2020_Agustos
20 TJK’NIN SESİ AĞUSTOS 2020 lmanya’nın 1939 yılında Polonya’yı işgal etmesiyle başlayan ve 1945’te sona eren İkinci Dünya Savaşı, 6 senelik süre zarfında 80 milyon insanın yaşamını yitirmesiyle sonuçlandı. Son derece trajik hikayeleri içinde barındıran bu savaşın perde arkasındaki gizli kahramanlar ise tarih sahnesinin birçok önemli olayında olduğu gibi insanoğlunun sadık yoldaşları olan atlardı. 1760 yılında ilk defa İngiltere’de kullanılmaya başlanan buharlı makineler ile birlikte insan gücünün günlük hayat içinde önemi azalmaya başladı. Bu tarihe kadar insanoğlu, rutin işleri için doğanın kendileri için sundukları ile yetinmek zorundaydı. 18. yüzyılın ikinci yarısında başlayan makineleşme serüveniyle birlikte bu süreç farklı bir hal almaya başladı ve homo sapiens ırkı tabiata karşı teknolojiyi kendisi için hayli çekici bir alternatif haline getirdi. Artık, tarımda insan ve hayvanların yerini modern ekip biçme ekipmanları, fabrikalardaki işçilerin yerini çok daha seri üretime olanak sağlayan üretim sistemleri, ulaşım ve taşımacılıkta kullanılan atların yerini ise buhar gücüyle çalışan hızlı trenler almıştı. Bu süreç 20. yüzyılın başlarına dek hız kesmeden devam etti. Makinelerin işlevsel özellikleri günden günde insanoğlunu kendisine daha bağımlı hale getiriyordu. Ancak teknolojinin sunduğu bu rahatlık, bir takım yeni ihtiyaçları da beraberinde getirdi. İnsanoğlunun sosyo - ekonomik yaşantısını baştan aşağı değiştiren bu teknolojinin sürdürülebilir olması için hammaddeye ihtiyaç vardı. Yeterli miktarda hammadde sağlanması ise özellikle dönemin güçlü devletleri açısından büyük önem arz ediyordu. Bu ihtiyaç belki de 21. yüzyıl’ın ilk yarısında patlak veren iki büyük Dünya Savaşı’nın temel sebeplerinin başında geliyordu. 1 Eylül 1939 tarihinde Almanya’nın Polonya’yı işgal edecek kadar cüretkar olabileceği kimsenin aklına gelmiyordu. 1915 - 1919 yılları arasında cereyan eden Birinci Dünya Savaşı’nda, 4 sene boyunca cephelerde ciddi kayıplar veren ve sonunda ağır teslim şartları ile mağlup olarak ayrılan Alman İmparatorluğu, eski gücünü yeniden kazanabilmek için 20 yıl boyunca hummalı bir çalışma yürüttü. Ülkede değişen dinamiklerin de etkisiyle saldırgan ve yayılmacı bir politika izleyen Almanlar, tüm dünyanın gözleri önünde 1 Eylül 1939 Cuma günü Polonya’ya girdi ve İkinci Dünya Savaşı’nın fitilini ateşledi. “Müttefikler“ olarak adlandırılan Amerika Birleşik Devletleri, Sovyetler Birliği, İngiltere ve Çin cephesi, bu beklenmedik olay karşısında Almanya, Japonya ve İtalya’nın önderlik ettiği “Mihver” devletlere savaş ilan etti ve 6 yıl boyunca dünya çapında büyük bir yıkıma sebebiyet verecek bir harp başlamış oldu. A CEPHEDEK I
Made with FlippingBook
RkJQdWJsaXNoZXIy ODAzNjM=