2019_Subat

12 TJK’NIN SESİ ŞUBAT 2019 Ülkemizdeki atlı akrobasiden bahsedecek olursak, en uygun atlar Arap atlarıdır. Burada birkaç tane dinamik söz konusudur. En önemli faktörlerden biri, kolay bulunabiliyor olmalarıdır. Türkiye Jokey Kulübünün düzenlediği düz koşu yarışları İngiliz ve Arap atları için tertip ediyor. Dolayısıyla, ülkemizde çok büyük bir Arap atı yetiştiriciliği söz konusu. Ayakları ile sırt iskelet sistemlerinin çok dayanıklı olması ve insanlarla çalışmaya çok daha yatkın olmaları bizim için Arap atlarını ön plana çıkartıyor. Genelleme yapacak olursak da bütün sıcak kanlı atlarla atlı akrobasi yapabilirsiniz. Burada ırktan ziyade, karakteristik özellikler biraz daha ön plandadır. Voltij diye tabir edilen atlı jimnastik ise soğuk kanlı atlarla da yapılabilir. Atın hangi yaşta ve hangi koşullarda eğitilmesi gerektiği, farklı branşlar için değişiklik gösterir. Çünkü, atların iskelet yapıları 7 - 8 yaşlarına kadar oluşumlarını sürdürür. Kimi branşlarda, atın anatomik yapısının tamamen oturmuş olması gerekiyor. Dolayısıyla, engel atlama gibi bazı branşlarda, atın yaşının biraz daha büyük olması gerekir. Ama atlar ile olan iletişimden bahsediyorsak, tay doğduktan 1.5 saat sonra bu iletişime başlayabilirsiniz. Günümüzde, Doğal Atçılık Metotları olarak adlandırılan en efektif yol da budur. Böyle bir tayda, az önce bahsettiğim atı ekside başlatan ve insana karşı önyargılı olmasına sebep olan durumlar ortaya çıkmamış olur. İnsana tamamen güvendiği bir ortamda büyümüş olur. Atlar ile ister keyif amaçlı, ister spor amaçlı çalışıyor olun, bu güven ve sevgi varsa, çok daha güzel sonuçlar elde edersiniz. At ile olan iletişiminize 1.5 saat sonra başladığınızda farklı dinamikler, 2 veya 7 yaşında başladığınızda, hatta doğada, at sürüsünde 10 yaşına kadar yılkıda kalan bir at ile olan iletişiminizde farklı dinamikler söz konusu olur. Burada sadece, bu dinamiklerin farkında olup, onlara göre hareket etmeniz gerekir. ÇÇ Atlı akrobaside kullandığınız özel ekipmanlar nelerdir? En sihirli ekipmanım, havuç. Atlar ile çalışırken, tadında ödüllendirmek çok önemlidir. “Tadında” nın altını çiziyorum. Çünkü benim anlayışıma göre at, havuç veya bir ödül için bunu yapıyor olmamalı. Cezalandırılmaktan korktuğu için de bunu yapıyor olmamalı. At, sizinle vakit geçiriyor olmaktan mutlu olduğu için bunu yapıyor olmalıdır. Zira böyle olursa, at ruhunu ortaya koyar. Öteki türlü, bir şey için bunu yapmış olur, o şey de elinizde olmadığı zaman hem at mutlu olmaz hem de yapılması istenen şeyi yapmak istemez. İki tarafın da keyfi için atın, orada sizinle o anı paylaşıyorken mutlu olmasını sağlayabiliyor olmanız lazım. En efektif versiyon budur. Fakat, tabii ki ödül kullanıyoruz ve ben havuç tercih ediyorum. Bunun haricinde, doğal atçılık çalışmalarını uyguladığımız yer çalışmalarında dresaj kamçısı haricinde özel bir ekipmanım yok. Dresaj kamçısını da atı belirli bir disiplinde çalıştırmak yerine, elimin bir uzantısı olarak görüyorum. Malum, ben 80 kiloluk bir insanım, benim çalıştığım atlar ise yaklaşık 500 kilogramlık canlılar. Aynı zamanda atlar, gücünün insan karşısında ne kadar fazla olduğunu bilmeyen canlılardır. Dresaj kamçısını, bu çalışmalar içinde atı belirli bir mesafede, benim güvenli olduğum alanın dışında bir noktada tutabilmek amacıyla kolumun bir uzantısı olarak kullanıyorum. Ayrıca, bazı komutları da vücut dilimle verdiğim gibi kamçının belirli hareketleriyle de verebiliyorum. Atlı akrobasiye gelecek olursak, kökü geleneksel Kafkas kökenli eyere dayanan ama daha sonra geliştirilmiş bir eyer kullanıyorum. Bu eyer, yapılan modifikasyon ile akrobasi eyeri haline getiriliyor. Birçok ülkede aşağı yukarı aynı olan bu eyer, deri tahta ve metalden yapılıyor. Genelde üç kolon bağlantı noktası bulunuyor. Bu şekilde, hem eyer kaymıyor hem de kolonun kopması durumunda eyer yerinde kalıyor. Eyerin ön ve arka tarafında tutunduğumuz, benim kulp olarak adlandırdığım iki tane demir parçası, yan taraflarında da atın üzerinde amuda kalkmak veya dörtnala giderken atın karnının altından geçerken tutunmak için çeşitli kayışlar bulunuyor. ÇÇ Atlar da gösterilerden önce heyecanlanıyorlar mı? Gösteriden önce biz heyecanlanıyoruz ama açıkça söylemek gerekirse ben, atların heyecanlanmamasını tercih ederim. Çünkü, atlar genellikle sürprizleri seven canlılar değiller. Bildikleri bir şeyi çok iyi uygulayan canlılar ve çok iyi bir hafızaları var. Soğuk kanlı olmaları ve algılarının açık olması, yaptıkları işe odaklanmaları benim için çok daha avantajlı. O zaman, çok daha rahat bir gösteri yapabiliyoruz. Bunu düz koşu yarışlarında çok görüyoruz. Birçok at, padokta veya starting box’a girmeden önce heyecanlandığı için enerjisinin büyük bir kısmını yarış öncesinde harcamış oluyor ve bu yarış performanslarına yansıyor. Aynı zamanda, bu heyecan sırasında atı kontrol etmek de zorlaşıyor ve talihsiz olaylar yaşanabiliyor. Atın sakin ve soğukkanlı olması bir olgunluk ve bilgelik göstergesidir. Hatta, şu şekilde bir olayla da karşılaşıyoruz. Atlar, doğada kendi sürülerinin belirlediği alanlarda dolaşan canlılardır. Farklı yerlere gittiklerinde, yeni bölgeyi çok iyi bilmedikleri için güvende olduklarını hissedene kadar paniklerler. Biz de hem gösteriler hem de sinema - televizyon projeleri için çok sık seyahat ediyoruz. Ama çok ilginçtir, atları at vanından indirdikten sonra, heyecanlanıp hemen çevreyi gözlemlemeye başlıyorlar.

RkJQdWJsaXNoZXIy ODAzNjM=