2020_Temmuz
çok duygu dolu anlardı... Centaure Du Marais ve Pasha da çok sevdiğim iki unutamadığım atlarımdı konkur zamanlarımda. “GALATASARAYLIYIM VE MAÇLARA DA ÇOK GİTTİM” m Hangi takımın taraftarısınız bu arada? Ben çocukluktan beri koyu bir Galatasaray taraftarıyım. İlkokul yıllarımda daha da bir fanatiktim. Ortaokul, lisede maçlara bile giderdim. Babam, ki kendisi bir Beşiktaş taraftarıdır, biz çok istediğimiz için Bursa’dan kalkar gelir ablamla bizi birlikte maça götürürdü. Yani o yıllarda Ali Sami Yen’e çok gitmişliğim vardır. Fakat, yeni stadımızı henüz ziyaret etme şansım olmadı. m “Veteriner hekim olduğunuzdan bahsetmiştik, şu anda aktif olarak veterinerlik yapabiliyor musunuz? Zamanınız oluyor mu? Şöyle bir 9 sene kadar klinisyenlik yaptım. O sırada hayvan besleme dalında yapmış olduğum doktoramı tamamladım. Dolayısıyla biraz da at beslenmesi üzerine eğildim. Zaten işyerimde de daha çok bu konuyla ilgileniyorum. Biliyorsunuz, at hastanelerimiz tam teşekküllü ve işlerinde çok çok başarılılar. Çok tecrübeli veteriner hekim arkadaşlarımız var. Zaten onlar varken bana da hiç ihtiyaç olmuyor. Zaman zaman konsültasyon yapıyoruz. Daha ziyade beslenme kısmına ve egzersiz fizyolojisi dediğimiz idman kısmına yoğunlaştığım için klinik anlamında hekimlik yapmıyorum. Ama tabii atçılığın her noktasında, bir veteriner hekim olmamın faydasını da görüyorum. “BENİM İÇİN HER ŞEY BURSA’DA BAŞLADI” m Bursa’dan bahsettik. Bursa’daki hipodrom o zamanlar nasıldı? Oradaki hipodromdan ve atçılık gelişmelerinden bahsedebilir misiniz? Bursa Atıcılar Hipodromu’nu konuştuk, şimdiki hipodrom ile karıştırmayalım. Gerçi o mahallenin adı “Hipodrom Mahallesi” olduğu için halen Bursa’ya gidip bir taksiye binip Hipodrom’a gidelim dediğinizde sizi oraya götürebilir. O zamanki Bursa Hipodromu, Atıcılar Semti’ndeydi ve çok büyük bir alandı. Hipodromun bir kısmında da Atlı Spor Kulübü buluyordu. Karşılıklı olarak, aynı yeri paylaşırlardı. Bunu, bir alanın iki karşı tarafı gibi düşünelim. Bir aygır deposu da vardı. Aygır deposu, 1976 yılında Atlı Spor Kulübü’ne verildi. Eskiler, orayı benden çok daha iyi hatırlayacaklardır ve mutlaka orada birçok anıları vardır. Çocukluğumun belki de en keyifli anıları da oraya aittir. Bir kere çınarlar vardı, genelde İstanbul’dan gelen atlar da çınarların altında... Düzenlenen yarışlar, mahalli yarışlardı ama resmi program da basılırdı. Yani, her ne kadar mahalli yarış da olsa bugün günümüzde bildiğimiz resmi program gibi aynı formatta programlar basılırdı. Oyun da oynanabiliyordu resmi bir şekilde. Süleyman Ağabey (Akdı) ile bazen oraları konuşuyoruz, onun da orada çok anıları var. Mesela bir gün Vali Kupası’nda at bindiğini anlatmıştı. Rasim Tetik gibi eski jokeylerimiz, eski at sahiplerinin orada çok yaşanmışlığı var. Selman Taşbek de babasının atlarının orada nasıl koştuklarını anlatırdı. Benim dayımın da Türkan ve Hacer isminde Arap atları vardı. Bir de Concorde vardı İngiliz atı, rahmetli Özdemir Bey’den (Atman) çıkma idi. Ben de onları seyretmeye gelirdim ama tabii ki bütün atlar benim için çok önemliydi. O çınar ağaçlarının yapraklarının rüzgar estiği zamanki sesini, köftecileri, sucuları hala unutamıyorum. İşte bu yarış ateşi kalbime orada yerleşti. Çok güzel bir ortamdı... Kocaeli Kartepe Hipodromu’na ilk gittiğimde kendi kendime dedim ki, burası eski Bursa Hipodromu’na benziyor orayı andırıyordu. Daha sonra bu hipodromu da o kadar çok sevdim ki, 3 yıl birebir orada kaldım. Kartepe Hipodromu gerçekten o hissi vermişti bana, Atıcılar gibi ufak, güzel, havası temiz, harika bir yer. Ama Atıcılar Hipodromu’nun yeri bende bir başkadır. Daha sonra oraya bir olimpik havuz ve atletizm pisti yapıldı. Yakın zamana kadar duruyordu, hala duruyor mu bilmiyorum ama tribünü de muhafaza ediyorlardı. Bilmem hala orada mıdır? Çok güzel günlerdi. m Haftada kaç gün oluyordu Bursa’da yarışlar? Eğer yanılmıyorsam, senede dört hafta sonu yapılıyordu. İstanbul’dan iyi atlar da oraya geliyordu. Vali Kupası gibi isimli koşular da vardı ve çok keyifliydi. m Peki atçılığa dair gelecekle ilgili düşünceleriniz nelerdir? Atçılıkta hayal kurmanın sonu yoktur. Mesela, bu sene yine yurtdışından aldığımız kısraklar kattık bünyemize. Kendi aygırımız ile eşleşmeler yapıyoruz. Yeni doğan ve doğacak taylarımızın gözünün içine bakıyoruz. Devamlı bir hayal, devamlı büyük hedefler, tabii çocukluktan beri bende de her atçıda olduğu gibi bir Gazi Koşusu kazanma o büyük kupayı kaldırma hayali var her zaman. İnşallah bir gün Allah bana da nasip eder. En büyük hedefim şu an için bu. Elimizden geldiğince, yetiştiriciliği ve at sahipliğini en iyi şekilde yapmaya devam edeceğiz. Duygu Fatura, Foltaire isimli atı ile bir müsabaka sonrasında... Duygu Fatura, 26 Haziran’da kazandığı yarışın ardından Vivaldi Storm ile birlikte padokta... 23 TJK’NIN SESİ TEMMUZ 2020
Made with FlippingBook
RkJQdWJsaXNoZXIy ODAzNjM=