2026_Eylul

m Glacius, Saratoga Derby’de potoyu ilk sırada geçtiğinde, doğrusu aklımdan hiçbir şey geçmiyordu. Virajı döndüklerinde bir Glacius’a, bir rakiplerimize bakıyordum. O sırada tamamen ayaktaydım. Sadece sağ elimi havaya kaldırdığımı hatırlıyorum. Yarışın son 100 metresine geldiğimizde artık çok rahattık. Sesim çıkmıyordu, elim hâlâ havadaydı. O metrelerde yarışı çok rahat kazandığımızı görmüştüm. Amerika Birleşik Devletleri’ne giderek kendi yetiştirdiğimiz tayımızla yarışmak ve böylesine önemli bir koşuda mücadele etmek, bir Türk atçı olarak beni son derece gururlandırdı ve mutlu etti. Türkiye’den, başta Sayın Başkanımız Serdal Adalı olmak üzere, çok kıymetli atsever dostlarımdan, Büyükşehir Belediye Başkanımızdan ve Valimizden çok sayıda telefon aldım. Gösterdikleri ilgi ve alakayı her zaman hissettim. Her birine ayrı ayrı teşekkürlerimi iletiyorum. İnşallah önümüzdeki dönemde diğer Türk atçılarımızla birlikte, hep beraber uluslararası arenalarda yarışacağımız ve ülkemizi gururlandıracağımız nice günleri görürüz. Şunu da özellikle söylemek isterim: Viyana’yı biz, her şekilde atlarımızla geçeriz. m Saratoga Derby’yi lider götürmek, yarış öncesinde belirlediğimiz temel koşu taktiğimizdi. Yarışı kesinlikle önde götürmek istiyorduk. Bu nedenle Glacius’ta bu yarış için yanak peluşunu tercih ettik. İngiltere’de birçok yarış pisti düz karaktere sahip. Glacius’u Chester’da çalıştırmamızın nedenlerinden biri de buydu. Chester’ın virajlı yapısı ve kısa düzlükleri, tayımızın yarışta karşılaşabileceği koşullara hazırlanması açısından bizim için önemli bir avantajdı. Özellikle galop çalışmalarında yanak peluşunu kullandık. Glacius, bu ekipmanla birlikte kendisinden ne beklendiğini anlıyor; adeta “Ben hazırım, sıra bende” der gibi reaksiyon gösteriyor. Saratoga Derby’de rakiplerinin arasında bu galibiyeti gerçekten hak ettiğini düşünüyorum. Çünkü yarışın temposu tam anlamıyla Glacius’un istediği şekilde gelişti. Hatta jokeyimiz Luis Saez de yarışın ardından, Glacius’un bu tempoyu daha da artırabilecek kapasiteye sahip olduğunu söyledi. Bu, bizim açımızdan son derece umut verici bir değerlendirmeydi. Bundan sonrası için planladığımız iki yarış var. Her ikisi de 2000, hatta 2100 metre mesafelerde koşulacak. Bu yarışların gerektirdiği kondisyonu Saratoga’daki galibiyetimizle önemli ölçüde kazandığımıza inanıyorum. m Yarış ikramiyesini hiç düşünmeden, yalnızca prestij için bu işi yapan çok güçlü ekürilerle mücadele ediyoruz. Yüzlerce, hatta binlerce atı bulunan bu büyük yapılar, her türlü yarışı kazanmayı hedefliyor. Çünkü onların asıl amacı yalnızca yarış kazanmak değil; aynı zamanda çok kaliteli kısraklar ve aygırlar elde ederek geleceklerini şekillendirmek. Böyle bir rekabet ortamında maiden bir koşuyu kazanabilmek dahi hiç kolay değil. Bizim de hedefimiz yalnızca yarış ikramiyesi kazanmak değil. Asıl amacımız, o seviyedeki kaliteli atlara ulaşmak ve bu değerleri Türk atçılığına kazandırmak. Türkiye’ye, uluslararası arenada kendini kanıtlamış kaliteli atları getirmek ve onların ülkemizde yetiştiriciliğimize katkı sağlamasını istiyoruz. Türk atçılığını dünyaya daha fazla duyurabilmek adına elimizde çok ciddi imkânlar var. Önemli olan bu imkânları doğru şekilde değerlendirmek ve Türk atçılığını hak ettiği noktaya taşımak. Türk atçılığının, tarihimizde olduğu gibi dünyanın her yerinde var olması gerektiğine inanıyorum. Atalarımız nasıl dünyanın farklı coğrafyalarında atlarıyla iz bıraktıysa, biz de bugün aynı vizyonu modern şartlarda yeniden ortaya koyabiliriz. İnşallah Türkiye’de yetiştirdiğimiz atlarla, kulübümüzle birlikte global arenada nice büyük başarılara imza atarız. Allah’ın bizlere o günleri göstermesini canıgönülden diliyorum. 66 • www.tjk.org • RÖPORTAJ •

RkJQdWJsaXNoZXIy ODAzNjM=