2021_Aralik
26 TJK’NIN SESİ ARALIK 2021 m Yetiştiricilik faaliyetleriniz ne durumda? İstanbul’da Çatalca’da dedemden kalan çiftliği canlı tutmaya çalışıyoruz. İçinde devamlı atlarımız veya taylarımız olsun istiyoruz. Yetiştiricilik işini çok seviyoruz. Türkiye’de 9, İrlanda’da 3 ve Amerika’da da 1 kısrağımız var. İlerleyen süreçte yetiştiricilik operasyonumuzu genişletmek istiyorum. Yurt dışındaki satış organizasyonlarını yakından takip ediyoruz ve alım - satımlar yaparak kısraklarımızı güncelliyoruz. Yetiştiricilik operasyonumuzun bir ayağının Amerika’da, bir ayağının ise İrlanda’da olması nedeniyle sadece alıcı olarak değil, aynı zamanda satıcı olarak da katılıyoruz bu organizasyonlara. Doğru ve popüler aygırı yakalamak, belirli iş birliği kurduğumuz yurt dışındaki çiftliklerle beraber çalışarak iyi atlar üretmek istiyoruz. Bu ürettiğimiz atları yalnızca Türkiye’ye getirmek için değil aynı zamanda üzerine kar koyup satarak gelecek projeler için kaynak yaratması niyetindeyiz. Genel anlamda bir kısrağımızın bize bir sonraki atımızı aldırmasını bekliyoruz. Bu sene Amerika’da bir operasyon yaptık. Oradaki mevcut kısraklarımızdan birini ve bir tayımızı satarak başka bir kısrağı kadromuza kattık. Yakın zamanda İrlanda’da da benzer bir iş yaptık. Orada bulunan bir kısrağımızı ve tayımızı satarak 2 adet kısrağı da bünyemize kattık. m Şu anda koşan atlarınız var mı? Koşuculuğumuzda şimdiye kadar çok büyük başarılar elde etmedik. Şahsi hedeflerim günün birinde Erkek ve Dişi Tay Deneme Koşuları’nda ya da Ege Derbisi’nde zafer elde etmek. Gelecek bir zamanda arzu ettiğimiz türden bir safkan yakalayıp, bu tür prestijli bir koşuyu kazanacağımızı biliyorum. Bizim yarışçılığımız daha çok sürat ve devamlılık üzerine kurulu. Bu yönleri kuvvetli safkanlar önemli koşuları kazanıyor. m Türkiye’de yapılan yetiştiricilik ve atçılığı nasıl buluyorsunuz? Yetiştirilen safkanlar satılabilecek platformlar bulabiliyor olması yetiştiriciliğin çok önemli koşullarından bir tanesi. Yoksa bütün yetiştiricilerin yetiştirdikleri atları koşmaya zorlanması durumu ortaya çıkar. Ya da atların gerçek değerlerini bulup bulmadığı özel alınmalara zorlanırlar. Daha doğru ve çeşitlenmiş satış organizasyonlarıyla bunlar çeşitlendirilmeli. Böylece koşucu ile yetiştiriciyi birbirinden ayırma şansımız olabilir. FRANSIZ TARZI ATÇILIK BIÇIMI SON DÖNEMDE OLDUKÇA ILGIMI ÇEKIYOR... m Sizce yurt dışında hangi ülkenin atçılığı daha çağdaş ve başarılı? Neden? Dünyada Power House dediğimiz atçılık anlamında güçlü, belirli lokasyonlar var. Bu lokasyonların tümünün ortak noktası ise çok başarılı satış merkezlerine sahip olmalarıdır. Ben ve ekibim uzun süredir Fransız Yarışçılığı üzerinde duruyoruz. Hem satış merkezlerinin konumlanması hem de yarışları daha iyi takip edebiliyor olmamızdan dolayı birkaç senedir Arqana’daki satışlara katılıyoruz. İrlanda ekonomisinin çok büyük bir bölümünün atçılığa bağlı olmasından dolayı satışlar ağırlıklı olarak ticari mantıkla yapılıyor. Amerika’da ise portföy çok geniş. Esas mesleğim atçılık olmadığı için o bölgeye ayıracak zamanı bulamıyorum. Bu yüzden de Amerika’da satışlarla ilgili bilgi anlamında yeterli donanıma sahip olamıyorum. Tüm bu sebeplerden dolayı Fransız Yarışçılığı bana her anlamda daha yakın geliyor. Bana göre atçılık anlamında Fransa, Avrupa’nın yükselen değeri. Çok iyi antrenörler ve çok iyi bir kısrak stoku mevcut orada. m Dedeniz Avram Barokas zamanın iyi basketbol oyuncularındandı. Sizi de basketbol camiasının içinde görüyoruz, bunu ve aynı zamanda atçılığı dedenizden kalan bir miras olarak değerlendirir misiniz? Ben kendimi hayatın birçok noktasında dedemin mirasçısı olarak görüyorum. Çok uzun seneler basketbol antrenörlüğü yaptım. Seç deseler bana bu kadar olurdu. Atçı - basketbolcu kombinasyonu bizde genetik sanırım. Bu konuda kendimi çok şanslı sayıyorum. m Türk basketbolunu nasıl değerlendiriyorsunuz? Bu yılki “Euroleague” hakkında neler söylemek istersiniz? Basketbolumuz kulüpler seviyesinde son derece başarılı. Basketbol sonuçla ölçülebilen bir spor. Birçok Türk kulübü son dönemde önemli kupalar kazandı. Avrupa’nın en iyi basketbol liglerinden bir tanesine sahip olduğumuzu düşünüyorum. Anadolu Efes’in 2020 yılında Euroleague’i kazanmış olması da muazzam bir başarı. Avrupa basketbolunun en yüksek seviyesinde kupa kaldırmış bir kulübe sahip olmak bir Türk vatandaşı olarak bana gurur veriyor. Tabii ki her sene kulüplerimiz Avrupa’da başarılı olsunlar isteriz ancak ne yazık ki bu her dönem mümkün olmuyor. Bu sene Euroleague’de birçok iyi takım var. Bu nedenle Türk takımlarını 2021’de Avrupa’da başarılı olamadılar diye eleştirmek haksızlık olacaktır. m Barokas Ekürisi yıllarına dönersek sizde ayrı bir yeri olan atınız hangisiydi? Neden? Ben yaşım itibarı ile Barokas Ekürisi’nin ne yazık ki bir kısmına tanıklık edebildim. Ben canlı olarak izlemedim ancak 70’li yıllarda koşan “Ay Tudor” isimli erkek İngiliz safkanımız Kraliçe ve Çaldıran kazanmış, Gazi ikincisi olmuş becerikli ve iyi bir attı. Ahırımızda hep Ay Tudor’un resimleri olurdu. Onu hayatımda hiç görmedim ama hafızalarımızda bir şekilde yer etmeyi başardı. DAVID BLATT ILE BIRLIKTE ANADOLU EFES GÜNLERINDEN... AVRAM BAROKAS TÜRK MILLI TAKIMI FORMASIYLA...
Made with FlippingBook
RkJQdWJsaXNoZXIy ODAzNjM=