2019_Subat

43 TJK’NIN SESİ ŞUBAT 2019 Ordu İli’nin neresine gidilirse gidilsin, Türkçe olmayan yer isimlerinin sayısı, iki elin parmağını geçmez. Halkın hemen hemen tamamı çiftçilikle geçiniyordur. Bir örnek olması kabilinden söyleyelim, 1520’den itibaren yöredeki vergi mükellefi çiftçi oranı %96 civarındaydı. Daha çok arpa, buğday, mısır, kendir üretilmekteydi. Kirazlimanı Mevkii, şimdiki Ordu şehri kurulmadan önce, şenlikli bir yerleşkeydi. Rivayetlere göre, buraya ilk önce yerleşenler gemiciler olmuşlardır. Zaman zaman buraya gelen gemiciler, yöreyi çok beğenmeleri veya başka bilinmeyen sebeplerle burayı iskan alanı haline getirmişlerdir. Nitekim, Ordu’nun ilk mescidi olan Abdullah Reis Mescidi 1782 yılında burada inşa edilmiştir. Kirazlimanı o kadar önemlidir ki, 1883 yangını ile Ordu şehri neredeyse tamamen yanmış, bunun üzerine uzmanlar, Kirazlimanı’nın kent merkezi yapılmasını önermişlerdir. Nitekim, Kirazlimanı günümüzde de önemini ve güzelliğini korumaktadır. Eskipazar’ın önemini yitirmesinden sonra, bugünkü Bucak Mahallesi giderek şenlenmeye ve kalabalıklaşmaya başlamıştır. Zaten Bucak, aynı adla yüz yıllardan beri bir köy yerleşmesiydi. Bucak adı, 1869 yılında değiştirilmiş ve Ordu adı resmi kayıtlarda kullanılmaya başlamıştır. Bu tarihlerde artık Ordu küçük bir kaza merkezidir. O zamanlar, Ordu’nun üç nahiyesi vardı. Bunlar; Perşembe, Aybastı ve Ulubey’dir. 1920 tarihinde Ordu Kazası’nın 6 nahiyesi, 318 köyü ve 180 bin nüfusu vardı. Yani Trabzon Vilayeti’nin en gelişmiş kaza merkeziydi. Ordu’nun il olması için TBMM’de büyük mücadele verilmiştir. Mücadele veren üç önemli şahıs: Mesudiye mebusu Serdaroğlu Mustafa Bey, Tunalı Hilmi ve Şebinkarahisar mebusu Memduh Bey’dir. Bir kısım mebus, Ordu’yu Giresun’a bağlamak için epey gayret göstermişlerdir. 4 Aralık 1920 tarihinde “Müstakil Sancak” yapılır. Bu karar 69 Sayılı yasayla 4 Nisan 1921 tarihinde yürürlüğe girerek il statüsüne kavuşmuştur.

RkJQdWJsaXNoZXIy ODAzNjM=