Yar›ş & Yetiştiricilik 2025 151 HAREKETE BAŞLANGIÇ Bir yarış atı yürümeye veya koşmaya başlayacağı zaman, beyinden sinirler aracılığı ile kaslara uyarı gelir. Omurilik boyunca bedenin her iki yanına sinirler çıkar ve sinir-kas kavşakları denilen noktalarda kaslara bağlanırlar. Kasların hareket etmesi için gereken emir, bu yolla kaslara ulaşır. Uyarı sonucu kasılmanın gerçekleşmesinde asetil kolin adlı bir kimyasal maddenin yanı sıra sodyum ve kalsiyum iyonları da önemli rol oynarlar. Bu türden kimyasal olaylar ve elektriksel yük iletimi sonucunda uyarıyı alan kas lifleri kasılır, buna bağlı olarak bölgedeki eklem bükülür veya açılır. Kemikler de kasların kasılıp gevşemesi ile konum değiştirerek atın hareketine katkıda bulunurlar. Bir yarış atının kalp - damar sistemini güçlendirmek, akciğerlerini geliştirmek ve kas liflerinin gücü ve dayanıklılığını arttırmak için düzenli antrenman yapılarak ona kondisyon kazandırılır. Antrenman temposu arttıkça hem nabız hem de kalbin pompaladığı kan hacmi artar. Kasların artan oksijen gereksinimi, kan dolaşımına dalak tarafından daha çok eritrosit (alyuvar) verilerek karşılanmaya çalışılır. Solunum sistemi, kalp-damar sistemi ile son derece uyumlu çalışır. At koştukça solunum sayısı ve her solunumda alınan hava hacmi yavaş yavaş artar. Akciğerler tarafından alınan oksijen, kandaki alyuvarlar ile tüm doku ve hücrelere taşınır. Oksijen ile birlikte gerekli olan karbonhidrat, yağ, protein ve mineral maddeler gibi besin maddeleri de kas liflerine ulaştırılır. Her gün yapılan antrenman ile kas lifleri gelişerek egzersizin zorlukları ile daha kolay baş edebilir. Kalp kası antrenman ile kondisyon arttıkça gelişir ve güçlenir. Böyle bir kalp daha az atış yaparak aynı hacimde kan pompalayabildiği için dinlenme zamanında nabız sayısı azalmıştır. Kan damarları da antrenmana paralel olarak tüm kas dokularına yayılırlar. Gelişmiş bu kan damar ağı sayesinde kan, kas dokusunda daha uzun zaman kalır ve kas liflerinin içine işler. Her organ gibi kasların da çalışması için enerjiye gereksinim duyulur. Aerobik (oksijenli) ve anaerobik (oksijensiz) olmak üzere iki yol aracılığı ile kaslara enerji sağlanır. Hızlı sprint yapan bir yarış atında anaerobik enerji sistemi kullanılır. Kas dokularında sınırlı miktarda bulunan ATP (Adenozin trifosfat) kısa süre için enerji sağlayabilir. Daha sonra karbonhidrat ve yağlar enerji kaynağı olarak kullanılırlar. Kaslarda karbonhidratlardan ATP ve pirüvik asit molekülleri elde edilir. Koşunun başlangıcında kaslarda az miktarda oksijen bulunduğu için, pirüvik asit metabolize edilerek laktik aside dönüşür. At koştukça bu asit oranı kaslarda artar. Biriken laktik asit, kas dokusundan uzaklaştırılamaz ise, kaslarda yanma, ağrı ve tutulmaya neden olabilir. Koşu devam ederse, kasların sağlıklı çalışabilmesi için daha fazla oksijene gerek duyulur. Bu nedenle uzun mesafeli ve dayanıklılık gerektiren koşularda, aerobik sistem devreye girdiği için bol oksijen tüketilir. İyi bir insan olmak, yalnızca kötülükten kaçmak değil, iyiliği alışkanlık haline getirmektir. Panaetius
RkJQdWJsaXNoZXIy ODAzNjM=