2016_Mart

43 TJK’NIN SESİ MART 2016 L BESLENMELİ... Bitkisel yağlar yarış atlarının beslenmesinde 500 ml’e kadar kullanılabilmesine karşın, fazla miktarda kullanılan yağın vitamin E ihtiyacını arttırdığı göz önünde bulundurulmalıdır. Kas yapısı gelişmeye devam eden taylarda yeterli düzeyde kaliteli protein tüketimi önemlidir, ancak tüm protein kaynakları aynı değildir. Tayların büyümesi ve kas gelişimi için bu dönemde en önemli aminoasit lizindir. Ancak, maalesef geleneksel beslenme ham maddeleri olan yulaf ve arpa gibi yemlerde çok az düzeyde lizin bulunmaktadır. Oysa ki soya hem ekonomiktir, hem de önemli bir lizin ve protein kaynağıdır. Ancak fazla miktarda kullanılması alerjik reaksiyonlar gelişmesine yol açabilir. Padoklarda özgürce koşan tayların artık günün büyük kısmını ahırda geçiriyor olmaları ile beraber, kemiklerde bir takım demineralizasyonlar başlar ve artan idman seviyeleri ise bacaklara binen yükü arttırdığından iskelet sistemi problemleri kaçınılmaz hale gelir. Mineral dengesi özellikle kalsiyum ve fosfor miktarları ve bunların birbirleri ile olan oranları, bunun yanı sıra, çinko, bakır, magnezyum gibi mineraller ve vitamin A, D ve K iskelet sistemi sağlığı açısından vazgeçilmezdir. Rasyon programının dengeli ve tayın bireysel özelliklerine uygun olarak hazırlanmasının yanı sıra, yemin nereden verildiğinin dahi önemi vardır. Genç taylarda en sık görülen solunum yolu hastalıklarından biri olan öksürük ve aşırı mukus salgısı ile karakterize IAD, yani inflamasyonlu alt solunum yolu hastalıkları, hava alışverişinde bozukluklara ve dolayısıyla performans geriliğine neden olur. Bu gibi durumlarda, otun nereden verildiği dahi önem taşır. Tayın padoktaki yaşamını düşündüğünüzde, günün 8 - 10 saati başı yere doğru eğik vaziyette padokta ot yediğini hatırlayacaksınız. Oysa şimdi? Bu nedenle gerekli durumlarda yem ve otun yerden verilmesi ve ıslatılması yarar sağlar. Sıklıkla kullanılan yem katkı maddelerinden demir, özellikle anemi (kansızlık) için kullanılmaktadır. Ancak yarış atlarında demir yetmezliğine bağlı anemi çok ender olarak görülür. Diğer bir kullanım alanı ise hemoglobin seviyesini arttırarak oksijen kullanım kapasitesini yani performansı arttırdığıdır, ancak bununla ilgili bilimsel bir destek yoktur. DMG (dimetilglisin) ergojenik ajanlardan biridir, geçmişte vücutta laktat birikimini azalttığı düşünülse de, son yıllarda DMG’nin böyle bir etkisinin olmadığı görülmüştür. Sakinleştiriciler, L - tryptophan, magnezyum ve thiamin yani B1 vitamini içeren yem katkı maddelerinin etkileri tam olarak ispatlanmamıştır. Arı poleni, atletik performansı geliştirdiği düşünülür ancak sadece iştah arttırıcı etkisi vardır. Mide koruyucu yem katkıları ise, bitkisel içeriklidirler ve dengeli bir rasyon uygulanmadığı sürece etkili değillerdir. Dolayısıyla kullanacağınız yem katkı maddelerini seçerken at üzerinde yapılan bilimsel çalışmalarla desteklendiğinden emin olmak gerekir. Özetle, atların beslenme ihtiyaçları, başta enerji olmak üzere, protein, karbonhidrat, yağ, vitamin, mineral, su ve diğer yem katkı maddelerinden oluşur ve her biri rasyonda ayrı bir öneme sahiptir. Tayların ve tüm atların bireysel özelliklerine uygun egzersiz düzeyleri, kondisyonları ve mevcut sağlık sorunları göz önünde bulundurularak titizlikle hazırlanan rasyon programları ile beslenmeleri, hem atın sağlıklı yetişmesinde hem de performanslarının artmasında önemli ölçüde etkili olacaktır. Dolayısıyla, şampiyon taylar yetiştirmek için beslenmelerine dikkat edilmeli, uzman kişiler tarafından hazırlanan atlara özgü rasyon programları kullanılmalıdır.

RkJQdWJsaXNoZXIy ODAzNjM=