Ekim_2020

14 TJK’NIN SESİ EKİM 2020 Tekrar Adana’ya döndüm ama bu defa az da olsa şans bulmaya başladım. Belki kazanamıyordum ama artık tabelada yer alıyor, kimi zaman da ikinci oluyordum. Bir şeyler olmaya başladığını görünce çok sevinmiştim. Yavaş yavaş günü birlik gidip gelerek Ankara, Adana ve Şanlıurfa’da yarışlara katılmaya başladım. İstanbul’da da at binmek istiyordum ama sadece kazanmak için değil. O pistte yarışa çıkmak bile çok önemliydi. İstanbul Veliefendi Hipodromu, günümüzde halen Türk Yarışçılığı’nın arenasıdır. Birçok önemli yarış burada koşulur. İstanbul’da at binebilen bir apranti de başka hipodromlara gittiğinde, onun hakkında “Acaba kimdir bu?” diye bir düşünürler. Bugün olduğu gibi o zaman da birçok atçının, antrenörün ve jokeyin ağırlık verdiği şehir İstanbul’du. 2006 yılında Ankara’da idmandaydım. Eskiden bölünen Handikap Koşu’lar vardı. İstanbul’da ikiye bölünen bir Handikap Koşu’nun bir tarafında 18 at varmış. Ahmet Aydoğdi’nin antrene ettiği Edip Çizmeci’nin bir atı da 50 kiloyla bu koşuya katılacakmış ama iyi bir jokey bulamamışlar. Aydoğdi’nin beni tavsiye etmesi üzerine Edip Çizmeci de “Tamam, binsin” demiş. O zamanlar kardeşim Müslüm Çelik de Ahmet Aydoğdi’nin yanında aprantilik yapıyordu. Ben de hem kardeşimi ziyaret etmek hem de İstanbul’da at binebilmek için İstanbul’a geldim. Bineceğim at, son yarışı olan Maiden Koşu’ya Halis (Karataş) ağabey ile katılmış ama yedinci olmuş. Nasıl olduysa, o at, o gün Handikap Koşu’da 18 atın arasında boyun farkıyla birinci oldu. Farklar o kadar yakındı ki koşu boyun, atbaşı, boyun şeklinde sonuçlanmıştı. Ben böyle heyecanlı bir yarışı kazanınca, insanların ilgisini de çekmiştim. Bu koşudan sonra bana at binmem için teklifler gelmeye başladı. Büyük patlama ise 2010 yılında yaşandı. 2010 yılına geldiğimizde, Cemiloğlu, Eliyeşil ve Kaya Ekürileri’nin birbirinden kaliteli safkanlarına bindim. O günden bu yana hep kendimi geliştirmek için çalıştım. Birileri size bir şans verdiğinde onun hakkını vermeniz ve hep daha iyi olmak için çalışmanız gerekiyor. Ben her kazandığımda kendimi geliştirdim ve Allah nasip etti ki bu günlere kadar geldim. Çalışan herkes eninde sonunda şans bulur. Maiden atlar da büyük bir şanstır. Yarışın büyüklüğü önemli değildir. Kendini Maiden Koşu’ya katılan bir atta bile kanıtlayabilirsin. Yeter ki, insanlar içindeki cevheri görsünler... PANDEMi SÜRECiNDE ALINAN ÖNLEMLER ÇOK iYiYDi... Tüm dünyayı etkisi altına alan pandemi süreci her sektörü olduğu gibi at yarışı sektörünü de etkiledi. Mart ayından bu yana düzenlenen koşular seyircisiz olarak gerçekleştiriliyor. Bu bir jokey olarak sizi nasıl etkiledi? Yarışların seyircisiz olarak düzenlenmeye başladığı ilk günler, bizim için gerçekten çok tuhaftı. İlk defa yarışa katıldığım 2004 yılından bugüne kadar hep yarışseverler ile bir aradaydık. Özellikle büyük yarışların düzenlendiği günlerde, padoğun etrafındaki cıvıl cıvıl kalabalığı özledim. Yarışseverler özellikle Grup 1 düzeyli koşuların düzenlendiği 2019 - THE LAST ROMANCE

RkJQdWJsaXNoZXIy ODAzNjM=