2019_Mayis
19 TJK’NIN SESİ MAYIS 2019 ■ Telaş yapma hallolur, ■ Ben Gazi’yi koşmayı çok istiyorum, ■ Ben de koşmanı çok isterim, ■ Lütfen bana yardımcı ol. Al bu tayı eline, şu 15 günde ne yapabilirsen yap. Koşmaya çalış, ben de hiç müdahale etmeyeceğim. Bu konuşmamızın üstüne atı aldım ve bir çalışma sistemi kurdum. Mesela, kenterlerine hafif başlıyorum, sonlara doğru aça aça geliyorum. Sonra da yavaş yavaş hızını düşürüyorum. 15 gün idmanlar bu şekilde devam etti. Bu arada Talha Dinçel’in atlarına da bakıyorum. Neyse, günden güne at daha da iyi olmaya başladı. En son galobunda, son 200 metresini 11.8 yaptı ve ben “Bu iş oldu galiba” dedim. Gazi zamanı geldi, bindirecek jokey yok. Mustafa Dinkçioğlu, “Git Kazım Yıldız’a söyle, eğer atıma binerse 3.500 Lira para vereceğim” dedi. O zaman yarışı kazansa 4.200 Lira para alacak, yani teklif edilen çok iyi para. Kazım’a gittim ama daha önceki yarışında sorunlu olduğunu bildiği için binmek istemedi. Bir de bu süreçte Eliyeşil’in atına söz verdiğinden bizi geri çevirdi. Askerden Yaşar Atçı’yı getirttik. O da askerde olduğundan idmansızdı ama karar verildi, artık koşulacak. Ben ata çok inanıyorum, kazanacak dedim. Yarış günü Dinkçioğlu geldi, “Nasıl koşar?” dedi. Ben de “Seni tatmin eder” dedim. Neticede, at geldi yarışı kazandı. Ertesi gün Dinkçioğlu geldi; ■ Benim menajerim ol Turhan, %7.5 mont vereyim sana, ■ Olur ama beni rahat bırakacaksın. Öyle her dakika ahırda duramam. Başka atlar da var. Mesela, biliyorsun senin rakibin Şerife ile de ilgileniyorum, ■ Yaa, Şerife’den ne olacak, ■ Belli olmaz o da at, senin atın da geçen hafta bu kadar iyi değildi. Sonuç olarak biz konuşup anlaştık. Sonra Ankara’dan İstanbul’a geldik. Bu arada Şerife, Şaban Celep’in atı. Önce onu da kabul etmemiştim, bazı konularda kızgındım. Neyse, araya kardeşi girdi ve Şerife’ye bakmayı kabul ettim ama Şerife’nin benim istediğim gibi çalışacağını söyledim. Şerife’ye bir tane Şartlı Yarış koştuk, orada 4’üncü oldu. At muazzam yem yiyor, idmanları harika ama yarış günü zayıf koşuyor. Ben bunu aldım, yarışların olduğu yere her gün getirdim ve alıştırdım. Yarış günü de diğer günlerde olduğu gibi tam yemini yedirttim, atın yelesine falan dokundurtmadım. Seyisi de “Ağabey niye böyle yapıyoruz” deyince, “Ben bu ata psikolojik tedavi yapıyorum, bırak” dedim. Bu arada jokey bulamadık, aradık, en son Sadi Harmanbaşı’nı buldum. Neticede at 82 Lira ganyan ile birinci oldu. Kazandığımız yarış da Başbakanlık Koşusu ve Pikehan’ı geçtik. Bu arada Şerife’nin bir gözü görmüyor. Taktiği de ona göre verdim ve “Bariyer dibini bırakma sakın” dedim. Bir de “Kamçıyı son anda sol eline alıp, gören gözün olduğu tarafa sallayacaksın” dedim. O da bunu uyguladı ve bir boyun farkıyla Ayizi’ni geçtik. Pikehan da 4’üncü kaldı. Ama ben Dinkçioğlu’na yarıştan önce söyledim, “Pikehan’ın eski havası yok, bu yarışı Şerife kazanır” dedim. Neticesinde o sene, Pikehan ile Gazi’yi Şerife ile de Başbakanlığı kazandık. ŞÜKRÜ YURTERİ / TURHAN TÜRERAY MECDİ RAMAZANOĞLU TURHAN TÜRERAY CAHİT AYBEK FIRE WORK
Made with FlippingBook
RkJQdWJsaXNoZXIy ODAzNjM=