2018_Aralik

12 TJK’NIN SESİ ARALIK 2018 BOSPORUS… Tabii, o yıllarda istediğim zaman yurtdışına gidip at alamıyorum, çünkü işlerim çok yoğun. Katalogdan bir at seçtim ve Allah rahmet eylesin Yücel Birol’a seçtiğim atı alması için rica ettim. Öğleden sonra alıp almadığını öğrenmek için Yücel’e bir telefon açtım; - “Yücel ne oldu tayı aldın mı?” - “Aaaa, ben unuttum onu” - “Canın sağ olsun” - “Dur şimdi bir tay çıkacak, gözüme iyi gözüktü, istersen onu arttırayım” - “Sen beğendiysen olur” İşte o tay; Bosporus… Dediğim tayı unutmayıp alsaydı, şimdi Bosporus diye bir at olmayacaktı. Hiçbir şeyi hayatta şansa bağlamak istemem. Birtakım şeyleri kendiniz başaracaksınız. Ama ben şansın adını değiştirerek kullanır, tesadüf derim. Bazı tesadüfler vardır ki, evlilikten tutun iş hayatına kadar, işte Bosporus da bir tesadüftür. Bosporus öyle şeyler yaptı ki, 25 sene olmuş halen de yapmaya devam ediyor. En az 6 - 7 tane de aygır verdi; Belmont, Pontiac, Rampoldi, Boğaziçi gibi… Başına da çok dertler geldi. Orada Veteriner Pascal diye bir veteriner vardı, o olmasaydı Bosporus koşmazdı. Tırnakları kırık döküktü. Yurtdışından aldığım anne ve taylar içinde en ucuzu Bosporus olmuştur. Fiyatını da hiç unutmam; 17.000 Pound. ARAP ATÇILIĞIM… Arap atçılığına başlamam da şöyle oldu. Üç dört tane İngiliz atım vardı. Ercan Emre bir gün dedi ki; - “Hafta sonu Karacabey’de at satışları var. Ben oraya gideceğim, gel beraber gidelim.” - “Ben at falan almam” dedim. - “Yok ya almak için değil. Gel gezmeye gidelim.” O zaman benim altımda da bir cip BOSPORUS AREK KUYUMCİYAN CAHİT AYBEK CELALETTİN ÇUBUKÇU PROF. DR. AZİZ ERGİN

RkJQdWJsaXNoZXIy ODAzNjM=