2018_Aralik
14 TJK’NIN SESİ ARALIK 2018 Mesela şimdi de teklif geliyor, “Gel Başkan ol, Genel Sekreter ol” diye. Aman diyorum, o defter kapandı, artık bende o sinir sistemi yok. Yapabilir miyim? Tabii ki… Ama kiminle ve nasıl? Ben Yönetim Kurulu Başkanı olsam, profesyonellerin koridoruna bir tane Asli Üye sokmam. “Bir diyeceğin varsa bana gel” derim. İşte ben de böyle bir adamım… TESADÜF… Pergola… İlk Grup 1 yarışımı onunla kazandım; Kısrak Koşusu… Onun da alımı tesadüfe bağlıydı. Pergola şu anlamda çok önemli safkandı; Tonya’yı verdi. Tonya da 5 tane Grup Yarış kazandı. Bosporus’un yanında bu iki dişinin yeri bende başkadır. Çok at yetiştirdik ama Gazi Koşusu kazanamadık. Fakat, atçılıkta tesadüflerden bahsetmiştik; Kuma isimli kısrağım üç tane tay verdi üçü de dişi idi. Bir tanesi Maiden çıktı, tayların üçü de “İllallah!” Hediye ettim… Bir gün yarış izliyorum, Dandini diye bir at geldi. Annesi benim hediye ettiğim kısrak. Kime verdiğimi bile bilmiyorum. Aradan iki üç hafta geçti Şartlı Koşu, yine Dandini… Kısa Vade, yine Dandini… Sonra Dandini’nin tayı Gazi’yi kazandı; Hızel Beyi… Biz Gazi Koşusu kazanmaya çalışıyoruz. Gazi galibi verecek anneyi hediye ediyorum. Hep bahsettiğim gibi, tesadüf… Bu sene birisi benden bir tay aldı. Yeni atçı ve bir tane tayı var o da bu… Adamın ilk koşusunda, ilk tayının start çıkışından 400 metre sonra ayağı kırıldı. Gece uyuyamadım… Bir atın var ve ilk defa koşu heyecanı yaşayacaksın, başına bunlar geliyor. Olacak iş değil ama ne yazık ki oluyor. Atçılıkta böyle hikayeler çok… SON OLARAK… İnsanın ömrünün uzamasına birinci derecede katkısı olan şey; at ve atçılık… Bunun tipik örneği olarak Celalettin Alkan’ı gösterebilirim. Atlarımız olmasa yaşlandığımızda ne yapacağız? Ya evde oturacağız ya da kahvede… Ben kendi adıma, bir balık tutarken, bir de ahıra girip atın alnını okşarken hiçbir sıkıntıyı aklımın ucuna bile getirmiyorum. Atçılık hakikaten atı olmayanlara tavsiye edeceğim bir hobidir. Tabii eskiden daha da farklıydı. Ben işime gitmeden önce, sabahın saat 6’sında hipodroma gelirdim. Bütün jokeyler sabah burada olurdu. Sadece bir kişi geç gelirdi, onu da evden alırdım; Kadir Altınöz. Kendisini çok severim. Yani her şey çok güzeldi. Sonra, jokeylerden çok iyi raporlar alırdık, anında müdahale edilirdi. Şimdiki çocukları kötülemiyorum ama tecrübeleri yok. İşin bu tarafı beni üzüyor. Hem yetiştiricilik hem de at koşturmak çok zor. Bir bütçe ayıracaksınız ve 3 - 4 taneden fazla koşmayacaksınız. Bu laflarımla pazarı daraltıyorum ama böyle… Yetiştiricilik yapacaksan o da çok keyifli, sattığın atlarını sahalarda izliyorsun, prim de alıyorsun. Kimsenin peşinde koşma derdin de olmuyor. Benim son olarak mesajım şu; atçılık yapsınlar. Çok abartmadan atçılık yapılmasını herkese tavsiye ediyorum... AREK KUYUMCİYAN PROF. DR. KENAN BİNAK TULGA YÜZATLI ENGİN YALÇIN MUSTAFA YÜKSEL AREK KUYUMCİYAN
Made with FlippingBook
RkJQdWJsaXNoZXIy ODAzNjM=