2025_Temmuz

İLKLER VE GÜLERCE’LERİN ATLARI Selim Kaya ilk atlarının 1983'de koşmaya başlayan Şimşek 149 olduğunu söylüyor. Kafkaslı’dan tam 22 yıl önce… Kaya 6 ve Küçüktunca’nın annesi Cavidan, Fındık VII’nin annesi Senem 11 ekürinin yetiştiricilikteki ilk adımları diyebiliriz. Küçüktunca. 3 yaşında yarış hayatına başlayıp, C grubundan terfilerle 1993’te A grubuna çıktı ve 1998 sonuna kadar koştu. Kafkaslı için “Böyle bir at, 6 yıl sahada kalıp 127 yarış koşar mı” diye hep konuşuruz ya, “bire bir örnek değil ama” Küçüktunca 8 yılda 178 yarış koşmuş. Kaya Ekürisi’nin rekoru da bu değil. Fındık 7, 1992 - 98 arasında 214 yarış... Remazan Kaya sanki Kafkaslı’nın ön hazırlıklarını yapıyor… Başlangıç hayli sıradan... Remazan Kaya, sahada varlığını hissettirdiği, tanınırlığını arttırdığı günleri “Rahmetli Yavuz Gülerce’nin atları bana şanslı geldi.” diyerek anlatıyordu. Bu atların ilki Börühan. 1996, 97, 98 yıllarında Gülerce Ekürisi adına 43 koşuda 7 birincilik elde etti. Kazandığı yarışlar arasında en üst düzey mücadele olarak Şartlı 5 koşuyu gösterebiliriz. Safkanın performansı, şampiyon atlar koşan Gülerce Ekürisi’nin beklentilerini karşılayacak düzeyde değildi. Bu nedenle sembolik bir bedelle satışa çıkarıldı ve atı Remazan Kaya satın aldı. Kaya Ekürisi’ndeki ilk sezonunda; G1 Veliefendi Koşusu’nun yanı sıra ikisi G2 ve ikisi G3 olmak üzere 11 koşu kazandı. Ağakaraca ile Odin’in at başı bitirdiği G1 Cumhuriyet Koşusu’nu burun ucu ile 3. tamamladı. Remazan Kaya Ekürisi’nin, Cumhuriyet Koşusu şanssızlıkları da burada başladı diyebiliriz… Börühan, pistlerdeki 4. yılında inanılmaz bir performansa ulaştı. Bu safkan kadar; Remazan, Ömer ve Selim Kaya kardeşlerin “ortaklaşa” elde ettikleri başarılar da konuşuluyorlardı. 2000 yılı başlarında 2 G3 koşuda plase oldu ve sezon ortasında yarış yaşamını noktaladı. Yavuz Gülerce’den satın alınan ikinci at, Özgün - Neame 39 orijinli Yavuzca’ydı. Özgün’ün Yavuzca’dan bir yıl önceki yavrusu Yelhan’ı da Gülerce Ekürisi almıştı. Anne Neame 39; Dinçerbey, Don Juan, Evren I, Halid gibi yavrularıyla Özgün kadar ünlüydü desek abartmış olmayız. Böyle pedigriye sahip bir safkandan elbette ki beklentiler de yüksek olacaktı. 1998’de yarış yaşamına başlayan Yavuzca, ertesi yıl B grubundan yola devam etmek zorunda kalmış ve 2001 yılı ortalarına kadar 45 kez start alıp, 11 koşu kazanmıştı. Bu performans sayısal olarak belki doyurucuydu ama içinde sınıf koşu barındırmıyordu… Sonraki 13 ay ise koşu kazanamadan tam bir hayal kırıklığı ile geçmişti. Bundan sonrasını Remazan Kaya’dan dinleyelim: - Gülerce Ekürisi Yavuzca’yı satışa çıkarmıştı. İyi bir kan hattına sahipti ancak performansı o kadar iyi değildi. Ben aldıktan sonra Grup yarışları kazanmaya başladı. Yavuzca yarış performansını göreceli olarak yükseltmemiş ama sınıf değiştirmiş gibi koşmaya başlamıştı. G2 YKK ve 2 kez G3 23 Nisan Koşuları’nı kazandı. 2001 yılı G1 Cumhuriyet Koşusu’nu Ağakaraca’ya 1.5 boy farkla kaybetti. G1 Kanuni Sultan Süleyman Koşusu’nunda Karataş’a geçilerek 2. olurken, Ağakaraca ve Odin’i geride bıraktı. Yavuzca için son bir not: bu safkan 149 yarış koşup, haraya gitti… Remazan Kaya yarış pistlerinde yükselen grafiğine paralel olarak, devlet haralarının kadro fazlası ve angajmanlı tay satışlarından daha iddialı safkanlar almaya başladı. Örneğin Bodrum - Mencule. 44 orijinli, Antepli’nin ana - baba bir kardeşi İzbırakan… Anne Mencule. 44’ün tüm erkek yavruları koşu kazanmayı başarmış ve aralarında Demirkır’dan olan Didim gibi de bir isim var. Büyük umutlarla alınan İzbırakan, beklentileri karşılayamadı. ALICISI OLMAYAN AT 2004 TİGEM Karacabey Tarım İşletmesi angajmanlı tay satışlarında sıra Caş temsilcisi olan Kafkaslı’ya gelmişti. Remazan Kaya; “Kafkaslı daha pahalıya gider diye önce onun ihalesine girmek istemedim ama ayağında problem olduğu duyurulunca kimse fiyat vermedi.” Kafkaslı için düzenlenen sayfalarca raporu, satış komisyonunun görevlisi okuyor, okuyor bir türlü bitmiyordu. Hani, insanın içinden “bunun ayağının biri de protez mi acaba” diye gidip, bakmak geçiyor. Onun sorunları koşmasına engel olacak kadar ciddi görünüyordu. Remazan Kaya; “Bunu bilerek satışı 40 milyardan açtım. Koşamazsam, aygır yaparım diye düşünüyordum.” Tay satıştaydı ama Remazan Kaya’nın dışında fiyat veren yok... Komisyon kısa bir görüşme yaptıktan sonra, satışların “unutulmaz” tellalı Yaşar Esin’in anonsu duyuldu; “Bu tayımızın muhammen (karar verilen) bedeli 50 milyar liradır. Var mı talip?” Remazan Kaya “51 milyar” dedi yine ses yok...Böylece Kafkaslı onda kaldı. Boşuna “At koşar, baht kazanır” dememişler... 160 milyarlık Azimtay 14 yarış koşup, maiden gitti. Remazan Kaya vakit kaybetmeden Kafkaslı’nın tedavisine başladıklarını söylüyor; - Tedavi edilirken acı hissetmedi. At tedavide acı hissetmezse iyi koşar. Hafif antrenmanlar yaptırıp, taylarımı birbiriyle yarıştırıyordum. Hep Kafkaslı kazanıyordu. Kafkaslı'nın jübile günü. 76 • www.tjk.org • O BİR EFSANE •

RkJQdWJsaXNoZXIy ODAzNjM=