2020_Eylul

Erken ve geç doğan taylar… eredeyse bir yıla yakın bir zaman bekledikten sonra, gebe kısrağınız sonunda doğum yapar. Fakat yeni doğan tay her yönden sağlıklı mıdır? Yoksa ters giden bir şeyler var mıdır? Bu sorulara cevap verebilmek için tayın kapsamlı bir muayeneden geçmesi gerekir. Aksayan bir durum varsa, günlerin değil, geçen saatlerin önemi vardır. Yeni doğum yapmış kısrağa ilişkin ciddi sorunların başında aşırı kanama, hızlı nabız ve sancı belirtileri gelir. Doğumdan sonra tamamı atılamayan yavru zarları, kısrağın sancılanmasına neden olur. Ayrıca üreme organlarında doğuma bağlı yaralanmalara veya bağırsaklarla ilgili sorunlara da müdahale etmek gerekir. Tay doğduktan sonra kısrak yarım saat içinde ayağa kalkmıyorsa veya ayağa kalktığı halde hareketsiz, durgun ve tayına karşı ilgisiz ise, kısrakta rahim yırtılması, geçici sinir hasarı ve ağrı olabilir. Bunlar gibi acil durumlara ne kadar erken müdahale edilirse, kısrak ve tay için o kadar iyi sonuç alınır. Yeni doğan tay ilk bir saatte ayağa kalkar ve iki saat içinde de süt emmeye başlar. Ayağa kalkan tayların büyük çoğunluğu kararsız, titrek ve düzensiz adımlar atarak sallanarak da olsa yürüyebilir. Eğer ayağa kalkmakta güçlük çekiyorsa, doğum sırasında oksijenden yoksun kalmış ya da bacaklarında veya kaburgalarında kırık meydana gelmiş olabilir. Anne karnında iken bağırsaklarında birikmiş olan ilk dışkısını da doğumdan sonra üç saat içinde dışarıya atmalıdır. Doğumdan sonra ilk olarak salgılanan süte kolostrum denir ve bu yoğun kıvamlı süt, tayın bağışıklık sisteminin güçlü olması için hayati öneme sahip olan antikorları içerir. Gebelik süresi henüz tamamlanmadan dünyaya gelmiş, yani erken doğmuş taylara prematüre denir. Erken doğan taylar, normal doğum zamanında dünyaya gelenlere oranla, doğal olarak daha küçük beden yapısına sahiplerdir. Vücudu ince ve ipek gibi adeta kuş tüyü yumuşaklığında kıllarla kaplıdır. Kasları zayıf, eklem ve tendonlar gevşektir. Başın ön tarafı kubbe biçiminde kavislidir, kulaklar yumuşak ve sarkıktır. Kısraklarda gebelik süresi ortalama 340 gün olarak kabul edilirse, bu süreden önce doğanlar prematüre tay olarak adlandırılırlar. Bazı bilim insanları ise, 320 günden önce doğan tayları prematüre olarak değerlendirmektedirler. Tayın normal süreden önce doğması, taya ait sorunlardan kaynaklanabildiği gibi, kısrağın sancılanması ve çeşitli enfeksiyonlar da (Herpes virüs gibi) erken doğuma neden olurlar. Beklenen doğum tarihinin gecikmiş olması sonucu, geç doğan taylara postmatüre denir. Böyle taylar normal boyutlarda olsalar bile, güçsüz, çelimsiz ve zayıf yapıda olarak neredeyse bir deri bir kemik kalmış gibidirler. Uzun vücut kıllarına sahiptirler. Hatta dişleri bile olabilir. Postmatüre taylar, kısrağı doğuma hazırlayan bedensel iç uyarı ve işaretlerin olmaması nedeniyle, rahim içinde uzun zaman kalmışlardır. Bu durumun en yaygın nedenleri, plasentanın yetersiz olup görevini tam olarak yapamaması veya gebeliğin ileri dönemlerinde kısrağın bazı çayır otlarını fazla miktarda yemiş olmasıdır. Anormal olarak rahim içinde fazla süre kalan taylar, zaman geçtikçe doğumu git gide daha çok riske sokar ve durumu zorlaştırır. Bazen taylar tahmin edilen zamanda veya daha sonra doğarlar. Fakat normalden daha küçüktürler ve prematüre tay belirtileri gösterirler. Gebelik süresine oranla beden ağırlıkları düşük veya gelişme bozukluğu gösterdikleri için, böyle taylara dismatüre denir. Dismatüre tayların yaşlarına göre gelişememiş olmaları, plasentanın onlara ihtiyaç duydukları oksijen ve besin maddelerini yeterince sağlayamamış olmasına bağlanmaktadır. Plasentanın yetersiz kalarak görevini tam olarak yerine getirememesi, tayların normalden daha az ağırlıkta olmalarına ve bu şekilde doğmalarına neden olur. Gebelik döneminde kısrağın kan dolaşımından yeterince oksijen alamayan taylarda beyin hasarı oluşur. Doğumda tay normal görünebilir fakat gittikçe düşkün ve halsiz olur. Doğumdan sonraki ilk iki gün içinde belirtiler ortaya çıkar. Oksijen yetersizliğine bağlı olarak anormal davranışların görülmesi bir haftaya kadar uzayabilir. Bu tip tayların beden yapıları zayıftır. Sallantılı yürüyüş vardır. Annesinin memesini emmekte güçlük çeker veya süt ememez. Başını, özellikle alın kısmını duvara yaslar. Ahırın köşesine de başını sıkıştırdığı görülebilir. Annesini tanımayabilir. Ahır içinde veya çevresinde başıboş gezinir. Bazen sırt üstü bazen de yan tarafının üstüne boylu boyunca uzanıp yatar. Adım atarken ön ve arka ayakları arasında uyumsuzluk vardır. Bu duruma bağlı olarak düzgün bir şekilde yürüyemez. Sese ve dokunmaya karşı ani tepki verir. Ahır duvarlarını yalayabilir. Anne karnında oksijensiz kalmış taylarda, yukarıda sözü edilen sinirsel belirtilerin bazıları veya büyük bir kısmı görülür. Böyle bir tay doğduğu zaman, kısrağın gebelik süresi dikkate N AT SAĞLIĞI VET. HEKİM REHA GÜLTEPE 58 TJK’NIN SESİ EYLÜL 2020

RkJQdWJsaXNoZXIy ODAzNjM=