2019_Temmuz
her kesimden halkın bir araya geldiği alanlar olarak sosyal ve politik hayatın merkezi haline gelmiştir. M.S. 1. - 6. yüzyıllar arasında Antakya’nın yaklaşık 500 yıl boyunca Olimpiyat Oyunları’na ev sahipliği yaptığı bilinmektedir. Kent, Olimpiyat Oyunları düzenleme hakkını ilk kez Roma İmparatoru Claudius döneminde, M. S. 43 / 44’te satın almış; ancak bu oyunlar 15 - 20 yıllık aralıklarla düzenlenebilmiştir. İmparator Commodus döneminde, M. S. 181’den itibaren doğrudan imparatorluk bütçesinden desteklenmesine karar verilen Antakya Olimpiyatları 4 yılda bir, Temmuz ve Ağustos aylarında, toplam 45 gün sürecek şekilde düzenlenmiştir. Tanrı Zeus Olympios onuruna düzenlenen oyunlar kapsamında sahne gösterileri, spor yarışmaları ve vahşi hayvan avının yanı sıra her hafta Pazar günü at yarışları düzenlendiği antik kaynaklardan bilinmektedir. At arabası yarışlarında ekiplerin farklı renklerde formalar giydiği ve arabalarını buna uygun olarak boyadığı bilinmektedir. Zaman içinde bunlar iki ana gruba dönüşerek politik bir kimlik kazanmıştır. İstanbul’da (Konstantinopolis) dönemin siyasi partileri olarak nitelendirebileceğimiz bu gruplardan mavilerin elit yönetici tabakası ve toprak sahiplerini temsil ettiği, yeşillerin ise büyük ölçüde halk ve esnaf kesiminden oluştuğu bilinmektedir. Antakya’da siyasi gruplar arasındaki çatışmalar zaman zaman oyunlara da yansımış, hatta oyunlar sırasında kentin boşalması isyancılar tarafından fırsat olarak görülmüştür. Kent merkezindeki Antakya Hipodromu ve Daphne’deki (Harbiye) Olympiakon bu yarışmaların düzenlendiği en önemli iki yapıdır. İmparatorun kentte olduğu dönemlerde yarışmaları kathisma adı verilen locadan izlediği bilinmektedir. Antakya Olimpiyat Oyunları M. S. 520 yılında politik gruplar arasındaki çatışmalar, bütçe sıkıntısı ve Hristiyanlığın yaygınlaşmasına bağlı olarak sonlandırılmıştır. Olimpiyat Oyunları’nın doğduğu yer ve Eski Yunan kültüründeki ev sahibi olan Olympia Kenti’ndeki oyunlar M. S. 393 yılında; Roma’daki Circus Maximus’ta düzenlenen at yarışları ise M. S. 549 yılında sona ermiştir. Buna göre Antakya’daki oyunların M. S. 520’ye kadar devam etmesi kentin bölgesel bir merkez olarak önemini göstermektedir. Antakya Hipodromu popüler kültür eserlerinde de karşımıza çıkmaktadır. Erken Hristiyanlık dönemi anlatısına dayanan Ben Hur (1959) filmindeki ünlü araba yarışı sahnesi kurgusal Antakya Hipodromu’nda geçmektedir. Yapılan kazılarda bugüne kadar elde edilen buluntular nelerdir? Kazı çalışmalarımız jeoradar taramalar doğrultusunda, ağırlıklı olarak yapının mimari formunun ortaya çıkarılmasına yönelik olarak sürdürülmektedir. Bu kapsamda spina ve batı tribün temelleri ortaya çıkarılmıştır. Ayrıca yapının rekonstrüksiyonuna yönelik ölçüm, literatür araştırması ve modelleme çalışmalarımız devam etmektedir. Kazılarda at ve atçılıkla ilgili olarak ele geçen buluntulardan bazıları seyircilerin yarışlara girişi için kullanılan jetonlar ve at biniciliği ile ilgili metal aksam parçalarıdır. Son olarak eklemek istediğiniz bir konu var mı? Antakya Hipodrom ve Çevresi Kazıları Ekibi olarak nihai amacımız, Antik Çağın en önemli yapılarından birisi olarak kabul edilen Antiokheia Hipodromu ve çevresindeki Antik Döneme ait kentsel dokunun tümüyle ortaya çıkarılması ve yaklaşık 20 hektar genişliğindeki bu alanın bir arkeopark olarak düzenlenmesidir. Bu sayede kentin Antik Çağ’daki görkemi ziyaretçiler tarafından algılanabilecek, bölge topluma ve turizme kazandırılmış olacaktır. İlgilenen kişi ve kurumlar, destekleri ile bu projeye katkı sağlayabilirler. 43 TJK’NIN SESİ TEMMUZ 2019 ANTAKYA ANTİK HİPODROMU ANTAKYA HİPODROM VE ÇEVRESİ KAZILARI / 2019 KAZI EKİBİ...
Made with FlippingBook
RkJQdWJsaXNoZXIy ODAzNjM=