2018_Temmuz

UĞURTAY... Uğurtay’ın hikayesi de çok enteresandır. Konçuy ile Uğurtay anneden kardeştir. Tabii, biz Konçuy’un başarısını görünce, Konçuy’un babası olan Rugged’a kısrağımızı tekrar çekmek istedik fakat, Sadık Eliyeşil o zamanlar dışarıya at çekmiyordu, bizim de çok samimiyetimiz yoktu. Rahmetli Vural Çakım’da Simten diye bir aygır vardı, Rugged sülalesinden diye ona çekmeye niyetlendim. Konçuy’u da Tünkut’a çekecektim. Ankara’da arkadaşım Nefi var o dedi ki; “Bu Nosana’yı Tünkut’a çekelim, aşım ücretini de vereyim, ortak olayım.” O senelerde de ben her yıl bir atım sahaya gelsin istemiyordum. Başka kısraklarımı da bu şekilde aşıma verdiğim olmuştu. Neyse, ben de kabul ettim. Hatta Tünkut da o yıllarda yeni aygır olmuştu. Rahmetli Avram Barokas bana demediğini bırakmadı; “Bu aygıra aşım yaptırılır mı?” diye. Biz aşımı Tünkut’a yaptırmaya karar verdik, Nefi’ye da bir tek şart sundum; “Sakın hisseni satıp bana başka ortak getirme.” Çünkü, atçılıkta ortaklık zor iştir. Bir sene sonra, bu sefer at sahibi Türkiye Jokey Kulübü Üyesi ve yıllarca murakıplık yapan rahmetli Rana Avunduk gelip benden, “Nosana’yı beraber çekelim” diye istekte bulundu. TJK Asli Üyesi ve at sahibi rahmetli Hayri oradan atıldı, “Ne işin var böyle ortaklığa, ne güzel tayın var. Nefi’den hisselerini al, o tayı koş.” Ben de içimden diyorum ki; “Nefi zaten hissesini kimseye satmaz. Neden olmasın?” sonra bir de ne duyayım, Rana ağabey, Nefi’deki hisseyi almış. Neyse, biz Rana Ağabey ile ortak olduk mu?... Aslında çok dürüst ve çok iyi bir insandı. Bu arada, Rana Ağabey kalbinden hastalandı ve Hollanda’ya tedavi olmak için gitmeye karar verdi. Fakat, orada pek ümit görmemişler ve ameliyat olmadan geri döndü. Geldikten sonra bana; Yavuz benim durumum çok iyi değil. Ölürsem senin mirasçılarla problem yaşamanı istemem, atı senin üstüne devredeyim.” Ben de; “Olmaz ağabey, atı satalım ve kaça satılırsa yarı yarıya bölüşelim” dedim. Ortağımla alışveriş yapmayı sevmiyorum. Sonuçta kabul etmedim ve atı İstanbul’a getirdik. Yusuf Mutlu bana, “Tayı, Ekrem Kurt’a verelim” dedi. Hatta, o sırada rahmetli Şükrü Yurteri ata talip oldu. Ben 4 milyon dedim ama 3 milyonu verseler satacağım. Sonra, Şükrü Yurteri, “Yavuz, ben atı 2 milyona aldım” dedi. Ben de o fiyata vermem dedim. Neyse, daha sonra Rana ağabeyin hissesini de 1 milyona aldım. O bana 150 bine verecekti ama ben değeri üzerinden parasını ödemek istedim. BU ÇOK BÜYÜK AT OLACAK.. . Bizim Uğurtay, Sadık Bey’in atlarıyla beraber çalışmaya başladı. Ekrem, daha tayın bineklerini yaparken bana dedi ki; “Yavuz, bu çok büyük at olacak.” Artık kendine göre ne hesaplar yaptıysa, çok beğeniyordu. Bir gün, Avram Barokas dedi ki; “Ekrem senin atı idmandan sonra otlatıyor, bu demektir ki, Uğurtay çok büyük at olacak.” Hatta, ben de şaşırdım niye böyle söylediğine... Meğerse, Ekrem sadece çok beğendiği atı otlatırmış. Uğurtay da şanslı bir safkanmış çünkü, iyi ellere düştü ve Ekrem’de hakkını verdi. Ekrem Kurt’a hiç karışmadım, hakikaten çok müstesna bir insandı ve çok da iyi gittik. 2 yaşında çok başarılı bir sezon geçirdi ve Çaldıran’ı da kazanarak sezonu kapattı. Sonraki sezon açılana kadar bir süre yarışlara ara verdik ve ilk yarışında “Geçilir mi?” diye Ekrem biraz telaş yaptı. Kazanınca da “Tamam!” dedi, “Biz artık geçilmeyiz.” 1985’DE AT VEBASI OLDU... Erkek Tay Deneme’de, Kılıç Aslan tayı Aslanım bizi oldukça sıkıştırdı ve yarım boy ile zor kazandık. Fakat, o aralar at vebası çıktı. Bakanlığın veterineri 15 gün kadar hem yarışları hem idmanları yasakladı. Bu sefer, Gazi ile Sait Akson arası iki haftaya düştü. Ekrem çok korkardı, geçilirse halk onu “yuhalar” diye. Tabii, seyirciler de küfür filan ediyorlardı, o da bunu hazmedemiyordu. Bu yarış öncesi panikledi, benim de pek umurumda değil. Bir numaralı startı çekince yarışta telaşlandı, hızlı çıkayım diye hamle yaptı, bu sefer de at arka ayaklarını ön ayaklarına yetiştirince, ikisi birden yıkıldı. Uğurtay’ı hemen Veteriner Ali Akşit’e götürdüm. O da; “Yavuz bu atın durumu kritik. Gazi Koşusu da var ve bu yarışta olmayı hakkediyor” dedi. Ben de, “Ali ağabey, benim için önemli olan tek şey atım, Gazi Koşusu’nu boş ver. Bu tay, bugüne kadar bana olan vazifesini fazlasıyla yaptı. Gazi Koşusu’nu da koşmayıversin” dedim. O da; “Bu atı üç gün boyunca ahırdan çıkartmayın, mikrop falan kaparsa başımıza büyük iş açılır” dedi. UĞURTAY 1985 GAZİ KOŞUSU GÜNÜNDEN KARELER... 44 TJK’NIN SESİ TEMMUZ 2018

RkJQdWJsaXNoZXIy ODAzNjM=