2019_Mayis

81 TJK’NIN SESİ MAYIS 2019 o tanıdığı sesi duyamadı, o bildiği kokuyu alamadı. O sabah ona her sabah olduğu gibi çok sevdiği portakallardan getiren olmamıştı. Bir şeylerin ters gittiğini hemen anlayıverdi. Her zamanki mağrur, heykelsi duruşunun aksine başı öne eğildi, kuyruğu düştü ve ilk defa yorgun ve mutsuz olarak görüntülendi. Başı önde öylece ahırına döndü, olduğu yere yığılıp kaldı. Hiçbir şey yemedi, içmedi, kimseyle konuşmadı, gözgöze gelmedi. O, delişmen, her zaman yayından fırlamaya hazır bir ok gibi enerjik duran, namlusundan ayrılmayı bekleyen bir mermi gibi menzile bakan at bir kaya gibi hareketsizdi. Will Harbut felç geçirdi ve 3 Ekim 1947’de öldü. Dostunun ölümünün üzerinden henüz bir ay bile geçmeden büyük kalbi duran, Man O’ War da 1 Kasım 1947’de öldü. Tıp sözlüğünde “kederden ölmek” diye bir şey olmasa da belli ki o bu sebepten ölmüştü. Yaşadığı süre içinde Kentucky - Lexington’daki halka açık Faraway Çiftliği’nde 3 milyondan fazla kişi tarafından ziyaret edildi. Kentucky’nin en büyük bulvarına adı verildi. Cenazesi televizyonun olmadığı günlerde radyolardan canlı olarak yayınlandı. Amerikan Başkanları bile onun kadar el üstünde tutulmadı, Ramses’in cenazesine bile bu kadar önem verilmemişti. Tek parça halinde mumyalanarak gömülen tek at oldu. Bu cüsseli aygır 13 kişi tarafından taşındı. Yaşını temsilen mezarının çevresine 30 gürgen ağacı dikildi. Cenazesine katılan araçların oluşturduğu konvoy 1 km’yi geçiyordu. Onu uğurlayanların sayısı 2 binden fazlaydı. Birleşik Devletler Ordusu tarafından Fahri Albay unvanına layık görüldü. Hakkında kitaplar yazıldı, filmler çekildi. Kentucky At Parkı’na heykeltıraş Herbert Haseltine’nin yaptığı, 6 ay çalışılarak 9 parçadan oluşturulan, toplam ağırlığı 3 ton olan bronz heykeli dikildi. Tüm zamanların en büyük atlarından Man O’ War 100 yaşına bastı. İnsanları kıskandırırcasına, bir atın ardından bir asır sonra eksilmeyen bir ilgiyle; “İyi ki doğdun...” dendi.

RkJQdWJsaXNoZXIy ODAzNjM=