2018_Agustos
49 TJK’NIN SESİ AĞUSTOS 2018 yavrularının koşturulması taraftarı değilim. Çünkü bu aygırdan gelen taylar Grup Yarış koşamıyorlar. Neden koşamıyorlar? Demek ki bir sorun var ve doğru bulunmuyor. O zaman diğer koşuları da koşamaması gerekiyor. Bu uygulamada yanlışlıklar olduğunu düşünüyorum. Mutlaka bir çözüm bulunmalı. Elazığ’da atçılık yapıyorsunuz. Sizce şehrinizin eksikleri nelerdir? Elazığ’da eksiklerimiz çok fazla... En başta, bir aşım istasyonumuz olsa burada atçılığımızın çok daha iyi yerlere geleceğini düşünüyorum. Mesela ben aşım yaptırmak istediğimde, buradan İzmit’e kısrak gönderiyorum ve pansiyonu, aşım giderleri, yol parası derken 40 - 50 bin TL’ye mal oluyor. Her atçımızın bunu karşılayacak gücü yok. Bu durumda da eldeki mevcut imkanları değerlendirmek zorunda kalıyorlar. Bu da başarıyı kısıtlıyor. Bir de çim pist eksiğimiz olduğunu buradaki bütün atçılarımız devamlı olarak dile getiriyor. Elazığ’da yaz yarışları yapıldığı için, çim pistin gerekli olduğunu düşünüyorum. Sadece Elazığ atçısı için konuşmuyorum, burada Türkiye’nin dört bir yanından gelerek at koşturan insanlar var. Kışın yarışların yapıldığı Şanlıurfa’ya da sentetik pist yapılırsa bence çok güzel olacaktır. Zaten bu düşüncelerimizi yetkili makamlara duyurduk. Umuyoruz önümüzdeki günlerde güzel gelişmeler olacaktır. Sizce at yetiştiriciliği nasıl yapılmalı? Olmazsa olmazları nelerdir? Bence profesyonel şekilde yapılmalı. 10 dönüm arazisi olan bir kişi yetiştiriciliğe başlamamalı. Bu durum bizim atçılığımızı da yetiştiriciliğimizi de geriye götürür. Hatta keşke bir kota getirilse, mesela 50 dönüm arazisi olmayan kimse bu işe başlayamasa. Bunun dışında her safkanı da kısrak ve aygır yapamamamız gerekiyor. Yaptığımız zaman ne oluyor? Her yıl Arap, İngiliz 4000 civarı tay sahaya geliyor. Bunu da yarışçılığımız kaldırmıyor. Mesela, sadece Paris’te en az 8 - 10 tane hipodrom var. Her saat başı sürekli koşuluyor. Bizde günde iki hipodromda yarış var ve bu popülasyonu kaldırmıyor. Ahır sorunları yaşıyoruz ve pistlerimize çok fazla yük biniyor. Son olarak Türkiye’de atçılık ve yetiştiricilik yapmak isteyenlere ne gibi tavsiyeleriniz olacaktır? Sözlerimde daha öncede belirttiğim üzere, eğer bu işi profesyonelce ve hakkıyla yapacaklarsa çok keyifli bir sektör. Ama acemice yapıp, ucuza getireceklerse hiç yapmasınlar, emeklerine yazık ederler. Rastgele, ucuza gelsin diye kısrak yapılan başarısız safkanlardan hiç kimse bir verim alamaz. Türk atçılığımızın gelişmesi adına hep daha iyisi için çabalamamız gerektiğini düşünüyorum. Bütün atçı ve yetiştiricilerimize başarılar diliyorum.
Made with FlippingBook
RkJQdWJsaXNoZXIy ODAzNjM=