2018_Aralik
yılında İzmit’in Derbent İlçesi’nde doğdum. Biz yedi kardeşiz, rahmetli babam da rençber (çiftçi) idi. Atlara sevgim çok küçük yaşlarda başladı. Bizim atımız yoktu ama komşumuzun vardı ve onların atına binip koştururdum. Sonra babam bana bir tane aldı fakat onu çok koşturduğum için babam atımı sattı ama atlar artık iyice içime işlemişti. Aynı zamanda eniştemin yanında fırıncılık yapardım. Ekmekleri at arabasıyla taşırdım. Hatta çok değerli büyüğümüz rahmetli Sadun Atığ Amcamıza ekmek bırakıp dönerken, at arabasındaki atın sırtına binip asfaltta koştururdum. Bunu da rahmetli Sadun Bey görüyor ve soruyor, “Bu çocuk kim?” Onlar da, “Derbent’li Abaza İhsan’ın oğlu” diyorlar. Babama, “O çocuğu bana ver jokey yapalım” diyor. Annem buna izin vermiyor. Ama ben artık o zehri almıştım ve “Bende bir şey var demeye başladım.” Tabii, o yaşlarda benim sözüm geçmediği için sadece kabulleniyordum. EVDEN KAÇIP ATÇILIĞA BAŞLADIM… Benim dayımın oğlu apranti idi. Tesadüf bizim köyde duran bir tren Söke’ye at götürüyordu. Benim dayımın oğlu Asım da gidiyordu ve bana da gel dedi. Trende iki tane at gördüm çok iriydiler, bizim köydeki ufak atlara hiç benzemiyorlardı. Neyse, ben gitmeyi kabul etmedim. O da, “Hiç olmazsa Sapanca’ya kadar gel sonra dönersin” dedi. Ben de kabul ettim, Sapanca’ya gidene kadar beni kandırdı ve böylelikle evden kaçıp atçılığa da başlamış oldum. Söke’de Hakkı Özbaş’ın çiftliğine giderek aprantiliğe başladım. Antrenörümüz de rahmetli Burhan Şenemgen idi. Burhan Ağabey bana göre gelmiş geçmiş en büyük üstattır. Neyse, ben orada jokeyliğe başladım ama jokeyliğimin devamının olamayacağının farkındayım çünkü kilom çok ağırdı. O yıllarda antrenör olmayı kafama koymuştum. Sonra 1973 yılında askerliğe gittim ve askerden sonra bir süre daha at bindim, akabinde de antrenörlüğe başladım. ANTRENÖRLÜĞÜM… Rahmetli Fethi Atan Ağabeyim bana gelerek, “Oğlum ben bu atçılığa gireceğim, gel beraber yapalım” dedi. 1977 yılında gerçek anlamda antrenörlüğüme başladım ve 20 yıldan fazladır da Fethi Ağabey ile beraber atçılık yaptık. 1985 senesinde, Kamil Arda ile birlikte Arabistan’a gittik. Orada 3 sene boyunca başarıdan başarıya koştum. Türkiye’yi çok iyi temsil ettiğimi düşünüyorum, kazanmadığım yarış kalmadı. Bütün büyük yarışları kazanarak ekürimiz liste başı oldu. Sonra tekrar Türkiye’ye döndüm. Bir müddet kendi atlarımla ilgilendim. Daha sonra, Aydoğan San Ekürisi’ne baktım. Vural Çakım Ekürisi ile çalıştım, Johny Guitar’ın taylığı bendeydi. Sonra, 1993 senesinde, Fethi Atan Ağabeyi tekrar atçılığa döndürdüm. Çünkü, Fethi Ağabey atçılığı çok severdi ve keyif yapmaya ihtiyacı vardı. O da beni kırmadı ve sahalara geri döndü. Uzunca bir müddet yine beraber çalıştık. Fethi Ağabey ile ayrıldıktan sonra bir süre daha kendi atlarımla ilgilenip, Arek Kuyumciyan Ekürisi’nin atlarına bakmaya başladım. 8 yıl boyunca birlikte çalıştık ve çok güzel anılarımız, çok iyi yarışlarımız oldu. Onunla da ayrılınca artık tamamen kendi atlarımla ilgilenmeye başladım. Kendi atlarımla çok başarılı olduğum söylenemez, bir tek Boğaziçi diye çok iyi bir safkanım oldu. Bana çok güzel yarışlar kazandırdı. Şu anda da 4 tane kısrağım var, bir çiftlik kiraladım orada bakıyorum. Atçılığın içinde işimize devam ediyoruz. ÇOK BAŞARILI OLDUM FAKAT BIR GAZI KOŞUSU KAZANAMADIM… İrfan Atan’ın Kaplan isimli safkanıyla çok güzel yarışlar kazandım. Fethi Atan’ın da Güçlü diye bir atı vardı, Açık Yarış atı değildi ama çok farklı bir safkandı, benim için yeri çok başkadır. Koza, Akik, Başpilot, Jala, Bimba Star gibi atlarla iyi yarışlar kazandım ama Fethi Ağabey ile beraber çok arzu etmemize rağmen bir Gazi Koşusu kazanamadık, o bende bir burukluktur. Arek Ağabey ile çok iyi yarışlar kazandık, birkaç sene liste başı olduk. Arek Ağabey ile o kadar çok başarılı olan safkanlarımız oldu ki hangi birini sayacağımı şaşırırım. Örneğin, Özhaber ile Cumhuriyet kazandım çok iyi bir safkandı. Onun Güntay diye bir kardeşi vardı, o da çok iyi bir safkandı, fakat ne yazık ki yarış hayatı kısa sürdü. Bana göre Güntay, Özhaber’den daha da iyi bir at idi. Sonra Belmont, Rampoldi, Tonya ile güzel yarışlar yaptık. Yani şunu söyleyebilirim, Arek Kuyumciyan ile Arabistan’dan sonra hayatımın en büyük başarılarını kazandım. Arabistan zaten bambaşkaydı, orada yaptığım başarıları Türkiye’de yapsaydım, sanırım heykelim dikilirdi. Arabistan’da günde altı yarış olup, altısını da kazandığım günler oldu. Yani bir antrenörün ulaşabilmek istediği noktalara ulaştığıma inanıyorum. İyi ki zamanında bu mesleğe gönül verip başlamışım. Bir atı sıfırdan yetiştirip başarıya ulaştırmak ve at sahibinin sevincini görmenin hazzını inanın tarif edemem. 35 TJK’NIN SESİ ARALIK 2018 1953 TURGAY ARAT KEMALETTİN EZGİ MİRCAN FIRAT / HÜCUM TULGAR / BEHÇET HOMURLU / HALİS KARATAŞ / AREK KUYUMCİYAN / ÖMER FARUK GİRGİN / MUSTAFA ÖZDEMİR / KEMALETTİN EZGİ / UĞUR ALP ATAN
Made with FlippingBook
RkJQdWJsaXNoZXIy ODAzNjM=