2021_Aralik

25 TJK’NIN SESİ ARALIK 2021 m Birlikte çalıştığınız en iyi koç kimdi? Elbette birçok önemli ismin yanında görev aldım. Hepsinden de bir şeyler öğrendiğime inanıyorum. Ne şanslıyım ki hepsi de ülkemizin ve dünyanın yetiştirdiği en önemli ve kariyerli isimlerdendi. Bunlar arasında Oktay Mahmuti, Davit Blatt, Ergin Ataman ve Ekrem Memnun’un yeri ayrıdır. Özellikle Oktay Mahmuti ile çok özel bir ilişkimiz vardı; birbirimizi çok iyi anlıyorduk. İkimiz de birbirimizden ne istediğimizi, nasıl daha verimli çalışabileceğimizi biliyorduk. Bu sayede birlikte birçok başarı elde ettik. Onun kafasındaki basketbol ile benim kafamdaki oyun örtüşüyordu. Asistan koç olarak görev yapmanın kendince zor yanları var; kendinizden çokça vermeniz gerekiyor. Hoca bir şey istediği zaman çok kısa süre içinde onu gerçekleştirmeniz gerekir. Karşı takımın yapacağı hücumu oyuncuların hareketlerinden yaklaşık 1 saniye gibi bir sürede anlayıp onu kendi koçunuza aktarmanız lazım. Ancak bunları yaparken çok da ön plana çıkmamanız gerek, sonuçta kenarda takımın bir koçu var. Tüm bunları dengeleyip görevinizi yapmanız bekleniyor sizden. Bu anlamda zorlandığım ancak çok da keyif aldığım bir yardımcı antrenörlük serüvenim oldu. m Sizi çok küçük yaşlarınızdan itibaren at yarışı sahalarımızda görüyoruz. O günler ile bugünleri, geçmiş dönemin atları ile günümüzdeki safkanları kıyaslayacak olursanız neler söylersiniz? Nereden baksanız 35 senedir sahalarda bulunuyorum. Yaşım şu anda 40. Bu hayattaki en büyük hobim ve vazgeçilmezim diyebileceğim şey; atçılıktır. Atçılığın eskisini ve yenisini kıyaslamak benim için çok zor. Yakın bir süre önce NBA tarihinin en iyi 75 oyuncusu açıklandı. O isimlerin bir kısmını izleme imkanım oldu. İzlediğim isimleri değerlendirmek, kıyaslamak daha kolay elbette. Bu atçılıkta da böyle. Eski atları günümüzdekilerle kıyaslamak çok güç. Sonuçta onlar birbirleriyle koşuyorlar. Belki de eski ve yeni yarışçılık kültürlerimizi bir şekilde kıyaslayabilirim. Dedem Avram Barokas, Kenan Binak, Orhan Özsoy, Özdemir Atman, Şerafettin Gedik ve Cemal Kura gibi unutulmaz isimlerin yaratmış olduğu atçılık ortamı günümüzde ne yazık ki bulunmuyor. Şimdiki düzende “atım koşsun, gelir gelsin” mantığı ile hareket ediliyor. Günümüzde at çeşidi ve ata yatırım yapan insan sayısı çok arttı. Benim atçılık anlayışımda “Cahit Aybek terbiyesi” diye bir olgu vardır. Eskiden Şeref Tribünü’nde veya kır kahvesinde kimin nerede oturacağı belliydi. Maalesef günümüzün endüstriyelleşme akımına atçılık da dahil oldu. Şu anda daha iyi atlar olduğunu düşünüyorum. Aynı şekilde günümüzün jokeyleri eski jokeylere göre daha fazla teknik biliyor. Ancak gönlümün bir yanında eski günler halen özleniyor. Eskilerin bizlere öğrettiği değerlerin bir kısmı erozyona uğradı. m Bundan tam 32 yıl önce koşulan 1989 yılı Çaldıran Koşusu’nda dedeniz Avram Barokas’ın Karanfil’i favoriler arasındaydı. Hatırlıyor musunuz o günü, neler söylemek istersiniz? Barokas Ekürisi olarak son yarışımızı 1983 senesinde kazanmıştık. 6 senelik galibiyet hasreti çeken bir eküri olmamıza rağmen atçılığa olan arzumuz ve sevgimiz hiçbir zaman azalmamıştı. Karanfil uzun yıllar sonrasında ekürimizin bir koşuda favori olarak gösterilen ilk atı olmuştu. İkinci yarışında Şartlı 2 kazanıp, ardından II. İnönü Koşusu’ndan zaferle ayrılmıştı. Karanfil göstermiş olduğu bu performansla o senenin adından söz ettiren tayları arasında kendisine yer bulmuştu. 89 yılının Çaldıran Koşusu’nu çok net bir şekilde hatırlıyorum. O gün ailemle birlikte yarışı izlemek için büyük bir heyecanla hipodroma gelmiştik. Atımız dedemin yeşil - lacivert formasıyla o gün çok iyi bir performans sergileyerek ikinci olmuştu. Dedem sporcu geçmişinden de kaynaklı olarak kaybetmeyi asla sevmeyen bir yapıya sahipti. Ancak o gün zafer elde eden Barbar’ı geçemeyeceğimizi içten içe biliyordu ve bunun bilinciyle elde ettiğimiz ikinciliğe üzülmemişti. Eski atçılarımızın böyle bir sportmen bakış açısı vardı. Yarışın ardından o dönemki antrenörümüz olayın sıcaklığıyla atımıza binen jokey Akın Özdeniz’e erken yürüdüğü için kızmıştı. Dedem Avram Barokas da kendisini uyarıp kazanılan bu ikinciliğe sevinmemiz gerektiğini belirtmişti. Barbar çok sınıf bir safkandı. Bir hafta önce Şartlı 1 kazanıp ertesinde gelip Çaldıran kazanmak emsalsiz bir şey. Böylesi bir safkana kaybetmek özellikle dedem için üzüntü kaynağı olmamıştı pek tabi ki. Ama Barbar’ın sahibi Semiral Bilbaşar’ı ilk tebrik eden de dedem Avram Barokas olmuştu. 1989 yılı Çaldıran Koşusu belki de dedemi kaybettiği için üzüldüğünü görmediğim tek andır benim için. KULÜBÜMÜZÜN AYGIR ALIMLARIYLA ILGILI IZLEDIĞI POLITIKAYI SON DERECE DOĞRU BULUYORUM... m Türkiye Jokey Kulübü’nün son 2 yılda yapmış olduğu aygır alım atılımlarını nasıl değerlendiriyorsunuz? Girişimciliği her zaman savunan bir insanım. Ortağı olduğum ve yöneticiliğini yaptığım şirket de bir girişimcilik neticesinde şu anda bulunduğu yere geldi. Bu ruha inanıyorum. Bunun bir yöntem değil, iş yapış şekli olduğunu düşünüyorum. Son dönemde Türkiye Jokey Kulübü’nün aygır alımları noktasındaki hamlelerini de bu ruh doğrultusunda değerlendiriyorum. Belli riskler alarak, portföy yöneterek farklı şekilde atlar alarak doğru işler yapıldığı kanaatindeyim. TJK’nın böylesine konsolide ve atak olmasını beğeniyor ve destekliyorum. Aygırların yaşı arttıkça veriminin düştüğü yönünde genel geçer bir algı vardır. Bu sebeple genç yaşta yarıştan çıkan, Stallion Prospect (Aygır namzeti) olarak sınıflandırdığımız türden aygırları tercih etmemiz takdiri hak ediyor. Geçmişinde iyi yavrular vermiş safkanların kan hattından gelen aygırları bünyemize katıyor olmamız bende gelecek adına büyük bir heyecan uyandırıyor. ANTRENÖRLÜK KARİYERİ Anadolu Efes Galatasaray Doğum Tarihi: 10.05.1981 Doğum Yeri: İstanbul EMIR ALKAŞ EMIR ALKAŞ, DEDESI AVRAM VE ANNEANNESI SUZET BAROKAS...

RkJQdWJsaXNoZXIy ODAzNjM=