2018_Subat
60 Neden seyis olmak istediniz? Berna Duran (28 - Şanlıurfa) : Benim annem İzmir’li. Orada yaşadığımız yıllarda, haftasonları İzmir Şirinyer Hipodromu’nda at binmeye gidiyordum. Dolayısıyla, küçüklüğümden itibaren atlara karşı bir ilgim vardı. Babamın memleketi olan Şanlıurfa’da böyle bir kursun açıldığını duyunca, bu kursa katılmaya karar verdim ve birincilikle bitirdim. Dilek Yavuz (26 - Diyarbakır) : Bütün canlıları çok seviyorum. Fakat, atlar bende çok daha farklı bir yere sahip. Çocukluk yıllarımda dedemin bir atı vardı, ben de o ata binerdim. Sevgim de o yıllarda başladı. Bu projenin başlayacağını duyunca, değerlendirmek istedim. Esra Erten (25 - Ankara) : Ben öğrenmeyi çok seviyorum. Ayrıca, tarım ve hayvancılık alanında çeşitli projelerim var. Bu sebeple, bu alanda yapılan tüm etkinlikleri takip ediyorum. Kadın Seyis Projesi’ni duyduğumda da hemen kayıt yaptırdım. Hicran Savar (34 - İstanbul) : Bu kursa katılmadan önce de konkur atı seyisliği yapıyordum. Fakat, bir eğitim almamıştım. Daha sonra, tahsilim için mesleğime birkaç yıl ara verdim. Bu kursun açıldığını öğrenince de hem eğitim almak hem de unuttuklarımı tekrar hatırlamak için katılmaya karar verdim. İnci Sucu (34 - Bursa) : Daha önce de ata biniyordum ve atları çok seviyorum. Bir kere çok karizmatikler ve gerçekten çok duygusallar. Ailemde atçı yok fakat, ben atlara daha yakın olmak istediğim için bu kursa katılmak istedim. Nazlı Gençler (23 - Adana) : Benim eşim Adana Hipodromu’nda seyis olarak çalışıyor. Onun nasıl bir iş yaptığını hep merak ederdim. Hem onun yaptığı işi öğrenmek, hem de evimize ekonomik olarak katkıda bulunmak için bu kursa katılmaya karar verdim. Bu projenin başlayacağını da eşim ile birlikte TJK TV’yi izlerken öğrendim. Eşime, katılmak istediğimi söylediğimde, “Hipodroma mı gideceksin? Saçmalama ne işin var?” diye karşı çıktı. Fakat, ben bir gün çocuğumu hastaneye götürdüm ve eve dönüşte hipodroma giderek kaydoldum. Daha sonra, hipodromlarda ortamın değişmesi gerektiğini, kadınların da bu işi yapabileceğini anlatarak eşimi ikna ettim. Nurhan Demircan (38 - Kocaeli) : Ben, 6 ay kadar Türkiye Jokey Kulübü, İzmit Aşım İstasyonu’nda çalıştım. Çevremdeki insanlar, “Aşım İstasyonu’nda çalışıp da ne yapacaksın? Bulaşıkçılık mı yapacaksın? Paspasçlık mı?” dediler. Ben de, “Hayır, ben de erkekler gibi seyislik yapacağım” dedim. 12 yıldır seyislik yapıyorum. Ayrıca, küçük de olsa bir yetiştiriciyim ve 10 tane atım var. Bayanlar yurtdışında bu işi yapıyorsa, ben de yaparım dedim ve dediğimi yaptım. Bugün de, birincilik ile bitirdiğim kurs mezuniyet belgemi almanın gururunu yaşıyorum. Pelin Kurt (24 - İzmir) : Daha önce, bir at çiftliğinde masa başında çalışıyordum. Kendi işimden çok atlarla ilgilendiğim için işten çıkartıldım. Atlara olan aşkımdan dolayı da seyis olmaya karar verdim. Ailenizin tepkisi nasıl oldu? Esra Erten: Bu kursun açıldığını bile babam haber verdi. Ailem her konuda, sonuna kadar yanımdadır. İnci Sucu: Ben biraz uçuk - kaçık biri olduğum için pek şaşırmadılar. Fakat, ailem her zaman arkamdadır. Çünkü onları hiç yanıltmam. Nurhan Demircan: Bu işe başlamadan önce, eşime ve çocuklarıma, “Ben seyislik belgemi alacağım, hipodroma gidip padokta at gezdireceğim ve sizin kahramanınız olacağım” dedim ve oldum. Eşim sonuna kadar bana destek oldu. Zaten onun desteği olmasaydı, başaramazdım ve onların kahramanı olamazdım. Anneme seyislik kursuna katıldığımı söyleyince, “Zaten başka bir kursa katılsaydın şaşardım” dedi. Pelin Kurt: Atlara olan tutkumu bildikleri için hiç yadırgamadılar ve her konuda olduğu gibi bana destek oldular. Atlar sizin için ne ifade ediyor? Berna Duran: Eğitmenlerimizden Eşref Hoca’nın bize söylediği gibi, “Atların insanlardan tek farkı, dillerinin BERNA DURAN / HİCRAN SAVAR / ESRA ERTEN / DİLEK YAVUZ / NAZLI GENÇLER / İNCİ SUCU / PELİN KURT / NURHAN DEMİRCAN
Made with FlippingBook
RkJQdWJsaXNoZXIy ODAzNjM=