2019_Haziran

Zaten, İngiltere’de Gazi Koşusu’nun karşılığı olan Epsom Derby, dişi taylar için pek tercih edilmiyor. Dişiler, Epsom Oaks’ı tercih edip, daha sonra St Leger Koşusu’na gidiyorlar. Bizden farklı olarak, bu koşuları kazanan tay da Triple Crown yapmış sayılıyor. Biz henüz atlarımızın mesafe tutup tutmayacağı ile ilgili seçimleri tam olarak yapamıyoruz. Ama şunu da söylemek isterim, aslında atçılarımıza hak veriyorum. Benim de bir atım olsa bu seçimi yapmak istemeyebilirdim. Çünkü, tayınızın Gazi Koşusu’na katılması bile büyük bir onurdur. Bu, mutlaka çok büyük bir etken ama o noktada bu işin duygusal olarak değil de profesyonelce yapılması gerektiğini düşünüyorum. S.O. : İngiltere Erkek Tay Deneme Koşusu, yani 2000 Guineas’ı kazanan taylardan çok önemli aygırlar çıkmış. Dolayısıyla, 2000 Guineas Koşusu’nu kazanan bir tayın, neredeyse aygırlık kariyeri başlamış oluyor. Bu koşuyu kazandıktan sonra eğer pedigrisi uygunsa Derby’ye gidebiliyor. Ama tayın pedigrisi uygun değilse, yani bir ‘Miler’ ise (Kısa mesafede daha başarılı), hele Epsom Derby’nin sonu yukarı doğru eğimi artan bir pistte koşuluyor, tayın bu pistte kazanmak için gereken dayanıklılığı gösteremeyeceğini anlarlarsa, koşmayı istemiyorlar. Ama son yıllarda, İngiltere’de bir - iki tane tay hiç 1600 metre koşmayıp, direkt 2000 - 2100 koşarak, Derby’nin favorileri haline geldiler. İşte, bizim merak edip, üzerinde kafa yorduğumuz pedigrinin önemi ve değeri burada ortaya çıkıyor. Her atın, yetenekli olduğu, pedigrisini gösterebildiği, belirli bir mesafe aralığında ve doğru pist koşullarında koşabilmek için pedigrisi önemlidir. D.T. : Bizim atçılarımız ve yetiştiricilerimiz de Amerika Birleşik Devletleri Yarışçılığı’nı da yakından takip ediyorlar. Bilmeyenler olabilir diye bir dipnot olarak Amerikan Yarışçılığı’nda da Triple Crown olduğunu fakat Derby’nin Triple Crown’ın ilk ayağı olduğunu belirtelim. İlk yarış olan Kentucky Derby’yi, Preakness ve Belmont Stakes Koşuları izliyor. Orada da mesafeler gittikçe uzuyor ama hem koşu mesafeleri hem de koşu tarihleri birbirine daha yakın oluyor. Bu nedenle, bir tayın Amerika’da Triple Crown yapma şansı, İngiltere’deki şansına oranla yüksek gözüküyor, istatistikler de bunu ortaya koyuyor. S.O. : Amerikan Yarışçılığı da doğal seleksiyonu bu şekilde yapma kararı almış. Amerika’da son yıllarda American Phoroah ve Justify’ın Triple Crown yaptığını gördük. İngiltere’nin son Triple Crown galibi ise 1970 yılında Triple Crown yapan Nijinsky. Camelot adlı tay Triple Crown’a çok yaklaştı ama bana göre jokeyinin çok büyük bir hatası ile başarılı olamadı. D.T. : 1970 yılında Triple Crown yapan Nijinsky’den 35 sene evvellinde Üçlü Taç yapılmıştı. Yani yaklaşık 85 yıldır, Triple Crown yapan tek safkan Nijinsky oldu. Demek ki bu anlamda, Amerika’da Triple Crown yapmanın bir tık daha kolay olduğunu söyleyebiliriz. S.O. : Tabii ki söyleyebiliriz. Amerika’da aygır sayısı da daha fazla. Avrupa’da, özellikle İngiltere ve İrlanda’da, aygırlığa ayrılan safkan sayısı daha az. Atlar, bu iki ülkede yetiştiriciler tarafından daha fazla kriter göz önünde bulundurularak aygırlığa ayrılıyor. D.T. : Ayrıca, Amerika’da düzenlenen Üçlü Taç Yarışları’nın kum pistte düzenlendiğini, Türkiye, İngiltere ya da Fransa’da olduğu gibi çim pist olmadığının da altını çizelim. Bu programımızda hem güncel konuları, hem de Adana / Seyhan Aşım İstasyonu’nda bulunmamız nedeniyle, Çukurova atçılığını ve yetiştiriciliğini konuştuk. Sana bu anlamda, verdiğin bilgiler için çok teşekkür ediyorum. Biz, bu programa her ay devam edeceğiz. Siz okuyucularımızdan da merak ettiğiniz konulara dair sorularınızı “atçılık sohbetleri” hashtag’i ile bekliyoruz. Sorularınızı elimizden geldiğince yanıtlamaya çalışacağız. Tekrar çok teşekkür ediyorum Sadun Oktav. S.O. : Geldiğiniz için ben teşekkür ederim Demirciğim. “Bir başka programda görüşmek üzere!” 63 TJK’NIN SESİ HAZİRAN 2019 2019 İNGİLTERE 1000 GUINEAS GALİBİ HERMOSA... 2019 İNGİLTERE 2000 GUINEAS GALİBİ MAGNA GRECIA...

RkJQdWJsaXNoZXIy ODAzNjM=