2016_Kasım

48 TJK’NIN SESİ KASIM 2016 2 Ekim 2016 Pazar günü yapılan Prix De L’ Arc De Triomphe, adeta nefesleri kesmişti. Bu senenin kazananı, şampiyon aygır Galileo’nun kızı Found oldu. 2400 metre mesafede koşulan ve dayanıklılığın ön plana çıktığı yarışta, erkek rakiplerini alt etmesi ayrıca dikkate değer bir sonuçtu. Fakat şunu da belirtmeliyim ki, son dokuz senenin istatistiklerine baktığımızda, altı yarışı kısrakların kazanmış olması, L’ Arc De Triomphe’da şansların eşit olduğunu bizlere gösteriyor. Ben bu yazımda Found’un babası, efsane aygır Galileo’dan ve onunla ilgili anılarımdan biraz bahsetmek istiyorum. Galileo, 30 Mart 1998 yılında, Lynstown Stud’da dünyaya geldi. Lynstown Stud, İrlanda’nın Clonmel Şehri’nin Cashel Kasabası’nda bulunan ve Coolmore Stud’ın sahiplerinden olan John Magnier’in milyon Euro’luk kısraklarının ve taylarının bulunduğu özel çiftliği. 1999 - 2000 yıllarında, babam Ahmet Tokdemir’in girişimleriyle, Sadun Oktav ile beraber, hem çalışmak hem de atçılığı yerinde öğrenmek için böyle bir yolculuğa çıktık. Baktığım kısrakların babaları arasında, Mr. Prospector, Be My Guest, Secretariat, Nijinsky, Sadler’s Wells gibi efsaneler vardı. Bu kısraklar içinde Danhill Dancer’ın annesi Mira Adonde da vardı. Be My Guest’i ve Sadler’s Wells’i canlı olarak görme fırsatı yakaladım. Tabi bunların hepsi, atçılığın içinde olan insanların hayallerini süsleyen konular ve bu anlamda kendimi çok şanslı hissediyorum. Esas konumuza dönecek olursak, bu harada Galileo’nun annesi olan Urban Sea vardı. Ev arkadaşımın Galileo’nun çalıştırıcı seyisliğini yapıyor olması da başka bir şansımdı. Bir gün akşam bana ve Sadun’a, “Sizi antrenman sahasına götürmemi ister misiniz? Orada ilgilendiğim atı da görmüş olursunuz?” diye sordu ve biz de hiç düşünmeden kabul ettik. Ertesi sabah karşımda duran tay, daha yeni sahaya inmiş olan Galileo idi. Arkadaşım bizlere, “Bu tay geleceğin şampiyonu” diyordu. Ama eksik söylemişti, çünkü o aynı zamanda bir efsane de oldu. O gün Galileo’nun sabah idmanını izledim. Bizim sahalarımızla pek de alakası olmayan bir idman pistleri vardı. Ahır ile çalışacağı parkur arası iki kilometre civarıydı ve her sabah o yolu yürüyerek idman öncesi ısınmasını tamamlıyordu. Yaklaşık 30 derece yokuşu olan ve orada bulunduğum süre içinde sürekli yağan yağmurdan çamur olan çim pistte kenter yaparak 800 metre kadar yukarı çıktı. Daha sonra aynı tempo ile aşağı inen Galileo idmanını sonlandırdı. Ve geldiği gibi, iki kilometrelik mesafeyi yürüyerek ahırına geri döndü. Çiftliğe geldiğimizde, doğruca Galileo’nun annesinin yanına gittim ve “Bugün tayını gördüm senden daha akıllıydı” dedim. Çünkü, Urban Sea’nin her sabah başlığını takmak istediğimde, beni ahırın içinde döndürür dururdu ve beş dakika boyunca köşe kapmaca oynardık. O yıllarda benim için alelade bir kısrak olan Urban Sea, Galileo ve ardından, My Typhoon, Sea The Stars ve Born To Sea gibi çok başarılı yavrular vererek kendini unutulmazlar arasında koydu. Özellikle Galileo ve Sea The Stars isimleri çoktan tarihe altın harflerle yazıldı. Hatıralarımı bir kenara bırakıp biraz da Galileo’nun neler yaptığını ve neden bu derece özel bir safkan olduğunu anlatmaya çalışacağım. Galileo’nun dedesi Northern Dancer, gelmiş geçmiş en başarılı aygır olma özelliği taşıyor. Dünya yarışçılığını kendi kan hattıyla domine etmiş ve aygırların babası ünvanını almıştır. GALILEO İLE ANILARIM.. GALILEO [SADLER’S WELLS - URBAN SEA / MISWAKI]

RkJQdWJsaXNoZXIy ODAzNjM=