2020_Mart

çocuklarınız gibiler. Biz tayları neden seviyoruz? Bir tayımın ilk yarışını izlemek beni büyük bir Grup Koşu’dan bile daha fazla heyecanlandırıyor. Çünkü o koşu, sizin çocuğunuzun ilk müsameresi gibi. Atınız, umutları ve ismini ortaya koyuyor. O umut, farklı bir umut. Atınız iyi olma yolunda sizi sevindirecek, siz de onu sevindireceksiniz. Bu karşılıklı bir ilişki. ■ Zaten sahibini sevindirmek isteyen atı da anlayabiliyoruz değil mi? Kesinlikle. İşte o iletişim öylece devam ediyor. ■ Biraz da Azra’dan konuşalım, o da çok güzel at biniyormuş… Azra (Begüm Atman Karataş ve Halis Karataş’ın kızı) çok güzel at biniyor. Biliyorsunuz, Esin (Zembilci) Halamın kızı Ela da Milli Binicidir. Binicilikte şampiyonlukları bulunuyor. Geçen yıl Azra’yı da biniciliğe başlatmak için onunla konuştuk. Tabii babası da niyetliydi. Azra’yı binicilik konusunda da teşvik ettik. O da at binmeye başladı. İlk defa bir atın üstüne bindiğinde çok farklı durdu. Normalde bir senkronizasyon gerekiyor. O senkronizasyonu kazanmak da 3 – 4 hafta alıyormuş. Azra bunu 1 haftada başardı. Üçüncü haftadan sonra ufak atlamalara geçti. 1 senedir biniyor, güzel de biniyor, eyere güzel oturuyor, içgüdüsel olarak bir dengesi var Azra’nın. Bakalım 3 – 4 ay sonra inşallah onun da müsabakalarına gideriz. ■ Genlerle aktarılan bir yetenekten bahsediyoruz. Herhalde. “BABAMIN SÖZLERİ AKLIMDAN HİÇ ÇIKMAZ” ■ Özdemir Atman müthiş bir isim. Bir filozof gibi sözleri olduğunu biliyoruz. Bizim atçılık geleneği olarak takip ettiğimiz yönleri de var. Manevi anlamda size, yani ailesine nasıl bir miras bıraktı? Manevi anlamda çok şey bıraktı. Babam hümanist bir insandı. Hiçbir zaman cins ayrımı yapmadı. İnsanları çok severdi. Yardım etmeyi çok severdi. Kim olursa olsun, bir sorunu olan herkese yardım ederdi. Ben de öyle yapıyorum. “Atçılık, denizcilik gibidir!” derdi. Denizde, zor durumda olana yardım edersiniz. Denizciliğin kurallarından birisidir bu. “Atçılıkta da öyle” derdi. Ayrıca, hep aklımda olan iki tane cümlesi vardır babamın. “Bazen, doğru birdir!” derdi. Yani, “Yeterince çalışırsan genellikle sadece sonuca hep sen varmış gibi görünürsün ve insanları ikna edersin. Ama bunun sebebi, tek derin çalışan sensindir, o yüzdendir” derdi. Ben de Yönetim Kurulu’nda görev yaptığım dönemde bunu deneyimledim. 15 TJK’NIN SESİ MART 2020

RkJQdWJsaXNoZXIy ODAzNjM=