2018_Mayis

15 TJK’NIN SESİ MAYIS 2018 Binicilik, dünyada iki canlının ortaklaşa yaptığı tek spor dalı. Binerken, birlikte çok şey paylaşıyorsunuz. Yarışçılık da binicilikten farklı olarak insana bambaşka hissettiriyor. Düşünsenize, bir kısrağı alıyorsunuz, yetiştiriyorsunuz, bir tayı oluyor, sonra o tay gelip sahada yarışlar kazanıyor. Bu, inanılmaz bir duygu yaşatıyor. ‘‘ ‘‘ akan Özcan, 1962 yılında İstanbul’da doğdu. Atlarla ilk tanışması, 1972 yılında, rahmetli babası Sedat Özcan’ın Maslak Atlı Spor Kulübü’nde at binerken Hakan Özcan’ı da yanında götürmesiyle oldu. Ve o gün bu gündür atlar hayatının vazgeçilmez bir parçası oldu. Bir süredir biniciliğe ara vermiş olsa da çiftliğinde yetiştiriciliğe, sahalarda koşan safkanlarıyla yarışçılığa ve Kemer Country’de bulunan yakışıklı atıyla konkura alakasını sürdürüyor. Ve bu sevginin hiçbir zaman eksilmeyeceğini her kelimesinde vurguluyor. Uzun senelerdir atçılığın içindesiniz. Biraz bize atçılığa giriş hikayenizden bahseder misiniz? Biz konkurdan gelme atçılarız. Babamla at binmeye aşağı yukarı aynı senelerde başladık. Tabii yaş ilerledikçe ve konkurdan uzaklaştıkça, atlardan da kopmamak adına bu işe nasıl devam edebileceğimizi düşündüğümüzde, yakinen tanıdığımız Celalettin Alkan Bey bize at yarışlarının yolunu açtı ve “Madem atçılığı seviyorsunuz, gelin sizi hipodroma götüreyim, orası da çok nezih bir ortamdır.” dedi. Biz de geldik ve kaldık. Yanılmıyorsam 1985’li yıllardan sonra rahmetli babam Türkiye Jokey Kulübü’ne gelmeye başladı. Bir atımız vardı, ismi Plevne idi. O atımız bize konkurda çok emek verdi. Ona bir mükafat olması için de çiftliğe getirdik. Hatta yarışçı arkadaşlarımız da bir aygıra en büyük mükafat yanına kısrak getirmektir dediler. Zaten Plevne yarış sahalarından gelme bir safkandı ve bir Prince Tudor yavrusuydu. Yani kısaca bizim konkurdan at yarışlarına geçişimiz ve atçılığımızın başlaması bu şekilde oldu. Konumuz “İki Dünyanın Köprüleri” dolayısıyla iki dünyayı karşılaştırır mısınız? Binicilik, herhalde dünyada iki canlının ortaklaşa yaptığı tek spor dalıdır. Binerken, birlikte çok şey paylaşıyorsunuz. Yarışçılık sektöründe çok büyük emekler veriyorsunuz. Düşünsenize, bir kısrağı alıyorsunuz, yetiştiriyorsunuz, hamile kalıyor, doğuruyor, bir tayı oluyor, sonra o tay gelip sahada eğitiliyor ve yarışlar kazanıyor. H 1992 YILI GAZİ KOŞUSU GALİBİ PRESTIGE’İN BABASI PLEVNE, HAKAN ÖZCAN İDARESİNDE...

RkJQdWJsaXNoZXIy ODAzNjM=