2018_Mayis
56 TJK’NIN SESİ MAYIS 2018 Barbarların saldırısı ve antik Hipodrom’dan çalınan at heykelleri ‘‘ ‘‘ G ünümüzde Sultanahmet’de At Meydanı olarak bilinen Hipodromun yapımına İmparator Septimus Severus (193 - 211) zamanında başlanmış. I. Constantinus (324 - 337) zamanında ise, Roma’daki Circus Maximus örnek alınarak genişletilmişti. Hipodromun ortasında yer alarak yarış alanını ikiye ayıran spina ve hipodromun güney ucundaki, yarım yuvarlak pek çok anıt ve heykelle süslenmiş olduğu biliniyor. Bu anıtlardan spina üzerinde yer alan Dikilitaş, Örme Sütun ve Burmalı Sütun bugün de Sultanahmet’te varlığını korumaktadır. Diğer heykeller Haçlı Seferleri sırasında tahrip edilmiş veya yerlerinden sökülerek taşınmıştır. Hipodromu süsleyen ve talan edilen anıtların en ünlüsü ise, Quadriga adı verilen zafer arabasını çeken dört bronz at heykelidir. Asırlarca Hipodromun kuzey cephesinde yer almış olan Bronz Atlar’ın Konstantinopolis’teki varlığından ilk kez, 10. yüzyılın sonlarına ait “Patria Sive Origines Urbis Constantinopolitanae” adlı anonim eserde söz edilir. Bu eserde, dört “altın kaplama” atın II. Theodosius (408 - 450) zamanında Sakız Adası’ndan getirtildiği belirtilir. Ortaçağ’da da pek çok gezgin Hipodromdaki anıtlardan ve at heykellerinden söz etmiştir. 12 ve 13. yüzyıllarda yaşamış olan Bizanslı tarihçi Nicetas Choniates, I. Manuel Komnenos (1143 - 1180) döneminde Hipodrom kulesinin üzerinde altın yaldızlı dört bronz atın bulunduğunu yazmaktadır. 15. yüzyılda Konstantinopolis’e gelen Floransalı seyyah Christophore Buondelmonti, Hipodromda bulunan Sultanahmet’de At Meydanı olarak bilinen Hipodromdaki dört at heykelini üzerinin sarı ve parlak olmasından ve tevatürden sebeple altın zanneden Latinler, bu eserleri büyük bir iştahla Venedik’e taşıdılar... VEDAT KEMER HİKAYAT Quadriga Atları VENEDİK SAN MARCO KİLİSESİ
Made with FlippingBook
RkJQdWJsaXNoZXIy ODAzNjM=