2018_Kasim
53 TJK’NIN SESİ KASIM 2018 Neyse, biz gerekli artırımları yaparak kısrağı aldık. İngiltere’deki satışlarda da Stewart’ın ilgilendiği diğer alım yapan atçılar, İrlanda’ya kısraklarını götürüp orada doğum yaptıracaklarmış. Stewart bizim kısrağın işlemlerini de İrlanda’ya gidecekmiş gibi yaptı. Tabii ben ertesi gün haber aldım, hatta kendisi bana, “İsterseniz işlemleri değiştireyim” dedi. Ben de, “Gerek yok, madem işlemler bu şekilde yapıldı, gitsin” dedim ve Torok bu şekilde İrlanda’da doğdu. Tabii bu nedenle de Gazi koşamadık. TOROK… Torok çiftliğimize geldi, yetişti ve yarış hayatına başladı. Tabii bizim o yıllarda çok acemiliklerimiz oldu. Torok’u İzmir’de kumda koşturduk, sonuçta çimci bir safkandı. Sonra, İstanbul’a getirdik ve çok da başarılıydı, fakat bir sentetik yarışından sonra dizinde çatlak oldu. Tedavi edilebilirdi ama ben beklemeyeceğimi söyledim ve aygır yaptım. İyi ki de yaptık diyorum, çünkü 4 yaşında Türkiye’nin en geç aygırı olmuştu. Bekleseydik belki o başarıları sağlayamayacaktı, geç aygırlığa başlayacaktı, tayları geç sahaya gelecekti ve taylarının başarıları çıkana kadar da yaşlanmış bir aygır olacaktı. Mesela, Torok’un babası Singspiel çok uzun yıllar yarış kariyeri olan bir safkandı. Dolayısıyla aygır yavruları çok geç geldi ve insanlara yeterince fayda sağlayamadı. O nedenle, Torok’un erken yaşından dolayı atçılığımıza çok faydalar sağlayacağını düşünüyorum. BAŞARI IÇIN ARAŞTIRIR VE OKURUM… Ben her zaman şunu söylerim; “Bir insan bir şeyi istedi mi, her şeyi yapar.” Ben okumasını çok seven bir insanım, ve bir ayağım hep yurtdışında olmuştur. Bir konuyu okuyup, araştırdığınız zaman çok rahat netice elde edebiliyorsunuz, atçılık için de öyle oldu. Araştırdım, okudum, fiilen eksiklerimi de tecrübeli arkadaşlar vasıtasıyla tamamladım. Yurtdışında da Stewart gibi bir danışmanla çalışmanın avantajlarını yaşadım. Kendisi dürüst ve iyi çalışan bir arkadaştır. Araştırmalarım neticesinde de teorik olarak çok iyi noktalara geldim. Sağ olsun, Stewart da atın konfirmasyon veya diğer fiziksel özellikleriyle ilgili bize danışmanlık yapmasıyla, doğru alışverişimizi yapmış olduk. YAŞAM MERKEZI… Burası, Alsancak / İzmir’e 35 km mesafede, Çeşme’ye 40 km uzaklıkta, İzmir’in gelişimi yönünde yapılmış bir çiftlik. Tabii, artık burada pek boş yer kalmadı. Burayı ben yaparken sadece atlara yönelik olmasını istemedim, aynı zamanda bir yaşam merkezi oluşturmak istedim. Binicilik alanımızı dünyada tanınmış firmalara inşa ettirdim. Bunlar sonradan yapılacak işler değil, hep alt yapıdan itibaren projelendirmek gerekli. Bir bölümünü de yarış atçılığı için ayırdım. Bu konuyla ilgili her türlü hazırlıklarımız yapıldı; doğumlarından, sahaya gidene kadar padokları, ahırları, solariumundan walkerlarına kadar her şeylerini yaptık. 40 boxımız ve 6 adet padoğumuz var. Ben çok büyük padokların benim buradaki at popülasyonum düşünüldüğünde çok büyük katkı sağlayacağını düşünmüyorum. BUTIK ATÇILIK YAPIYORUZ… Burada bizim işimiz butik atçılık yapmak. Benim burada 6 tane kısrağım var. Daha önceden yarış atçılığından çıkmaya karar vererek bütün kısraklarımı çok sevdiğim arkadaşım Oğuz Yalçın’a verdim. Daha sonra da Torok’un başarıları gelince, biz de kıyısından köşesinden yetiştiriciliğe tekrar başlamış olduk. Ama bu sefer bunu yaparken, kendimi de yeniledim ve artık çok sayıda atla bu işi yapmama kararı aldım. Dediğim gibi, 6 tane çok kaliteli kısrağım var. Böyle de devam etmeyi düşünüyorum. Piano Sonata, Rhythm Divine, Abbas Yolcu’nun anneleri hep buradan çıkmadır. Burası hakikaten iyi kısrak ve taylar üreten bir tesis oldu. KEYIF IÇIN YAPTIK… Bir de 24 odalı bir butik otelimiz mevcut. Bu oteli daha çok kurumsal olarak kullanıyoruz. 1 Nisan’dan 15 Ekim tarihine kadar otelimizi açık tutuyoruz. Firmaların eğitim çalışmaları, düğün gibi organizasyonlarda faaliyet gösteriyor. Çok büyük bir tesis olduğu için sürekli açık tutmuyoruz, devamlı eleman çalıştırmak lazım, o da bizim işimize gelmiyor. Çünkü tamamen turizme dönmek gerekiyor. Biz burayı biraz keyif için yaptık. Benim İzmir’deki ofisimi de kapatıp buraya taşıdım. Aynı zamanda deniz taşımacılığı ve ticaretini de buradan yürütüyoruz. TOROK ARTIK BIR MARKA… Bu sene Torok adı altında bir zeytinyağı markası yarattık. Bizim burada yaklaşık 1500 adet, 350 yıllık zeytin ağaçlarımız var. Bunları zaten her yıl üretiyorduk, bu yıl daha profesyonel yaptık. Bizi mutlu eden, artık Torok’un bir marka olması. Biz burayı yaparken, doğaya dost, hayvan haklarına sahip çıkan bir spor merkezi yarattık. İnşa ederken bir tek ağaç kesilmediği gibi, yeni ağaçlar ve bitkiler ektik. Bu güzel ağaçları markalaştırırken Torok adından başka ne düşünebilirdik ki…
Made with FlippingBook
RkJQdWJsaXNoZXIy ODAzNjM=