2018_Kasim

40 TJK’NIN SESİ KASIM 2018 Sadece Zenyatta’yı vermesi şaşırtıcıydı, daha fazla şampiyon vermesi gerektiğini düşünüyordum, içimde öyle bir his vardı. Bunun sonucunda ortaya Winx çıktı. O dönemde patrona, Winx’le ilgilenmek istediğimi söyledim. O da, “Tamam. Fırsat oldukça yarışlara gidersin, bu atla sen ilgilenirsin” dedi. Daha sonra da Winx kendini kanıtlayınca tek odak noktam Winx oldu ve sadece onunla ilgilenmeye başladım. Açıkçası ahırımıza gelen her ata şampiyon gibi davranıyoruz. Bunun da nedeni, hiç kimse hangi atın ne olacağını bilemez. Ayrıca, şampiyon olsa da olmasa da sonuçta hepsi birer can taşıyor. Hepsi elinden geleni yapmaya çalışıyor. Benim için atlarda en önemli şey, onlara güven vermektir. Atlara güven verdiğiniz zaman ve karşılıklı olarak atlar size güvendiği, mutlu oldukları, kafaları sakin olduğu ve onları hırpalamadığınız zaman, size mutlaka karşılığını verecektir. Belki Grup Koşu olmaz ama diğer koşularda kendini kanıtlamaya çalışacaktır. İnanın bu böyle, buna defalarca şahit oldum. 5/ Şampiyon kısrak Winx’in “strapper”i olarak biliniyor ve haklı olarak takdir ediliyorsunuz. Ülkemizden farklı olarak, birebir Türkçe karşılığı bulunmayan strapper görevini nasıl tanımlarsınız? Strapper, ata bakan kişi anlamında. Yani bizdeki seyis arkadaşlarımız gibi aslında. Fakat, Avustralya’da bir kişi 10 - 15 ata bakıyor ki, bu bir dezavantaj. İşçi ücretlerinin pahalı olması ve çalışan sayısının az olması nedeniyle sistem gereği bu böyle. Strapper, aynı zamanda atı yarışa götüren kişi. 3 saat önce gidilen yarışlarda ata eşlik eder ve yarıştan sonra atın bakımını yapar. Fakat Winx’le benim durumum, ben bir tek Winx’e baktığım ve aynı zamanda kendi işimi yapmaya çalıştığım için biraz daha farklı. Bu noktada Türkiye’den de bahsetmek istiyorum. Türkiye’deki atlar bu konuda çok avantajlı. Neredeyse bir ata bir kişi bakıyor. Bu keşke burada da böyle olsa dediğim çok önemli bir konu… %10 etkisi var diye düşünüyorum ki, atçılıkta çok büyük bir yüzdedir. Tabi eğitimli, bilgili kişiler olmalı. Ayrıca antrenörün emirleri doğrultusunda hareket edilmeli. 6/ 3.5 senedir 1300’den 2200 metreye, ağır ve normal çimde, sol ya da sağdan dönemeçli pistlerde, yavaş ya da hızlı giden koşuları kazanma başarısı gösteren Winx’i böylesine formda tutmanın sırrı nedir? Winx’in ve diğer atların, Avustralya’daki sistemde hedef alınan bir yarışı var. Mesela örnek verecek olursak, bizim bu yılki ilk hedefimiz Nisan ayında Sydney’de koşulan Queen Elizabeth Stakes, ikinci hedefimiz ise final yarışı olarak 4’üncü Cox Plate idi. Bu arada safkanımız, 6 - 8 hafta arası tatile gitti. Aslında sakatlığı olan atları 8 haftalığına gönderiyoruz. Diğer atlar 4 - 6 hafta arası, geçirdikleri yoğun yarış dönemine göre, o yarışlardan nasıl çıktıklarına göre tatile gidiyorlar. Padoklarda, çiftliklerde kalıyorlar. Biz tabi bu çiftliklere, çok kilo almalarını istemediğimizden yem rejimi veriyoruz. 4 - 6 hafta sonrası atlar bize dönüyor. İlk 3 hafta tırıs, kenter, hafif işler ile bu süreci geçiriyoruz ve istediğimiz seviyede kilolarını yakaladığımızda işlere başlıyoruz. İdmanlarını tamamladıktan sonra atlar yarışa gidiyorlar ve yarış sonrası rehabilitasyon çok önemli. Benim için en önemli nokta atların yarış sonrası bakımı ve eski formlarına kısa sürede geri dönebilmesi. Bunun için yarıştan sonra plaja gidiyoruz ve 1 - 2 gün denizde, 15 - 20 dakikalık yürüyüş yaptırıyoruz. Ayrıca, atlara buz terapisi uyguluyoruz. Sydney’deki ahırımızda, “Aqua Walker” dediğimiz su yürüme bandı var. İçinde soğuk ve tuzlu su bulunan bu bantta atlar 10 dakika yürüyorlar. Böylece bütün eklem ve liflerdeki baskıyı ve yorgunluğu almaya çalışıyoruz. Çok etkili oluyor… Dediğim gibi atların yarıştan sonraki ilk 3 günü çok önemli. Tüm bunların örneğini Winx’te görüyoruz. Bence bu kadar başarılı olmasının sebebi, atı fazla hırpalamadan, belirli yarışlarla ilerlememiz. Winx her şeye karşılık veren, güçlü bir safkan olduğundan, hedeflerimizde henüz şaşma olmadı, fakat başka atlarda bu yaşanabilir. O yüzden atları gözlemlemek, hedefleri doğrultusunda ilerlemek çok önemli. Dolayısıyla, Winx’i formda tutmanın sırrı, fazla yormadan, hedef aldığımız yarışlara odaklanarak, yılda 6 - 8 arası yarış koşmamız. 7/ IFHA (Uluslararası At Yarışçılığı Otoriteleri Federasyonu) tarafından belirlenen “Dünyanın En İyi Yarış Atı Listesi”nin zirvesinde bulunan Winx’in bu yıl Royal Ascot Festivali kapsamında koşma ihtimali olduğu basında yer almıştı, fakat şampiyon kısrak Avustralya’da kaldı. Ekibin, Winx ile Avustralya dışına çıkmasına yönelik bir konuşması oldu mu ve Avustralya’da kalma fikri nasıl oluştu? Burada takım olarak toplantılar yapıyoruz. At sahiplerimiz, antrenörümüz, jokeyimiz, idman jokeylerimiz ve benim de bulunduğum toplantıda, ben ve jokeyimiz Hugh Bowman, “Önce Haziran ayında dünyanın en prestijli festivallerinden olan İngiltere’deki Royal Ascot’a gidelim, oradan da Ekim ayında Fransa’daki Prix De L’ Arc De Triomphe’a geçelim” demiştik. Antrenörümüz Chris Waller ise, “Sadece Royal Ascot Festivali’ne gidelim” dedi. İdman jokeyimiz, “Amerika ya da Dubai’ye gidelim” demişti. At sahipleri ise, “3’üncü Cox Plate’i kazanalım” deyince bunda karar kıldık. 3’üncü Cox Plate sonrasında da “3 kez kazanan sadece 80’li yılların başında Kingston Town var, 4 kez kazanan yok. Burada kalıp 4’üncü Cox Plate’i hedefleyelim” denildi ve sonucunda bu büyük başarıya ulaştık. Şu anda Winx 7 yaşında ve bundan sonra Avustralya dışına çıkacağını sanmıyorum. Muhtemelen önümüzde sadece bir dönem kaldı ve bir hazırlık yarışı sonrası Nisan 2019’da Queen Elizabeth Stakes ile Sydney’de final yapacağımızı düşünüyorum.

RkJQdWJsaXNoZXIy ODAzNjM=