TJKNINSESIMAYIS-WEB

Bazı istisnalar olsa da, safkan İngiliz yarış atlarında kalbin ağırlığı beden ağırlığının yaklaşık %1’i kadardır ki, bu da 4 - 5 kilogram civarına karşılık gelir. Yarış atları antrenman yaptıkça kalp kası da güçlenir ve kütlesi artar. Antrenmanda olan yetişkin bir İngiliz atının kalbi, beden ağırlığının %1.1 - 1.2’si kadar olabilir. Antrenmana başlamamış olanlarda beden ağırlığının %0.94’ü kadar kalp kütlesi bulunur. Antrenman ile beraber kalp kasının büyümesine kalp kası hipertrofisi denir. Kalp kasının, iskelet kaslarından ve iç organlardaki düz kaslardan farklı bir yapısı vardır. Kendi içindeki uyarı sistemi ile çalışması (ritmi) düzenlenir. Yapılan araştırmalara göre, taylar düzenli antrenmana başladıktan iki ay sonra kalp kasları gelişmektedir. Kalp kasının beden ağırlığına oranı, at ırkları arasında da farklılık gösterir. Safkan Arap atlarında bu oran ortalama %0.76, soğukkanlı, iri yapılı ve çekim atlarında ortalama %0.62 olarak hesaplanmıştır. Kalbin her kasılması (sistol) ve gevşemesi (diyastol), birbiri ardından gelen hareketlerdir ve düzenli bir ritim içinde gerçekleşir. Kalbin sağ üst kısmında bulunan sinoatriyal düğümden çıkan elektrik uyarıları, orta bölümden kalbin alt tarafına, oradan da karıncık ve kulakçıklardaki kas dokusu boyunca yayılarak kalp kasının çalışmasını sağlar. Ritmik elektriksel uyarılar veya deşarj olması, kalp kasındaki liflerin kasılıp gevşemesine neden olur. Dinlenme halindeki bir atın sinoatriyal düğümü her dakikada yaklaşık 30 kez deşarj olur. Hareket etmeyen yarış atlarında, dakikadaki kalp vuruş sayısı (nabız), atın dinlenme derecesine göre değişir. Gevşemiş, sakin bir atın kalbi dakikada 30 - 40 kez atım yapar. Geceleri, at uyurken ve hareketsiz iken, nabız sayısı bu sayıların alt sınırında veya daha az olabilir. Aniden uyarılma, korku ve heyecan durumlarında veya egzersize hazırlık aşamasında kalp hızı, dakikada 100’ün üzerine çıkabilir. Dinlenme halindeki bir atın nabzı dakikada 20 ila 100 arasında atıyorsa, bunun nedeni tamamen parasempatik sinir sistemi ile ilgilidir. Söz konusu bu sistem bedeni gevşetmekten ve sakinleştirmekten sorumludur. Ayrıca istemsiz yapılan hareketleri ve iç organların fonksiyonlarının kontrollerini de gerçekleştirir. Formdaki bir yarış atının dinlenme anındaki nabız sayısının, antrenman yapmayan atın nabzından daha düşük olduğu bildirilmiştir. Antrenman veya galobun başlangıcında, kalp atışı hızla artarak iki - üç dakika içinde sabit bir sayıya ulaşır. Nabzın bu artışı sempatik sinir sistemi ile ilgilidir. Bir araştırma sonucuna göre, safkan İngiliz yarış atlarında antrenman veya yarış başladıktan sonra, maksimum kalp hızına ulaşılan zaman ortalama 22 saniye olarak bulunmuştur. Eğer bir yarış atı ön ısınma yapmadan doğrudan çalışmaya başlarsa, egzersizin başlangıcında kalp atım sayısı antrenmanın ağırlığına bağlı olarak birdenbire ve hızla artacaktır. Antrenmandan önce bedeni uygun süre ve yeterince ısıtılan atlarda, oksijen kullanımı egzersizin başında daha hızla artacağı için, çalışmadan önce birkaç ısınma turu yapmanın yararı burada ortaya çıkmaktadır. Saha çalışmalarında karşılaşılan engeller ve açık alanda kalbe ait değerlerin ölçüm zorluğu nedeniyle, bu konudaki pek çok araştırma yürüyen bant üzerinde yapılmıştır. Yarış atlarında nabız sayısı ile antrenman yoğunluğu arasında doğrusal bir ilişki vardır. Atın yaptığı tırıs, galop ve yüzme egzersizleri ile kalp atım sayısı da hızlanır. Çalışmadan sonra hızla atan bir kalbin yavaşlaması, pek çok faktörün etkisi altındadır. Bunlardan bazıları, atın yürüyüş hızı ve süresi, egzersizin uzunluğu ve yürüyen bant üzerinde koşmuş ise bu bandın eğimi ve solunum maskesi gibi cihazların kullanılmasıdır. Yürüme bandı üzerinde ve özel çalışma koşullarında, nabız ile koşu temposu arasındaki bağlantı, çeşitli araştırmalar sonucunda kesin ve tam olarak hassas şekilde bulunabilmektedir. Submaksimal nabız denilen maksimum kalp hızına ulaşmadan yapılan egzersizlerde ölçülen nabız sayısı dakikada 120 - 210 arasında olduğu saptanmıştır. Uygun sürede geçen bir ön ısınmadan sonra, üç dakika tırıs yapan ve yürüyen bandın her hızında bir - iki dakika koşan atlarda, nabız ile atın hızı arasında doğru orantı bulunmuştur. Bu çalışmada nabız her aşamada hızlanmış ve ortalama bir dakikada sabit hıza ulaşmıştır. Tekrarlayan solunum yolları hastalıkları ve spazmlarla seyreden solunum tıkanmaları bulunan atların çalışmaları sırasında kalp atımı, normal atlara göre daha yüksektir. Atriyal fibrilasyon gibi kalp hastalıkları olan atların da nabzı, aynı çalışmayı yapan sağlıklı atlara göre daha hızlıdır. Yürüme bandında çalışan atlarda yorgunluk belirtileri de yapılan işe bağlı olarak değişmektedir. Nabız sayısı 170 - 180 arasında koşanlar ortalama 24 dakikada, nabzı 208 atanlar ise ortalama 4 dakikada yorgunluk belirtileri göstermişlerdir. Sahadaki çalışmalarda da benzer sonuçlar elde edilmiştir. Genel olarak yürüyüş sırasında dakikada 80 vuruş yapan atın kalbi, tırısta 130’a, kenterde 180’e kadar çıkabilmektedir. Egzersizin uzunluğu, çevre faktörleri ve atın form durumu nabız sayısı üzerine etkilidir. Safkan İngiliz atlarının nabız sayıları, yarış sırasında dakikada 250’ye kadar ulaşabilmektedir. Pek çok çalışma yapılmasına rağmen, yarış atlarında yaş ile nabız arasında tam bir bağlantı kurulamamıştır. Bir araştırmada incelemeye alınan İngiliz yearlinglerinde koşarken ortalama nabız 240 olarak açıklanmışken, iki ila dört yaşlı atlarda 220 - 230 arasında bulunmuştur. Başka bir çalışma sonuçlarına göre ise, farklı yaşlarda İngiliz atları yürüyen bant üzerinde koşturulmuştur. İki yaşlılarda dakikada 229 - 231 atım sayısı ile üç ve yukarı yaşlılarda dakikada 215 - 254 gibi yakın sayılar elde edilmiştir. Yaşam, çok zalim bir öğretmendir. Önce sınav yapar, sonra dersi verir. Andre Gide 69 TJK’NIN SESİ MAYIS 2021

RkJQdWJsaXNoZXIy ODAzNjM=