2026_Agustos

Şampiyon adayı bir yarış atının gereksinimlerini belirleyerek her yaşta onun beden yapısı ve fizyolojik durumuna göre (büyüme çağı, gebelik, doğum, süt verme, antrenman ve yarış, dinlenme) ideal besin maddelerinden oluşan yem karması ile beslenmesi, performansını önemli ölçüde etkiler. Atların atletik yeteneklerinin görülmesi için anne karnından başlayan ve tüm yaşamı boyunca devam eden sağlıklı ve dengeli beslenme programına ihtiyaç duyarlar. Yarışlarda başarı ve elde edeceği kupalar, düzenli antrenmanların yanı sıra bu antrenmanlarda kaybettiği besin maddelerini karşılamak, bedenin gelişmesi için protein, vitamin ve mineraller gibi destekleri sağlamakla mümkün olabilir. Atlara verilen yemlerin nasıl performansa dönüştüğü anlaşılırsa, ona en uygun antrenman programı ve aynı zamanda ideal bir beslenme planı oluşturulabilir. Herkesin bildiği gibi hareket için enerji (kalori) gerekir. Öncelikle yaşama payı denilen ve iç organların çalışması, beden ısısının sabit tutulması ile diğer yaşamsal olaylar için yemler ile enerji alınması gereklidir. Yarış atlarının ihtiyacı olan yüksek enerji miktarı başta karbonhidratlardan ve yağlardan sağlanır. Ancak burada belirtmek gerekir ki yüksek karbonhidrat ve buna karşı düşük lifli beslenme, sindirim bozukluklarına ve egzersize bağlı olarak arpalama, kas spazmları gibi rahatsızlıklara da neden olabilir. Atın enerji ihtiyacını karşılamak isterken bu tür sorunlar karşımıza çıkabilir. Bundan dolayı yem hazırlarken rasyonu (atın 24 saatte yediği toplam ot ve her türlü tahıl) oluşturan maddelerin dengeli olmasına dikkat edilir. Yarış atlarında kas liflerinin tipine göre iki tür performans görülmektedir. Kısa mesafeli hız antrenmanlarında 400 veya 600 metre sprint yapan bir yarış atı, tüm gücüyle koşarak performansını en üst düzeyde kullanır. Genellikle bu tip çalışmaların süresi bir dakikanın altındadır. Daha uzun süren 800 metre ve üstü galop yapanlar ise maksimum eforunun dörtte üçünü veya biraz daha fazlasını kullanabilirler. Yarış sırasında bu iki tip aktivitenin karışımı ile koşu tamamlanır. Hiçbir at, yarışın başından sonuna kadar maksimum gücü ile koşmaz. Yarışın farklı bölümlerinde hızını azalttığı bilinir. Bu bazen başlangıçta olur. Bazen virajlarda veya antrenörün belirlediği taktiğe göre yarışın ortalarında yavaşlar. Her türlü hareketi gerçekleştirmek için iskelet kasları, enerji kaynağı olarak Adenozin trifosfat (ATP) adı verilen maddeyi kullanırlar. Sindirim kanalından emilen karbonhidrat veya yağlar karaciğerde kimyasal işlemlerden geçerler. Sonuçta glikoz, glikojen veya serbest yağ asitleri olarak depolanırlar. 60 • AT SAĞLIĞI • • Vet. Hek. Reha Gültepe

RkJQdWJsaXNoZXIy ODAzNjM=