2019_Haziran

61 TJK’NIN SESİ HAZİRAN 2019 D.T. : TJK’nın Sesi Dergisi olarak, yepyeni bir projeye başlıyoruz; Atçılık Sohbetleri... Atçılık Sohbetleri’ni hem dergimizde yazacağız hem de dergimizin resmi Youtube sayfası, “TJK’nın Sesi” adlı kanalımızda yayınlayacağız. Yanımda, değerli at sahibi, yetiştirici ve aynı zamanda pedigri analisti olan Sadun Oktav var. Bu sohbetlerimize her ay onunla beraber devam edeceğiz. Bu ayki programımız için Adana / Seyhan Aşım İstasyonu’ndayız. S.O. : Demirciğim, öncelikle hoş geldin! Seninle çok uzun yıllardır devam eden bir dostluğumuz var. Yurtdışında birlikte çalışma fırsatımız da oldu. Fakat ilk defa böyle bir proje için bir araya geldik. Öncelikle, Adana/ Seyhan Aşım İstasyonu hakkında biraz bilgi verelim: 180 dönümlük bir arazi üzerine kurulu olan aşım istasyonu, kısraklar için 64 adet, aygırlar için de 4 adet box ile 2000 yılından beri yetiştiricilere hizmet veriyor. D.T. : Atçılığın merkezlerinden bir tanesi olan Adana / Seyhan Aşım İstasyonu’ndaki yetiştiricilik faaliyetlerinden bahsedelim. Malum, Adana’da hava çok sıcak oluyor. Sıcak havanın getirdiği avantajlar var ve belki dezavantajlar da var. S.0. : Tabii, diğer bölgelere göre Adana’da hava daha hızlı ısındığı için kısraklar daha çabuk istek gösteriyorlar. Bu durum, yetiştiricilerin Şubat ve Mart aylarında çekim yapabilmesine olanak sağlıyor. Bu durumun sıcak havanın getirdiği bir avantaj olduğunu söyleyebiliriz. Fakat, yaz ayları aşırı sıcak olduğu için de yetiştiriciler atlarını daha yüksek bölgelere götürmek zorunda kalıyorlar. Bu da bir dezavantaj olarak karşımıza çıkıyor. D.T. : Evet, Adana kadar sıcak olmayan diğer bölgelerde, kısrakları aşıma hazırlamak için kırmızı ışık uygulaması kullanılırken, Adana’da kırmızı ışık uygulamasına çok fazla ihtiyaç duyulmuyor. Şu anda, Seyhan Aşım İstasyonu’nda yetiştiriciler için hizmet veren dört adet aygır bulunuyor. Fakat bu aygırlar her yıl değişiklik gösteriyor. Bu aşım istasyonuna, bugüne kadar hangi aygırlar geldi ve hangi şampiyonlar çıktı? S.O. : Açıldığı yıl, Eagle Eyed ve Distant Relative gelmişti. Gazi Şampiyonu Popular Demand’ın annesi İman, burada Eagle Eyed’a çekilmişti. Yine, Pan River’ın annesi Wanganui River’ın aşımı burada yapılmıştı. Yetiştiricilerimiz kusura bakmasınlar, aklıma ilk gelen isimler bunlar. D.T. : Eagle Eyed’dan bahsettin, biz seninle İrlanda’da çalışırken Eagle Eyed da oradaydı. Bir - iki sene sonra, Türkiye Jokey Kulübü tarafından satın alınmıştı. Biraz da bu değerli aygırın orijininden bahsedelim. S.O. : Eagle Eyed, neredeyse tüm yetiştiricilerin bildiği ve çok değerli bir aygır olan Danehill’in öz kardeşidir. Tabii bir Danehill değildi ama güzel yavrular verdiğine inanıyorum. Ancak yetiştiriciler ve pedigri meraklıları, özellikle kızlarının iyi birer anne olduğunu görebiliyorlardır. Eagle Eyed’ın kızlarının, Türk Atçılığı’nı daha önemli bir yere getireceğini düşünüyorum. D.T. : Seneler önce biz de Çukurova’da yetiştiricilik yaptık. Bölgede yaşanan sorunları iyi biliyoruz. Biraz da bu konudan bahsedelim. Burada yetiştiricilik yapan atçılar ne gibi problemler ile karşılaşıyorlar? S.O. : Bence, bu bölgede yetiştiricilik yapan biri için en büyük problem, havanın sıcak olmasıdır. Yoksa, çok güzel bir aşım istasyonu var. D.T. : Bir de aygır sahiplerinin buraya aygırlarını göndermemesinden veya daha az sayıda aygır göndermelerinden şikayet ediliyor. S.O. : Bunun kısrak popülasyonu ile alakalı olduğunu düşünüyorum. Aygır sahipleri, aygırlarını haklı olarak kısrak popülasyonunun daha yoğun olduğu bölgelere gönderiyorlar. Son yıllarda, Çukurova atçılığının bu noktada biraz geriye gittiğini söylememiz mümkün. D.T. : Peki, neden geriye gitti? Neticesinde, Çukurova’da büyük atçılar vardı. Geçmiş yıllarda, Eliyeşil Ekürisi, Karamehmet Ekürisi, Ekenler Ekürisi... Daha sayamadığım birçok büyük ekürinin merkezi olmuştu... S.O. : O yönden incelersek, Çukurova atçılığının bir zamanlar ülkemiz atçılığının lokomotifi olduğunu söyleyebilirim. Daha sonra, birçok köklü eküri, yavaş yavaş sahalardan çekilme ya da küçülme kararı aldılar. Bu da Çukurova atçılığını önemli ölçüde etkiledi. D.T. : Madem bu kadar yetiştiricilikten bahsediyoruz. Yetiştiriciliğimiz özellikle toprak yapısı ile alakalı olarak ve diğer bazı noktalarda eleştiriliyor. İkimiz de İrlanda’yı görmüş, orada yaşamış insanlar olarak toprak yapısı, iklim gibi şartlar noktasında, İrlanda’ya veya İngiltere’ye ya da Fransa’ya daha yakın olan bölgelerimiz var mı? S.O. : Eğer dünya atçılığını göz önünde bulundurursak, toprak yapısı bakımından en uygun yer İrlanda’dır. İrlandalılar’ın da söyledikleri, kendi topraklarına rakip olarak gördükleri, toprak yapılarına en yakın yapıdaki bölge Yeni Zellanda’da bulunuyor. Orası da çok uzak bir noktada. Bu iyi toprak yapısının sebebi de yazın bile çok serin bir havanın hakim olmasıdır. Şimdi okuyucularımız, Fransa ve İngiltere de çok serin diyebilirler... İrlanda’nın bir diğer özelliği de özellikle yazın çok yağış alan bir ülkedir. Ayrıca, ülkemize yabancı yetiştiriciler geldiklerinde genel olarak topraklarımızda bakır elementinin eksik olduğunu söylüyorlar. ADANA / SEYHAN AŞIM İSTASYONU... ADANA / SEYHAN AŞIM İSTASYONU...

RkJQdWJsaXNoZXIy ODAzNjM=