2016_Aralik
37 TJK’NIN SESİ ARALIK 2016 ‘‘ ‘‘ ‘‘ ‘‘ ‘‘ ‘‘ ‘‘ ‘‘ ‘‘ ‘‘ Yıllardır tırmanan bir başarı grafiğiniz var. Bunu neye bağlıyorsunuz? Öncelikle işinizi sevip, çok çalışmak zorundasınız. Tabii, başarı geldikten sonra da şımarmamak ve disiplini elden bırakmamak gerekiyor. Gençliğimde benim de ufak tefek hatalarım oldu, fakat bunlardan ders çıkartabildim. Biniciliğe yeni başlayan arkadaşlarıma tavsiyem, bir başarı yakaladıktan sonra kesinlikle şımarmamaları ve aynı disiplin ve özveriyle işlerine dört elle sarılmalarıdır. Kariyerinizde unutamadığınız yarış veya safkan var mı? Çok var… Ama özellikle, aprantiliğimde 2’nci olduğum Çaldıran Koşusu’nu unutamıyorum. Ocean Blue ile potoyu geçerken, kazandığımı zannettim ve Sadettin Boyraz ağabeyle birlikte elimizi kaldırdık. Koşu sonrası sevinçle üzüntüyü aynı anda yaşadım, burun farkıyla geçilmişim. Unutamadığım safkan ise, son yarışında bindiğim Sabırlı… Hayatının son yarışı olmasına rağmen, bana çok farklı duygular yaşattı. O gün Uluslararası Yarış’ta 3’üncü olmuştuk ve önü açıldıktan sonra yaptığı o müthiş sprinti hiçbir zaman unutamam. Keşke daha önceden bu değerli safkanla tanışabilseydik. Arap atlarında ise Uçanoğlu çok farklı bir safkandı. Geleceğe dair planlarınız nelerdir? Hayat bize ne gösterir, onu tam olarak şimdiden kestirmem mümkün değil. İleriye dönük hayaller peşinde koşmayı da istemiyorum. Sadece, önümdeki başarıları en güzel şekilde yaşamayı ve yaşatmayı arzuluyorum. Jokeylikte en zorlandığınız durumlar nelerdir? Sezon açıldıktan iki ay sonra pistlerde bozulmalar başlıyor. Ciddi sıkıntılar yaşıyoruz ama bir süre sonra bu sorunlara da alışıyoruz. Bir diğer konu da, apranti kardeşlerimiz okulu bitrir bitirmez yarış binebiliyor, mevcut sistem bunu gerektiriyor. Bu kardeşlerimizin ilk yarışları bizlere büyük riskler oluşturabiliyor. Çünkü, acemiliğin verdiği bir heyecan var ve ne anlatsanız anlayamayabiliyorlar. Mesela Ankara sezonunun son yarış gününde ciddi bir kaza atlattım. Bir kardeşimiz çok tehlikeli bir şekilde, doğrudan üstüme geldi. Bir de şunu eklemek istiyorum, Türkiye’de bazı seyircilerimiz bizlere haksızlık yapıyor. Eğer oynadığı safkanı getirmezseniz, ağır ithamlarda bulunuyorlar. Hepimiz duygusal insanlarız. Bu sadece bizim sektörde değil, diğer spor dallarında da sporcuya büyük baskılar yapılıyor. Kendilerini bizim yerimize koyarak davranırlarsa, ne kadar büyük hata yaptıklarını anlayacaklarını düşünüyorum. Son olarak jokey olmak isteyen kardeşlerinize ne gibi tavsiyeleriniz olur? Apranti Eğitim Merkezi’nde harika bir sistem var. Bugün jokey olmak isteyen kardeşlerimize her türlü imkan sunuluyor. Binicilik eğitmenleri, psikolog hocaları, spor öğretmenleri, hepsi bir bütün halinde çalışıyor. Yedikleri ve içtiklerine kadar programlı eğitiliyorlar. Eğer disiplinli bir şekilde çalışıp, yaptıkları işi severlerse, başarı da kaçınılmaz olacaktır. Tüm camiamıza sevgi ve saygılarımı iletiyor, tüm atlarımızın ayaklarının düz basmasını temenni ediyorum.
Made with FlippingBook
RkJQdWJsaXNoZXIy ODAzNjM=