Sir Henry ile biraz daha uzun süre çalışabilseydik, belki daha büyük başarılar daha erken gelebilirdi. Tabii bugün birlikte çalıştığım ekibe ve antrenörüme de haksızlık etmek istemem. Yıllar içinde Sir Henry’nin tavsiyelerini uygulamaya başladık. “Kısrak alalım” dedik. Kısraklar satın aldık, onları doğru aygırlarla eşleştirdik, aygır sahipleriyle ortaklıklar kurduk. Zaman içinde oralarda çiftlik sahibi olduk ve kendi atlarımızı yetiştirmeye başladık. Aslında bütün bu sürecin temelinde, İngiltere’de çok iyi bilinen bir gazetenin, biraz önce bahsettiğim Viyana Kuşatması ile ilgili yazısı yatıyor. Bir köşe yazarının, bizim o ilk Maiden galibiyetimizin ardından kaleme aldığı yazı beni gerçekten çok etkiledi. Viyana, Osmanlı tarihi açısından bizim için de son derece önemli bir olay. Aradan yüzyıllar geçmiş olmasına rağmen bunun hâlâ İngiltere’de insanların hafızasında olması, bu hikâyenin ne kadar güçlü bir tarafı olduğunu gösteriyordu. Türklerin, Osmanlı’nın yurt dışında attığı adımlar bize bugün de bir söz hakkımız olduğunu hatırlatıyor. Biz de İngiltere gibi atçılığın merkezinde, Türk atçılığını başarıyla temsil edebileceğimizi göstermek istedik. Bugün geldiğimiz noktada mevcut ekibimden çok memnunum. George Boughey ve Hugo Palmer aynı zamanda çok eski dostlarım. Hugo Palmer ilk Grup yarışını benim atımla kazandı; Amerika’daki ilk Grup 1 yarışını da yine bizimle birlikte kazandı. Bunlar bizim için hem çok büyük bir moral kaynağı hem de doğru yolda olduğumuzu gösteren önemli gelişmeler. Yeni yapılanma içerisinde, örneğin Michael Owen’ın idman merkezinde çalışmalarımızı sürdürüyor olmamız da bizim açımızdan çok güzel ve anlamlı bir gelişme. İnşallah bundan sonra da Türk atçılığını İngiltere’de ve uluslararası arenada başarıyla temsil etmeye devam ederiz. 65 Türkiye Jokey Kulübü • • RÖPORTAJ •
RkJQdWJsaXNoZXIy ODAzNjM=