2019_Ocak

14 TJK’NIN SESİ OCAK 2019 YARIŞLARI TEKRAR CANLANDIRIRDIK… Size bir anımı anlatayım, o zamanlar Türkiye’de müşterek bahis oyunları olarak sadece Milli Piyango ve at yarışları vardı. Resmi programı bilirsiniz, bizim zamanımızda atların deklareleri aynı gün yapılırdı. Bu nedenden, üzerinde ne jokey, ne de start numarası yazardı. Kara tahtalar vardı, orada açıklanırdı, siz de resmi programın üzerine silinen atları ve jokeylerini not ederdiniz. Bu programlar yıllarca biriktirilirdi ve kış akşamlarında, arkadaşlar arasında oturulup, 3 - 4 senelik eski programlar arasından bir tanesi alınıp, spiker olan bir arkadaşımızın anlatımıyla sanki atlar sahaya çıkıyormuş gibi okunurdu. Küçük iddialara girilerek, yarışlar hafızalarımızda tekrar canlandırılırdı ve bilinmeye çalışılırdı. Burada önemli olan atları ve orijinlerini iyi bilmemiz idi. ASLI ÜYELIĞIM… Petkim’de göreve başladığım yıllarda, İzmir yarışları yapılıyordu. Tabii, babamın da Kulüp üyesi olmasından kaynaklı benim de Kulüp’te üye olmak için içimde uhde kalan bir istek vardı. Petkim kurulduğunda, Güzel Hisar Barajı vardı. Bu barajın müteahhiti de rahmetli Cemal Kura idi. Cemal Ağabey ile iş münasebeti ile bir tanışıklığımız oldu. 1985 senesinde de Türkiye Jokey Kulübü Asli Üyeliği için ilk müracaatımı yaptım. O sene sert bir kış vardı. Kulübün merkezi de o yıllarda Ankara’da idi. 45 - 50 civarı üye vardı. O balotajda üye kabulüm olmadı, biraz daha beklemem gerektiğini takdir ettiler. Toplantı sonrası Ankara Garı’nda tren beklerken, İzmir yarışlarından tanıdığım uzun boylu bir arkadaş olarak aklımda kalan Onur Yetkin ile karşılaştım. Trenlerde de yer yok. Kendisine, “Uygun görürseniz benim kompartımanımda seyahat edebilirsiniz” dedim ve bu vesile ile tanışıklığımız oldu. Ondan sonra da 1986 senesinde, Asli Üyeliğe ikinci defa müracaat ettim ve hem Onur hem ben Kulübe kabul edildik. Sonrasında da Hazım Gözlükçü döneminde kısa bir süreliğine Yönetim Kurulu Üyeliği’nde bulundum. Bir de Denetçiler Kurulu Üyesi oldum. BIR ANI… Eskiden bu kadar fazla hipodromlarımız yoktu. Ankara, İzmir ve İstanbul Hipodromları vardı. Daha sonra Adana’da açıldı. Devamlı olarak yarışları kaçırmadım ve hep atçılığın içinde bir fiil bulunmaya özen gösterdim. Bununla ilgili de şöyle bir anım oldu. Bir gün Cemal Kura, benim büyük oğlum Cenk’i yakalıyor ve şu soruyu soruyor; “Cenk, kışın baban ile birlikte pazar günleri hiç öğle yemeği yiyor musunuz?” Cemal Ağabey’in böyle enteresan soruları vardı. Çünkü kışın her öğlen ben İzmir’de yarışlardaydım, evde olmadığımı bildiği için o soruyu oğluma soruyor. Bunun gibi güzel anılarımız çok olduydu... HAYATIMIN IKINCI ÜNIVERSITESI TÜRKIYE JOKEY KULÜBÜ… Hiç unutmuyorum; bir kongre arifesindeydik, kongre bitti. Bir hafta sonra Cemal Ağabey Başkan seçildi. Rahmetli Semiral Bilbaşar, Turan Oğan ve Orhan Özsoy Yönetim Kurulundalar. Onlar İzmir’e geldiklerinde oturup çok güzel sohbetler yapardık, anılar dinlerdik. Şunu söyleyeyim, ben üniversiteyi bitirdikten sonra, hayatımın ikinci üniversitesi Türkiye Jokey Kulübü olmuştur. Buradaki büyüklerimizden çok kıymetli anılar, bilgiler edindim. Benim bulunduğum semt Mebus Evleri’nde ve burada Mümin Çılgın’ın dairesi vardı. Bu daireyi Ankara yarış sezonunda Sedat Evliyazade kullanırdı. Aynı sokağın sonunda da Ekrem Kurt gelip Avukat Hüseyin Moralı’nın evinde kalırdı. CAN POLAT EYİGÜN / METE AYSAL / MURAT CAVCAV / OKTAY SERİCİ HAKAN YÜCETÜRK / METE AYSAL METE AYSAL / ŞENER KOYUNCUOĞLU / NUSRET BALKAROĞLU / CENGİZ ŞEREN / YAMAN ZİNGAL METE AYSAL SADETTİN SÜKAN TULGA YÜZATLI CAHİT AYBEK

RkJQdWJsaXNoZXIy ODAzNjM=