2025_Temmuz

AĞIR BEDELLER DE ÖDENDİ Elbette ki bu olumlu gelişmelerin yanı sıra bir de madalyonun öteki yüzü var… Ailenin jokeylik serüveni 1988 yılında Ali Kaya ile başlayıp, Selim, Hasan, Beşir, Ömer ve Mehmet Kaya ile devam etti. Aynı yıl Adana’da at binmeye başlayan Ali Kaya, hayatını bu uğurda kaybeden aile bireylerinin ilki. Ömer Kaya da 2016 yılındaki bir yarışın son metrelerinde geçirdiği kaza sonrası, 4 gün yaşam mücadelesi verdi ve hayata tutunamayıp, maalesef aramızdan ayrıldı. Ömer’in zamansız ölümünden tam 17 gün sonra, “ailenin acısı daha soğumadan” bu kez Remazan Kaya rahatsızlandı. Yaklaşık 4 ay boyunca ondan gelecek iyi haberi hepimiz bekledik ama… Ne yazık ki o da 2017 yılı Şubat ayında aramızdan ayrılarak ebediyete intikal etti. Remazan Kaya’yı Şanlıurfa’dan gelip, her geçen gün ekürisini büyüten bir Arap atçısı olarak anımsıyoruz. Eksiği yok, fazlası var… Gün geçtikçe ekürinin safkan sayısı tahmin edilemeyecek boyutlara gelmişti. Remazan Kaya sahaya ısındıkça, yarış ve yetiştiriciliğin yanı sıra atçılık politikaları, uluslararası Arap atçılığı ile de ilgilenmeye başladı. Yurt dışından aldığı bazı atları başta Fransa olmak üzere ülkemizdeki uluslararası koşular ve başka ülkelerdeki yarışlarda görmeye başladık. Yurt dışındaki yetiştiricilik merkezi olarak seçtiği Bulgaristan’da çok sayıda atı vardı. Atların yurt dışına giriş çıkışı için Çerkezköy’de karantina ahırları oluşturmuştu. Hani yıllar önce, “Kafkaslı’nın kazandığı parayı 300 atımız yiyor” demişti ya, böylesine büyümeden sonra, üç Kafkaslı bile olsa bu masrafı karşılayamazdı… Remazan Kaya’nın hedefi, yurt dışında da tanınan Arap atçılardan birisi olmaktı. Dışarıdaki baskın kan hatlarıyla, Türkiye’deki kan hatlarını birleştirerek üst düzey safkanlar elde edeceğine inanıyordu. Bu çok iddialı ve varılması “neredeyse” olanaksız bir amaç. Başarmak için elini taşın altına koymuş ama ömür dediğin ne ki… BİZİM BİLMEDİKLERİMİZ Kaya Ailesi için atçılığın miladı elbette ki Kafkaslı değil... Şanlıurfa kökenli bu aile için çok daha öncesi var. RemazanKaya; “DedeleriminzamanındanberiŞanlıurfa'da atçılıkla uğraşıyoruz. Dedemin atları vardı, köyler arası at yarışları olur, başka bir köye gelin giderken, gelin alınırken insanlar atlarla eşlik edermiş. Durumu iyi olan herkesin Şanlıurfa'da atı vardır. Uğur getirdiğine inanılır.” Güney doğudaki yerel yarışlar zaman içinde gelişip, şehirlerarası olarak da düzenlenmeye başlayınca, aile adına bu geleneği Remazan Kaya sürdürür; “Ben Urfa’da okula giderken atlarımız vardı. Hem okula gidiyor, hem at biniyorduk. O zaman kilomuz da müsaitti. Malatya, Elazığ, Diyarbakır ve Şanlıurfa’da mahalli yarışlar oluyordu. Buralardaki yarışlara katıldım. At sevgimiz olduğu için devam ettik.” Sadece Remazan Kaya için değil, ailenin diğer bireyleri için de Kafkaslı’dan öncesi ve sonrası var. Aileye ait ilk bilgileri, Remazan Kaya’nın oğlu Ahmet Kaya’dan öğreniyoruz; “Dedem Ahmet Kaya, büyük dedem Abdullah Kaya… Aile önceleri, dedemle birlikte atçılık yapıyor. 2000’li yıllarda herkes büyüyüp, iş güç sahibi olduğu için keseler ayrılmaya başlıyor.” Sonraki yıllarda sadece atlar ayrılıyor, insanlar değil… Aile bireylerinin her biri, işin ucundan tutarak adeta bir aile şirketi oluşturuyorlar. Atların ilk sahipleri olarak; Ahmet Kaya’nın yanı sıra, Remazan Kaya’nın amcası Mehmet Kaya’yı, kardeşleri Mustafa Kaya ve Hasan Kaya’yı da görüyoruz. 2010 yılı Tarım ve Orman Bakanlığı Koşusu kupa töreni. 75 Türkiye Jokey Kulübü • • O BİR EFSANE •

RkJQdWJsaXNoZXIy ODAzNjM=