2019_Ocak

en 1942 senesinde, Ankara Atatürk Orman Çiftliği’nde dünyaya geldim. 1942 - 1946 seneleri arasında Ankara’da ikamet ettim. 1946 senesinde, babamın siyasete atılmasıyla beraber Uşak’a taşındık. 1950 senesine kadar da orada ikamet ettik ve 1950 senesinde babamın milletvekili seçilmesiyle Ankara’ya döndük. Şunu da eklemek isterim; benim Ankara’da geçirdiğim 4 yaşıma kadar olan dönemimde, hayal meyal hatırlıyorum, Atatürk’ün manevi kızı Ülkü ile komşuyduk ve benim arkadaşım idi. Güzel bir anı olarak hafızamda kalmıştır. İlkokul, Ortaokul ve Lise’yi Ankara’da tamamladıktan sonra İstanbul’da Elektrik Mühendisliği okudum. Ve Okul hayatım bittikten sonra da devletin muhtelif yerlerinde elektrik mühendisi olarak hizmet verdim. Tahmini olarak, 1978 senesinde Aliağa Petkim kuruldu, orada Kontrol Amirliği yaptım. Petkim’den emekli olduktan sonra İstanbul’a geldim. 1990 yılında, İstanbul’da Kulüp arkadaşım Ömer Faruk Girgin ile birlikte bir kafeterya açtık. Orayı beş sene kadar çalıştırdıktan sonra da bir mühendislik bürosu açtım, bunu da 2004 yılına kadar sürdürüp emekli oldum ve Ankara’ya döndüm. Şu anda da yarı emekli olarak yurtdışındaki firmalara danışmanlık hizmeti veriyorum. 1950 VE ATLAR… At yarışları benim hayatıma ilk kez 1950 senesinde girdi. Rahmetli babam Yusuf Aysal da Jokey Kulüp Üyesi’ydi ve 1950 senesinde ilk defa Ankara Hipodromu ile tanıştım. Şöyle söyleyeyim, o yıllarda bütün devlet büyükleri Ankara’da ikamet ediyorlardı ve Türkiye Jokey Kulübü, 1950 senesinde, parlamenterlerin de içinde bulunduğu bir grup tarafından kuruldu. Kurucuları, Devlet Bakanı Fevzi Lütfi Karaosmanoğlu, Kocaeli Milletvekili Saim Önhon, Prens Halim Said Türkhan, Nejat Evliyazade ve Sait Akson’dur. Tabii, bu kuruluşta dönemin Cumhurbaşkanı Celal Bayar ve Başvekil Adnan Menderes’in de büyük katkıları oluyor ve emin olun ki bu Kulüp onlardan bize kalan bir mirastır. O senelerde, parlamenterlerin bir kısmı Türkiye Jokey Kulübü, bir kısmı da Anadolu Kulübü Üyesi’ydi ve Jokey Kulüp, atçılar ile beraber parlamenterlerin de kulübü idi. 1960 senesinde, parlamenterler Kulüpten olduğu gibi çekildikten sonra Kulüp at sahiplerine tamamen teslim edildi ve bugünlere kadar iyi bir şekilde gelindi. ESKI ANKARA HIPODROMU… Şimdi tabii, çocukluğumuzdan güzel hatıralarımız da var. Babam beni at yarışlarına götürdükten sonra ben de atlara alıştım. Eskiden, cumartesi günleri yarım gün çalışırdık. Okullar da öğleye kadardı. Öğlen paydosu olduktan sonra elimizde kitap, defterle doğru hipodromun yolunu tutardık. Tabii, çok güzel yaşanmışlıklar ve anılar biriktirdik. O zamanlar at yarışlarına ilgi çok fazlaydı. Şunu da eklemeden geçemeyeceğim; o yıllarda Ankara, Balkanların en güzel hipodromuna ev sahipliği yapıyordu. Ankara’da gidilebilecek en güzel yer hipodromdu ve herkes çoluk çocuğuyla birlikte gelerek, bir öğleden sonrasını keyifle geçirirdi. Hipodrom, sadece yarışlarla anılmıyordu. Her 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı geçişleri hipodromda yapılıyordu. Hipodromumuzda, dönemin Cumhurbaşkanları yarışları izleyip kupa vermişlerdir. 1968 senesine kadar bütün Gazi Koşuları Ankara’daki eski Hipodrom’da yapılmıştır. 1971 senesinde, Kraliçe II. Elizabeth ülkemize gelmiştir ve kendi adına tertip edilen yarışa katılmıştır. Hiç unutamam, o koşuyu Eliyeşil Ekürisi’nin Akkor isimli tayı kazanmıştı. Tabii, o yıllarda atlarla da haşır neşir olmaya başlayınca, atların geçmişleriyle de alakadar olmaya başladık. Şöyle söyleyeyim, o kadar alakadarız ki, atın ismiyle beraber orijinini de bilirdik. 13 TJK’NIN SESİ OCAK 2019 B İ L K O K U L Y I L L A R I . . . MESRURE & METE AYSAL ANKARA HİPODROMU 1941/ MESRURE & YUSUF AYSAL

RkJQdWJsaXNoZXIy ODAzNjM=