2018_Agustos
30 TJK’NIN SESİ AĞUSTOS 2018 Onun “Hastasıydım!” diyebilirim. Yarışta yan yana geldiğiniz zaman elinden yarış almanıza imkan ve ihtimal yoktu. Ben böyle bir jokey görmedim. Öyle, güçlü bir şekilde çalışırdı ki, attan indiği zaman baldırlarının ata dokunduğu yerlerdeki tüylerin döküldüğünü kendi gözümle görmüştüm. TİTİZ BİR JOKEYDİM... Ben çok titiz bir jokeydim. Giyimime çok dikkat ederdim. Boyun bağımı takar, çengelli iğne ile güzelce tuttururdum. Eski resimlerime de bakın, temiz olmayan bir formayı asla giymediğimi görürsünüz. Bu konuda da çok katıydım, gerekirse yarışa başka bir formayla çıkardım. Cezayı da antrenör yerdi. Ama, bu tutumum sadece forma için değil, her şey için geçerliydi. Saunada oturacağım yeri oturmadan önce dezenfekte ederdim. O gün kaç yarış bineceksem, ona göre kıyafet alır, her kıyafetimi yıkatır, ütületirdim. Asla kendi terliğimden başka terlik giymezdim. Gittiğim yerlerde kolonyayı havluya döker, havluyu havada sallardım. Böylece, her gittiğim yerin havasını değiştirirdim. Büyük yarışlarda hep çift kamçı binmeyi arzu ederdim. Bunun nedeni de at üzerinde, her an her şey olabilir. Bir anda kamçınızı düşürebilirsiniz. Bu durumda, elinizde bir adet kamçı daha olur. Ayrıca, zaman zaman iki kamçıyı aynı anda kullanabilirsiniz. AHIRLARDA DİREKTİF Mİ?.. 1968 yılında, Burhan Karamehmet’in Asuvan adlı tay ile Gazi Koşusu’nu kazandım. O yarışta da çift kamçı binmiştim. 1969 yılı Gazi Koşusu’nu ise Cemal Kura’nın Palet adlı tayıyla kazandım. İkinci ise Martini ile katılan Kadir Altınöz oldu. Bu yarışta, 4 safkan eküri koşuyorduk; Ben - Palet, Rahmi Özdeniz - Başdurak, Mehmet Emin Özdekli - Felatun, Ekrem Kurt ise Guip Rinda ile koşuya katılıyordu. Bizi ahırlara çağırdılar, ben de o yıllarda Bakırköy’de Süleyman Akdı ve Fikret Kesebir ile birlikte aynı binada kirada oturuyordum. Bana yumurta getiren aynı zamanda Palet’in antrenörü olan Hayret Güvençer evime geldi ve Cemal Kura ile tüm diğer eküri binen jokeylerin geldiğini, beni beklediklerini söyledi. Cemal Kura, bize ahırda direktif verecekmiş. Ben de ona, “Hadi oradan yürü git Hayret Ağabey! Cemal Kura bilmiyor mu, direktifin ringde verildiğini? Niye çağırıyor ahırlara?” dedim. Meğerse, bütün koşan atların pedigrilerini çıkartmış, üstüne üstlük o atların bütün derecelerini yazmış, çeşitli hesaplamalar yapmış. Hemen üzerimi değiştirip, ahırlara gittim. 43’ÜNCÜ GAZİ KOŞUSU... Ahırlarda yaptığımız konuşmalar sonrasında, numarayı götürecek safkan Başdurak olarak belirlendi. Cemal Kura, Rahmi Özdeniz’e, “Rahmicim 1000’i 1 ile geçeceksin. Sonra senin vazifen bitecek, kenara çekil ve kimseye faul yapma. Gerisini Sedat halleder.” dedi. Ben geriden gelecek ama tempoyu da hiç kesmeyecektim. Büyük ihtimalle de kazanacaktım ama ben kazanamazsam son şansımız Guip Rinda ile Ekrem Kurt olacaktı. O zaman yarışlarda kask yoktu, sadece şapka vardı. Aramızda anlaştığımız bir işaret dilimiz vardı. Mesela, Rahmi Özdeniz arkaya baktığında şapkamı tutuyorsam, “Yarış, yavaş tempoda gidiyor, hızlan” anlamına gelirdi. Yarış başladıktan sonra, bu hareketi yaptım ama bir değişiklik olmadı. İlkinde görmediğini sandım. ikinci defa yaptım, yine aynı KAZANDIĞI ÖNEMLİ YARIŞLAR 1981 Boğsak ile Ankara Koşusu 1965 Metehan, 1969 Chantanco, 1981 Boğsak ve 1983 Mellengiç ile Başbakanlık Koşusu 1965 Metehan ile Cumhurbaşkanlığı Koşusu 1970 Fenelon ile Çaldıran Koşusu 1970 Gülay ve 1977 Gözde I ile Dişi Tay Deneme Koşusu 1972 Red Tiger ile Erkek Tay Deneme Koşusu 1968 Asuvan ve 1969 Palet ile Gazi Koşusu 1968 II. Nigar ile Tarım ve Orman Bakanlığı Koşusu 1971 İnci 30 ile Hatay Koşusu 1970 Gülay, 1982 Keşbükün ve 1990 Lady Rose ile Kısrak Koşusu 1968 Nigar II ve 1971 İnci 30 ile TBMM Koşusu
Made with FlippingBook
RkJQdWJsaXNoZXIy ODAzNjM=