2019_Haziran
D.T. : Benim de ünlü antrenör John Oxx ile konuşma fırsatım olmuştu. Kendisine, Türk atçılığında herhangi bir eksiklik görüyor musunuz diye sorduğumda, “Sizin şanssızlığınız topraklarınızın çok yağış almaması. Biz, 365 günün 300 günü yağış alıyoruz. Bu da bize avantaj sağlıyor” demişti. Bu avantajı da çok iyi kullanıyorlar. Dünyanın birçok yerine, kısrak, tay veya aygır satışları yapıyorlar. Satış demişken, Adana’da iki sene üst üste satış organizasyonu yaptın. Ülke olarak bu noktada biraz gerilerdeyiz. Tabii ki geliştirilmesi lazım. Sen bu konuda elinden geleni yaptın ama sanırım bir şeyler eksik gitti... S. O. : Bu organizasyonu yeniden yapabiliriz hatta, bu konuda büyük bir istek de var. Ben katıldığım her televizyon programında şunu söylüyorum, Atçılık bir kültürdür. At satışları da atçılık kültürünün önemli parçalarından biridir. İngiltere’deki Tattersalls’un kuruluş tarihi 1766, Goffs’un 1866... Ne kadar eski ve köklü kuruluşlar. Orada at sahipleri, atlarını özel satışlardan daha çok “Auction” denilen açık arttırmalarda satıyorlar. Ülkemizde yetiştiriciler ya da alıcılar atlarını özel şekilde, haralara gidip pazarlık ile almak istiyorlar. Ben, Türkiye’nin ilk özel tay satışlarını düzenledim ve bu satışları iki sene üst üste organize ettim. Hatta, bir tanesine sen de katılmıştın. Şimdi, bu satışların yeniden düzenlenmesi için büyük bir talep var. Herhalde bazı şeylere ara verince ya da yapmaktan vazgeçince değeri daha çok anlaşılıyor. Belki bir gün gelir burada, bu iş için çok uygun olan Adana / Seyhan Aşım İstasyonu’nda satışları yaparız. Eğer böyle bir şey yaparsak, Çukurova atçılığının gelişmesi için bir kıvılcım yaratabiliriz. D.T. : Aslında bu satışları bütün Türkiye’ye yaymamız lazım... S.O. : Ben her zaman şunu söyledim; eğer ben, bu bölgede, bu satışları yapıyorsam, İzmir’de, İstanbul’da ya da diğer bölgelerde herhangi biri de bu satışları yapmak isterse, canı gönülden yardımcı olabilirim. En azından, tay satışları konusunda iki defa tecrübem oldu. D.T. : Değerli okuyucularımız, biz bu programı çekerken, henüz Erkek ve Dişi Tay Deneme Koşuları yapılmamıştı. Siz bu satırları okurken bu yarışlar koşulmuş olacak. Biz, öncesinde yarışı değerlendirmek açısından değil de Erkek ve Dişi Tay Deneme’nin Türkiye’de ve dünyadaki öneminden bahsetmek istiyoruz. Tabii ki, Tay Deneme Koşuları’nın Triple Crown (Üçlü Taç)’ın ilk ayağını oluşturması çok büyük önem taşıyor. Biz, İngiltere’de 1800’lü yılların başlarında koşulmaya başlanan bu yarışları, İngiltere Yarışçılığı’nı örnek alarak düzenledik. S.O. : Yanlış hatırlamıyorsam, ilk tay deneme koşusu İngiltere’de 1809 yılında koşuldu. Oradaki adıyla 2000 Guineas Koşusu, adını 1809 yılında yapılan ilk yarıştaki verilen ikramiyenin miktarından almaktadır. 1814 yılında da ilk Dişi Tay Deneme Koşusu’nu düzenlemişler. Orada da verilen ödül 1000 Guineas olunca, koşu adı 1000 Guineas olarak kalmıştır. Yarışçılığın ilk defa ortaya çıktığı ülke olan İngiltere böyle bir uygulama yapınca, İngiltere, İrlanda, Fransa gibi diğer tüm ülkeler de bir Triple Crown Sistemi oluşturmuşlar. Ülkemizdeki Triple Crown Koşuları, Erkek veya Dişi Tay Deneme, Gazi ve Ankara Koşuları iken, İngiltere, İrlanda veya Fransa için 2000 veya 1000 Guineas, Derby ve St Leger Koşuları’dır. St Leger Koşusu’nun mesafesi 2800 metre, Derby Koşusu’nun mesafesi ise 2400 metredir. 2000 ve 1000 Guineas’lerin mesafesi de 1600 metredir fakat Fransa bu koşuya ilk defa organize ettiğinde, 2000 metre ile başlamıştır. D.T. : Sen mesafeleri söyleyince, bizim Triple Crown Koşuları ile aynı mesafelere sahip olduklarını görüyoruz. Tabii, bu mesafelerdeki büyük farklar atların da performansını büyük ölçüde etkiliyor. O nedenle, Triple Crown’ı oluşturan tüm yarışları kazanmak gerçekten zor. S.O. : Tayınızı, önce 1600 metrede, sonra 2400 ve 2800 metre mesafelerde deniyorsunuz. Böylece, ileride aygır ya da kısrak olarak seçeceğiniz atı seleksiyon yolu ile denemiş oluyorsunuz. Ayakta kalan, şampiyon olan tayın neslini, sonraki nesillere taşımak için bir seçme yapmış oluyorsunuz. Esasında, seleksiyon yapmanın en iyi yolu, tayları birbiri ile yarıştırmak ve başarılı olanı bir sonraki nesle aktarmaktır. D.T. : Burada dikkatimizi çeken bir konu daha var. Özellikle İngiltere’de, 1600 metre mesafeli Dişi - Erkek Tay Deneme Koşuları’ndan sonra, orijinleri gereği ya da o zamanki performanslarına dayanarak 2400 metrede başarılı olamayacağını önceden görebiliyorlar. 62 TJK’NIN SESİ HAZİRAN 2019 2016 YILINDA DÜZENLENEN SADUN OKTAV STUD SAFKAN İNGİLİZ YEARLING, FOAL VE DAMIZLIK KISRAK SATIŞLARI... 1970 / SON İNGİLTERE TRIPLE CROWN GALİBİ NIJINSKY... 2018 / SON ABD TRIPLE CROWN GALİBİ JUSTIFY...
Made with FlippingBook
RkJQdWJsaXNoZXIy ODAzNjM=