2018_Subat
49 TJK’NIN SESİ ŞUBAT 2018 Ayrıca, geçtiğimiz süreç içinde eşimden ayrılmıştım. Artık, yalnız bir anneydim, bu sebeple şehrin sakin ve güvenli bir şehir olması benim için çok önemliydi. Samsun’un denizini, farklı branşlardaki olimpik spor tesislerini ve eğitim sistemini gördükten sonra da bu kararım kesinleşti. İstanbul’u da iyi biliyordum fakat, bana göre çocuk yetiştirmek ve yaşamak için uygun bir şehir değil. Samsun’da başlattığınız, “Atların Masal Dünyası Projesi” hakkında bilgi verir misiniz? Olimpik seviyede binicilik, Samsun’un yeni tanıştığı bir kültür olmasına rağmen çok ilgi gördü. Özellikle hafta sonu, tesisimiz çocuklarını ata bindirmek isteyen ailelerle dolup taşıyordu. Fakat, ben daha fazla çocuğa ulaşmak ve at sevgisi aşılamak istedim. Çocukların ilgisini nasıl çekebilirim diye düşündüğüm sırada, okulları ziyaret ederek onları kulübümüze davet etmenin iyi bir fikir olacağını düşündüm. Fakat, bu ziyaretlerimizde farkettim ki, bunu organize etmek çok zor. İzinler, öğrencilerin ulaşımı, okuldan uzak kaldıkları süre gibi faktörler bir araya geldiğinde, başka bir yöntem bulmamız gerektiğini anladım. Böylece, yıllar önce Bulgaristan’da uyguladığım bir projeyi uygulamayı teklif ettim. Samsun’da her okulun at binmeye uygun geniş bahçesi vardı. Biz de, bu işi tamamen güvenli bir şekilde yapabilecek profesyonel ekibe ve ekipmana sahiptik. Buna uygun olarak bir program hazırladım ve Milli Eğitim Bakanlığı onayı aldık. Böylece, Büyükşehir Belediye Başkanımız Yusuf Ziya Yılmaz’ın büyük desteği ile “Atların Masal Dünyası Projesi”ni hayata geçirdik ve “çocuklar atlara gelemiyorsa, biz atları çocuklara götürürüz” düşüncesiyle, Samsun’daki tüm okulları ziyaret etmeye başladık. İlk aşamada bir ekibimiz vardı. Günümüzde ise, iki ekip ile birlikte, çocukları atlara bindirerek, atları sevmelerini ve onlarla iletişim kurmalarını sağlıyoruz. Okullara giden eğitmenler ve yan yürüyücüler çocukları ata bindirmenin yanında, onlarla atların yaşamı ile ilgili bilgiler paylaşıyorlar. Bu eğitimler ile çocuklara, atların neleri sevdiklerini, nelerden hoşlanmadıklarını, onlara nasıl yaklaşılması gerektiğini, onları nasıl sevmeleri gerektiğini öğretiyoruz. Böylece, çocuklar eğlenirken öğreniyorlar. Çocuklara biniciliği öğretmek için en uygun yaş nedir? Samsun’un biniciliğe olan ilgisi nasıl gelişme gösterdi? Profesyonel anlamda binicilik eğitimine, on yaşında başlanması gerektiğine inanıyorum. On yaşından önceki süreçte ise, çocukların ponyler ile iletişim kurmaları gerektiğini düşünüyorum. Biz, çocuklarımızı 3 yaşından itibaren ponnylere bindiriyoruz. 3 yaş altındaki çocuklar, henüz bu eğitime hazır olmuyorlar. Hem atlardan korkuyorlar hem de atın üzerinde durabilmek için gereken dengeye ve güce sahip olmuyorlar. 3 yaşından sonra ise, oyunlar eşliğinde eğlenmelerini sağlayarak onları atlara bindiriyoruz. İlk aşamada, yan yürüyücülerimiz ve gözetmenlerimiz eşliğinde biniyorlar. Bu şekilde, yavaş yavaş güçleniyorlar ve atlar ile doğru iletişimi kurmayı öğreniyorlar. Daha sonraki yıllarda, daha ileri seviyedeki eğitimlere hazır hale geliyorlar.
Made with FlippingBook
RkJQdWJsaXNoZXIy ODAzNjM=