2025_EYLUL

İzmir için de aynı şeyleri söyleyebiliriz ama Demirkır için durum biraz farklı… Demirkır’ın yarış yaşamına başladığı Adana’da 3 birincilik, 1 ikincilikten sonra İzmir’e geçip, Fuar Koşusu’na katıldığını ve yarışı kazandığını görüyoruz. Bu alışılmış bir durum değildi. Arap tayları yarış yaşamına başladıkları illerde sezonu tamamlar, Nisan ayından itibaren de İstanbul’da buluşurlardı. Böyle bir ya da iki koşuluk “gel gitler” pek olmazdı. Yargıların netleştiği yer, İstanbul Veliefendi Hipodromu’ydu. Örneğin; Adana’da 105 Kuruşluk ganyanlarla koşan “Demirbank”, 7 gün sonra İzmir’de kazandığı Fuar Koşusu’nda 465 Kuruş ganyan verdi. Aynı koşuda; Akkor 140, Baybora III 285 Kuruş muhtemel ganyanla koştular. YENİLGİYİ KABULLENMEMEK Demirkır, Adana’daki Ömer Caf Koşusu’nu Kılıçefe ve Final’in önünde uzak farkla kazandıktan iki hafta sonra, Çukurova Koşusu’nda Final'e geçilerek ikinci olmuştu. Bu koşu safkanın taylık dönemindeki ilk ve son mağlubiyetiydi… Ali Güneş’e bu ilginç seyahatin nedenini sorduğumuzda, beklenmedik ikinciliğin Mustafa Demir’i çok üzdüğünü, tayı hemen İzmir’e götürerek 7 gün sonraki Fuar Koşusu’nu koşmaya karar verdiğini söyledi. Bu biraz tayın geçilmesini kabullenememek, biraz da Demirkır’ın bu mağlubiyeti hak etmediğini kanıtlamak için yapılmış bir seyahate benziyor… O yılların İzmir ve Adana yarışları bir başka olur, hafta sonlarında tribünler “tıklım tıklım” dolardı. Yarışseverlerin “Demirbank” adını verdiği şampiyon adayının güvenenlerini yanıltması, belli ki sahibini çok etkilemiş. Safkanların yanı sıra onların sahipleri, jokeyleri ve diğer ilgilileri yarışseverlerin güvenini kolay kazanmıyorlar ve bunu kaybetmeyi de hiç istemezler. Kazanılan güveni, sürdürmek de önemli… İzmir’deki birincilik, Mehmet Ali Kiper’in Demirkır’a bakışını biraz daha netleştirmiştir; “Tedahül (iç içe) halinde devam eden Adana ve İzmir yarışlarında dikkati çeken husus, Demirkır’ın Adana’da başarılı yarışlar çıkardıktan sonra İzmir’e gelip, Açık Yarış olan Fuar Koşusu’nu da kazanmasıdır. Bu parlak durumunu uzun süreli İstanbul yarışlarında da muhafaza etmesini bekliyoruz.” Demirkır yarış yaşamına Ali Güneş’in yeğeni, apranti Mehmet Güneş’le başladı. Adana, İzmir ve İstanbul’daki 6 aylık süreçte koştuğu 10 koşudan sekizinde o bindi ve kazandı. Genç jokey adayının B ve C grupları dışındaki ilk Açık Koşu birinciliği, 1984 yılı Ömer Caf Koşusu’nda Demirkır’la gelmişti. İzmir’deki Fuar Koşusu, İstanbul’da Kazım Karabekir, Aziziye, Satvet, Çanakkale Zaferi, Tarzan Koşusu birinciliklerini de onunla kazandı. Mehmet Güneş ceza aldığı için, Tarzan Koşusu’ndan 6 gün sonraki Malazgirt Koşusu’nda Demirkır’a binemeyecekti… “Atı kaptırmaktan korkarak, ona göre bir jokey bindirmelerini istedim ama Ekrem (Kurt) Abi bindi ve at onda kaldı.” Ekrem Kurt aynı yıl Cumhuriyet Koşusu’na 3 yaşlı olduğu için 53 kilo ile katılan Demirkır’a -sanırım 55 kilo ile- bindi… Ekrem Kurt’un 55 kilo ile koşacak atlara 57 kilo ile binmesi olaydı. 53 kiloya binmesi, attan ne kadar memnun ve umutlu olduğunu gösteriyor. Mehmet Güneş 6 yıl sonra, Demirkır’la Adana’da yeniden buluştu ve birlikte 2 koşu daha kazandılar. O gerçekten de bırakılacak, vazgeçilecek bir at değildi… Mehmet Güneş anlatıyor; “Çok akıllı, adeta insan gibi bir attı. Gücünü ve yüreğini tarif edemem… Hiç unutmam, bir koşu öncesi ateşlenmişti. Halil Kaya’nın bindiği Taç yarışa çok iyi başladı ama onu yakaladı ve uzak farkla geçip, koşuyu kazandı. Kazandığı koşulardan sonra sanki yürüyüşü değişir, çok fiyakalı gezerdi… ” Mehmet Güneş, Satvet Koşusu’ndan söz ediyor… Mehmet Ali Kiper yarış öncesi yaşananları bilmese de; “Bu koşudan sonra, Demirkır’ın bu taylara nazaran üstün bir güce sahip olduğunu söyleyebiliriz.” diyor. 1984 yılı Cumhuriyet Koşusu. 71 Türkiye Jokey Kulübü • • O BİR EFSANE •

RkJQdWJsaXNoZXIy ODAzNjM=