at gezerken kedi üzerinde dolaşıyordu, kafasına çıkıyordu. Fotoğrafını bile çekmiştim, gerçekten çok tatlılardı. m Peki hipodrom dışında neler yaparsınız diye sormak istiyorum? Doğrusu buna pek vakit kalmıyor. Hipodromda çok keyifliyim, burası benim evim gibi. Ama bazen Fegentri Amatör Kadın Biniciler Dünya Şampiyonası’na katıldığım dönemlerde 2 – 3 gün için de olsa yurtdışı yarışları bana bir hava değişimi gibi geliyordu. Artık onlara da katılmıyorum, kendimi o yarışlardan emekli etmiş bulunuyorum. Ama mesela bu kış 3 günlük bir kayak tatili yapabildim. Kayak sporunu da çok seviyorum. Birçok spor müsabakasında yarıştım, mesela kayak dalında da derecelerim var. Üniversiteler arası yarışmalarda şampiyonluklarım var. Ondan önce de lisedeyken de derecelerim var. Uzun bir süre korkmuştum aslında, hatta bir 13 yıl kadar da ara vermiştim ama geçen yıl ve bu yıl 3 gün de olsa, hipodrom dışı bir aktivite olarak kayak, ki kayak sporu binicilikle, hatta jokeylikle inanılmaz benzer. Çok benzer hisleri verir insana. İşte, fırsat buldukça böyle şeyler de yapmaya çalışıyorum. Onun dışında gerçekten bütün hayatımın atlara endeksli olduğunu söyleyebilirim. m Biraz önce Milli Biniciliğinizden bahsetmiştik. Tekrar o konuya dönmek istiyorum. Var mı anlatabileceğiniz özel bir anınız? Engel atlama ile ilgili olarak, çok güzel bir anı değil ama Bulgaristan’da Balkan Şampiyonası’nda atım arızalanmıştı. O gün atımın gözünden yaş geldiğini gördüm. Birlikte sarılıp ağladık. Şu an o aklıma geldi, Türkan IV isimli atı ile Bursa Atlı Spor Kulübü’nde... (1980) Duygu Fatura ile ablası Arzu Fatura, Majestik isimli atlarıyla... (1978) Atçılıkta hayal kurmanın sonu yoktur. Mesela, bu sene yine yurtdışından aldığımız kısrakları bünyemize kattık. Kendi aygırımız ile eşleşmeler yapıyoruz. Yeni doğan ve doğacak taylarımızın gözünün içine bakıyoruz...

RkJQdWJsaXNoZXIy ODAzNjM=