2018_Subat
61 TJK’NIN SESİ ŞUBAT 2018 olmamasıdır.” Atlar da gerçekten insanlar gibi duygulu ve anlayışlılar. Biz kadınlar da, atlara daha yumuşak, sakin ve anlayışla yaklaştığımız için onların dilinden daha iyi anlıyoruz. Dilek Yavuz: Kadınların şefkat ve merhamet duygusunun daha gelişmiş olması ve ister istemez temizlik anlayışının kadınlardan başlıyor olması bu işi, erkeklerden daha iyi yapmamızı sağlayacaktır. Hicran Savar: Atlar, hayatla mücadeleyi, güzelliği, emeği kısacası, benim için güzele dair ne varsa hepsini temsil ediyor. Tahsilim için kısa bir ara vermiştim ama yine atlardan uzak kalmak istemedim ve bugün buradayım. Ayrıca, mezuniyetimiz için buraya gelen insanları gördüğümde de çok mutlu oldum. Eğitime ihtiyacımız vardı, fakat desteğe de ihtiyacımız vardı. Ailemizden alamadığımız desteği veren Türkiye Jokey Kulübü’ne de ayrıca teşekkür etmek istiyorum. Nazlı Gençler: Binicilik, iki canlının bir arada yaptığı en güzel spor. Atlar da harika canlılar. Bir anne olduğum için atlara şefkatle yaklaşıyorum ve onları çok seviyorum. Nurhan Demircan: Güzelliği, asilliği ve özgürlüğü temsil ediyorlar. Pelin Kurt: Aşk. Nasıl bir eğitim süreci geçirdiniz? İnci Sucu: Bu kursa, iki arkadaşımla birlikte her gün Karacabey’den gidip gelerek katıldık. Hepimizin ikişer tane çocuğu var. Onları bazen komşulara bazen de kendilerine emanet ederek kursumuzu tamamladık. Çok güzel bir eğitim oldu. Teorik ve pratik derslerde birçok şey öğrendik. Öğrendiğimiz kadar eğlendik, eğlendiğimiz için de çok keyifli bir eğitim oldu. Nazlı Gençler: Önce teorik sonra uygulamalı bir eğitim aldık. At binmeden, atların ayaklarını temizlemeye kadar birçok şey öğrendik. Yurtdışından gelen uzman bir nalbanttan, nal çakımı ile ilgili dersler aldık. Pelin Kurt: Aldığımız derslerin yanında, kurs sonrası hipodromda kalarak birçok şey öğrendik. Dolu dolu bir 45 gün geçirdik. Bir kadın seyis olarak mesleğiniz ile ilgili hedefleriniz nelerdir? Berna Duran: Kursu başarı ile bitirerek sertifiklarımızı aldık fakat, sadece çerçeveletip duvara asmak istemiyoruz. Biz, işimizi canı gönülden seviyoruz. İl içi ya da il dışı olması farketmez, mesleğimi sevdiğim için her yerde çalışabilirim. Tecrübe kazandıktan sonra şampiyon bir at yetiştirmek istiyorum. Dilek Yavuz: Aldığım eğitimi, kendi alanımda veya antrenörlük gibi farklı alanlarda ilerletmek istiyorum. Gönül isterdi ki, hemen bir tay alıp onu yarışlara hazırlayalım. Fakat, yeterli bilgi birikimini ve tecrübeyi elde etmeden bunun mümkün olmadığını biliyorum. Esra Erten: Uzun süre masa başında çalıştım. Artık masa başında değil, atlarla birlikte olabileceğim bir mesleğim olsun istiyorum. Dolayısıyla, antrenörlük belgemi de alıp, kendi çiftliğimi kurmak istiyorum. Hicran Savar: Atların bakımını iyi yapamaz ve ihtiyaçlarını karşılayamazsanız başarılı olmalarını bekleyemezsiniz. Bu sebeple, atçılığın merkezinde de seyisliğin olduğunu düşünüyorum. Ayrıca, atçılık sektöründe kaliteyi arttırabilmek için de en önemli mesleğin seyislik olduğuna inanıyorum. Yarış atçılığı ile bu kurs sayesinde tanıştım. Mesleğimi yapmaya devam ederken Uluslararası Koşular’a ve Centilmenlik Koşuları’na katılmak gibi bir hedefim var. Bunun yanında, terapi atları ile çalışmak istiyorum. Nurhan Demircan: Çiftliğimde, 12 yıldır yetiştiricilik yapıyorum. Ayrıca, 6 senedir de pansiyoner olarak hizmet veriyorum. Şu anda da, kendim doğurttuğum, yetiştirdiğim ve bütün eğitimleri ile ilgilendiğim tayım Fırtına Şimşek, Kocaeli Hipodromu’nda yarış koşuyor. Gözümü Başbakanlık Kupası’na kadar diktim. Pelin Kurt: Erkeklerin imrendiği bir “Baş Seyis” olmayı herkes ister. Hedeflerimi hep yüksek tutarım, bir şampiyon yetiştirmek istiyorum. Mezun olan Kadın Seyislerimize merak edilenleri sorduk...
Made with FlippingBook
RkJQdWJsaXNoZXIy ODAzNjM=