2020_Temmuz
Atlarda üreme sistemi... tların üreme sistemi, tüm canlılarda olduğu gibi, genetik özellikleri bir sonraki kuşağa aktarmakla görevlidir. Yavrunun genleri oluşurken hızlı değişim ve uyum özelliği vardır. Bu sayede olumlu veya olumsuz yeni çevre koşullarına kolay şekilde alışır, yaşamı ve üretkenliği devam eder. Üreme sisteminin anatomisi ve çalışma şekli, son derece karmaşık gelebilir. Hayvan türleri ve aynı türün her iki cinsiyetteki bireyleri arasında da kapsamlı farklılıklar vardır. Bu nedenle üreme organlarına ait sorunların çözümünde, değişik açılardan durumu değerlendirmek gerekebilir. Genel olarak her iki cinsiyete ait olan bireylerin farklı yapılarda üreme organları ve bunları düzenleyen merkezler bulunur. Gonad denilen erkek (testis) ve dişi üreme organları (yumurtalıklar), baş bölgesinde bulunan hipofiz ve hipotalamus denilen endokrin (hormon) bezlerinden etkilenirler. Gebe kısraklarda plasentanın da gebeliği koruması ve devamında etkin bir rolü vardır. Kısrakların üreme organları: Ovaryumlar (yumurtalıklar), östrojen ve progesterone denilen dişi cinsiyet hormonlarının salgılandığı ve yumurta hücresinin üretildiği organlardır. Bu hormonlar, yumurta hücresinin gelişimi ve rahmin (uterus) gebeliğe hazırlanması için gereklidirler. Dişi taylar erişkin duruma gelip, siklusları (talep – kızgınlık) başladığı zaman, yumurtalıklarının boyutları ve şekilleri de değişir. Yumurtalık içinde her yumurtayı kaplayan ve follikül denilen bir grup özel hücreler topluluğu vardır. Follikül uyaran hormonun etkisiyle folliküller gelişir. İçindeki yumurta hücresi olgunlaşır ve östrojen salgılanarak östrus (talep – kızgınlık) siklusu başlar. Östrojen hormonu beyindeki hipofiz bezinden LH (Lüteinleştirici Hormon)’ın salgılanmasına neden olur. LH yumurtalıktan yumurta hücresinin serbest bırakılmasını (Ovulasyon = Yumurtlama) uyarır. Yumurtlama işleminden sonra, geride kalan follikül, korpus luteum (sarı cisim) adını alır ve progesteron hormonu üretmeye başlar. Progesteron, kısrağın tekrar talep olmasını engeller ve rahmin gebelik için hazırlanmasını sağlar. Eğer kısrak gebe kalmaz ise, korpus luteum yok olur ve kısrak tekrar talep olur. Kısrakların üreme organları dışarıdan içeriye doğru sırasıyla vulva, vagina, cervix (boyun), uterus (rahim), oviduct (yumurta kanalları) ve ovaryumlar (yumurtalıklar)dan oluşur. Rahim ile vaginayı ayıran kısım cervixdir ve dış ortamdan bulaşabilecek enfeksiyonlar için bariyer görevi görür. Vagina, cervix ile dış ortam arasında yer alan, kaslardan meydana gelmiş bir kanal şeklindedir ve vulva ile bağlantılıdır. Vulva, kısrak üreme organlarının dışa açılan kısmıdır. Yumurtlama işleminden sonra yumurtalıktan çıkan yumurta hücresi, yumurta kanalları (ovidukt, fallop tüpü veya salpinks de denilir) boyunca ilerleyerek rahime ulaşır. Çiftleşme sonrası sperm hücreleri bu bölgeye gelerek yumurta hücresini beklemeye başlamışlardır. Yumurta kanallarında yumurta hücresinin döllenmesi ve embriyonik yaşamın ilk günleri için proteince zengin salgılarla desteklenmiş çok uygun bir ortam bulunur. Rahim ve cervixin işlevleri esas olarak gebeliğin başlatılması ve sağlıklı bir şekilde devam ettirilmesidir. Kısraklarda en yaygın olarak kısırlığa yol açan hastalıklar, çiftleşme sırasında bulaşan enfeksiyonlardır. Enfeksiyon etkenleri bu bölgede çoğalarak hastalığı oluştururlar ve rahmin normal işleyen düzenini bozarlar. Kısırlığa genel bakış: Kısraklarda yumurtlama işlemi, aygırlarda ise sperm üretimi ve ejakülasyonu (boşalma) beyin, sinir sistemi ve üreme organları tarafından yönetilen ve birbirlerini izleyen, zincirleme olaylar bütünüdür. Kısrakta veya aygırda, bazen her ikisinde birden bu sıralı düzen bozulursa kısırlıktan söz edilebilir. En ideal sonucu almak için yumurtlama işlemi ile kısrağın üreme organlarında spermleri içeren semen sıvısının birbirlerine yakın zamanda bulunması gerekir. Hatta çiftleşmenin yumurtlamadan biraz daha önce olmasına dikkat edilir. A AT SAĞLIĞI VET. HEKİM REHA GÜLTEPE 56 TJK’NIN SESİ TEMMUZ 2020
Made with FlippingBook
RkJQdWJsaXNoZXIy ODAzNjM=