2021_Aralik
24 TJK’NIN SESİ ARALIK 2021 - 2014 yılları arasında toplam 12 sezon boyunca aktif olarak profesyonel sporun içinde yer alan Emir Alkaş, kariyeri boyunca Galatasaray ve Anadolu Efes gibi önemli basketbol takımlarının teknik ekibinde görev aldı. Türkiye Jokey Kulübü Asli Üyesi, milli basketbolcu ve aynı zamanda duayen atçılarımızdan olan merhum Avram Barokas’ın torunu Emir Alkaş, 2014 yılında ortağı olduğu şirkette yönetici pozisyonunda faaliyetlerini halen sürdürüyor. m Hem iş hem spor hem de atçılıkta başarılı olmanızın sırrı nedir? İş ve spor hayatını birlikte deneyimlemiş biri olarak iki alanın da benzer ve birbirinden ayrılan yanlarının olduğunu söyleyebilirim. Öncelikle iki alanın da malzemesi insan. Bu tip yapılarda malzemenizden maksimum verimi almak zorundasınızdır. Ne olursa olsun her işin kaynağı yetersizdir. Kendi şirketim yazılım üzerine çalışıyor. Bana 40 yazılımcı da verseniz daha fazlasını isteyebilirim. Basketbol takımlarında da her dönem daha iyi oyuncular talep edilir. İş ve spor yaşamında başarının sırrı bence eldeki malzemeden en iyisini yaratabilmekte yatıyor. Doğru insanları bir araya getirerek takım oluşturulabilirse iyi sonuçlar da beraberinde geliyor. Dünyadaki yükselen trendleri takip etmek çok önemli. Basketbol takımlarında eskiden bir masör bir de doktor bulunurdu. Ancak şu anda bu tamamen değişti. Günümüzdeki takımlarda performans koçu, fizyoterapist ve masörlerden oluşan sağlık ve performans departmanları bulunuyor. Siz bu gelişmeleri takip etmeyip iyi bir takım oluşturamazsanız, geride kalırsınız. Kendi şirketimde de buna benzer bir yapılanma kurduk keza atçılıkta da geçmişe kıyasla büyük değişimler mevcut. Eskiden antrenör ve jokey ekseninde gelişiyordu olaylar. Şimdi jokeylerin bile kendi ekipleri var. Her yarışa ayrı ayrı hazırlanıyorlar. Artık, ekürilerin de menajerleri ve antrenörleri var, işin saha, ahır, veterinerlik ve yetiştiricilik tarafları birbirinden neredeyse ayrıldı. Dünyada da at sahipliği ve yetiştiricilik tamamen ayrıldı diyebilirim. Bu iki ayrı dalda uzmanlaşmaya gidildi. İş ve spor hayatının en temelde kesiştiği nokta takımlaşma ve branşlaşma diyebilirim. m Profesyonel basketbolculuk kariyeriniz olmamasına rağmen önemli takımlarda yardımcı antrenör olarak görev yaptınız. Parkelerle yolunuz nasıl kesişti? Basketbol benim genlerimde var esasında. Bugün burada benimle röportaj yapıyorsanız bunu rahmetli Dedem, Avram Barokas’a borçluyum. Dedemin eski basketbolcu olmasından dolayı bizim evde hep bir spor mevzusu açılmıştır. Çocukluğum dedemin basketbol anılarını dinleyerek geçti. Benim bu spora olan ilgi ve alakam da bu şekilde başladı. Gençlik yıllarımda basketbol sevgim artarak devam etti. 2001 yılında “12 Dev Adam” projesi altında Milli Takım’da gönüllü çalışmak için başvuruda bulundum. Yabancı dilim olduğu için basın gönüllüsü yaptılar beni. O dönem benim için çok yoğun ve keyifli geçti. Basketbol camiasından birçok isimle röportajlar yaptım. 2000’li yılların başlarında Türkiye’de internet haberciliği kök salma aşamasındaydı. “Türk Basket” adlı bir site yapmış olduğum işleri beğenmiş olacak ki bana teklifte bulundu ve ben de severek kabul ettim. O sıralarda Boğaziçi Üniversitesi Bilgisayar Mühendisliği öğrencisiydim. Derslerimden fırsat bulduğum anlarda Türk ve dünya basketbolundaki gelişmeleri takip edip site için düzenliyordum. Bu işe daha derinlemesine girdikçe farklı antrenörlerle tanışma imkanını da yakaladım. Bir süre sonra o dönemki adıyla Efes Pilsen’in altyapısında görev yapan antrenör bir ağabeyimiz bana teknik ekipte yer almak isteyip istemeyeceğimi sordu. Bu tam da hayalimdeki yerdi ve hemen internet haberciliğini bir yana koyarak parkelere yöneldim. Geçmişlerinden profesyonel basketbolculuk yapmış kişilerin sonrasında antrenörlüğe geçiş yapmaları dünyada ve ülkemizde sıkça görülen bir durum. Ancak teknik kadroda görev yapmak için eski oyuncu olmak gerekmiyor. Parke dışından biri olarak bu işi yapmanın da birtakım avantajları var. Dışarıdan bir gözle işin içine dahil olduğunuzda basketbola bir iş gibi bakabiliyorsunuz. Bana göre daha sağlıklı bakış açılarıyla olaylara yönelebiliyorsunuz. 2002 Emir Alkaş, yazarlarımızdan Mehmetcan Kanık’ın sorularını yanıtladı...
Made with FlippingBook
RkJQdWJsaXNoZXIy ODAzNjM=