2018_Agustos
31 TJK’NIN SESİ AĞUSTOS 2018 tempo. Baktım olmayacak seslendim. Bana cevap olarak, “Konuşma, yarışın temposu iyi...” dedi. Baktım olacak gibi değil, 900’de insiyatif aldım ve tempoyu arttırmaya başladım. Derken, Kadir Altınöz ile yan yana geldik. O zamanlar neredeyse faul yoktu denilebilir. Bir önceki sene de kazanınca, yarışta Martini adlı safkana binen Kadir Altınöz uyandı ve bana, “Ulan Kambur, yine çift kamçı ha?” dediği sırada bana faul yaptı. Bu yarış, senede bir defa koşuluyordu, ona bırakmak istemedim ve ben de ona üç tane faul yaptım. Yarışı da son anda kazandım. Hatta, Ekrem Kurt poto fotoğrafında, kazandığımı hissedince elini kaldırmış, bana doğru uzatmıştı... O ZAMANKİ SAFKANLAR... Benim at bindiğim yıllardaki safkanlar çok kuvvetliydi. Mesela, Eliyeşil Ekürisi’nin Melikgazi, Prens Tudor, Cihangir gibi atları acayip cüsseliydiler. Bu atlar ile starting box’a girdiğimizde, ayaklarımız havada kalırdı. Şimdi, sahalarımızda böyle atlar göremiyoruz. Ayrıca, nedendir bilinmez, o yıllarda Gazi Koşusu’na katıldıktan sonra neredeyse tüm safkanların yarış hayatı biterdi. Belki de kapasitelerinin çok çok üzerinde bir performans sergiliyorlardı. 1966 yılı Gazi Koşusu’nu kazandıktan sonra, güzel bir yarış kariyeri yapan Pikehan, bu duruma istisna olarak gösterilebilir. Zühtü Erişen’in ahırları, Bakırköy’e giderken sağ taraftaydı, onun da çok güzel atları vardı. Yine, Willam Giraud’nun atları çok güzeldi. Onun antrenörü Karodel, bana, “Sen çok iyi bir jokeysin. Seni Fransa’ya götüreyim, orada at bin.” dedi. Ben de bu teklifi kabul etmedim. 1990 senesinde bir yarış günü, ringden çıkan Cemal Kura’ya bir Ganyan Bayii açmak istediğimi söyledim. O da bana, “Sen dağa bayi açmak iste, ona bile veririm.” dedi. Bir şekilde, Bağcılar’da eski bir kahvenin olduğu yere bayimizi açtım. Ben, o yıllarda Ganyan Bayii açmanın jokeylikten bile mühim olduğunu düşünüyordum. Şimdiki aklım olsa, o yıllarda jokeyliği bırakmazdım. EVVELA DÜRÜST OLACAKSINIZ... Evvela dürüst olacaksınız. At sahibini ve antrenörünüzü hürmetle karşılamalı, onların dediklerini dinlemeli ve söylediklerini yapmalısınız. Onların dışında da kimseyi dinlememelisiniz. Onlardan size hiçbir zarar gelmez. Bir zarar gelecekse bile onu sizin kulaklarınız önceden duyar. Jokeylik o kadar güzel bir şey ki, farklı farklı formalar giyip yarış pistine çıkıyorsun, sonra yarışı kazanıyorsun. Elinden tutuyorlar, yukarıya, şeref tribününe götürüyorlar. Orada kupanı kaldırıyorsun. Ama kazanamazsan yukarı çıkamazsın. Her zaman at sahibini dinle ama kendi yapabildiklerinin dışında, kafanı karıştıran bir şey isteniyorsa, o zaman kendi bildiğine koş. Bu, zaten her zaman size tanınan bir fırsattır. Örneğin, İzmir Şirinyer Hipodromu’nda son 800’de yerinizi bulamadıysanız kazanmanız neredeyse imkansızdır. Unutmayın, doğru karar verebilen ve bineceği atı doğru seçebilen jokey, şampiyon olur. Bütün jokeylerin Gazi Koşusu’nu kazanıp, bu duyguyu en azından bir defa yaşamalarını isterim. 1945 - ∞ Unutulmaz jokeyimiz Sedat Okumuş, 20 Temmuz 2018 Cuma günü vefat etmiştir. Sevenleri tarafından son yolculuğuna uğurlanan merhumun cenazesi, Manisa’nın Salihli İlçesi’ndeki Süleymaniye Mahallesi Camii’nde kılınan ikindi namazı sonrası aile mezarlığına defnedildi. Mesleğinde elde ettiği başarılarının yanı sıra, kişiliğiyle de yarış camiamızın sevilen isimleri arasında yer alan, merhum şampiyon jokeyimize Allah’tan rahmet, başta kederli ailesi olmak üzere yakınlarına ve atçılık camiamıza başsağlığı dileriz. Ruhu şad olsun... SEDAT OKUMUŞ HASAN ALİ SAY
Made with FlippingBook
RkJQdWJsaXNoZXIy ODAzNjM=