2026_Ekim

Nurettin Hoca herhalde, at ayağa kalkana kadar, geceleri uyumamıştır. Devlet parasıyla ayakta duramayan atı satın almak,“mangal gibi” yürek ister… Tedavisi yapılan Veliaht, 15 günde ayağa kalkmış, bir buçuk ay kadar dinlendikten sonra da Türkiye’ye getirilip 1934 yılında aşımlara başlamış. Şansa bakın ki, Fransız Frangı o yıllarda sürekli değer yitiriyor. Veliaht’a ödenen 850 Frangın o günkü karşılığı 63 Lira. Demek ki Sezgin I, Satvet ve daha nice şampiyonlarımız,63 Liralık aygırın kan hattından geliyor… Sezgin I’in annesi Cahide 8 de, yine aynı yıl Irak’tan alınan Seklavi II’nin torunu. Seklavi II’nin fiyatı, Veliaht’ın 5 katı; 4.620 Frank… ÖRNEĞI OLMAYAN BIR YARIŞ YAŞAMI Koşuların hafta sonları düzenlendiği yıllar… Yarışlar; İzmir’de Pazar, Ankara ve İstanbul’da Cumartesi ile Pazar günleri koşuluyor. Ankara yarışları ilkbahar ve sonbahar sezonu olmak üzere ikiye ayrılmış. İki Ankara sezonu arasında İstanbul yarışları yapılıyor. Sezgin I, 7 yılını koşarak geçirdiği, toplam 8 yıl süren yarış yaşamı boyunca katıldığı 62 koşuda 44 birincilik kazanıyor. Yaklaşık, %71 birincilik oranı. Öyle bir kaç koşuyla elde edilen yüzde değil, 8 yılda 62 koşu, 44 birincilik… Aslında onun performansını iki döneme ayırmak gerekir. Başarısını o zaman daha da iyi anlayacağız. Sezgin I yarış yaşamına 1955 yılı Ankara ilkbahar sezonun açılış günü (24 Nisan) tabela dışı kaldığı maiden koşuyla başladı. Bu koşusu adeta “nazar boncuğu”… Çünkü sonraki 4 yıl boyunca, tabeladan hiç düşmedi. Bir hafta sonra üçüncü, 7 Mayıs günü de maiden koşuda “ezeli rakibi” Barbaros’u geçerek birinci oldu. O yıllarda 3 yaşlı Arap tayları, kazançlarına göre, A ve B grubunun bazı sıradan koşularına da katılabiliyorlardı. Sezgin I üç yaşlı döneminde, bu tür koşular kazandı. Ayrıca sezonun önemli A grubu açık koşularından2000 metre mesafeli İhsan Atçı Koşusu’nda ağabeyinin atı Selçuk’u ve ilk kez o yıl düzenlenen Ankara Vali Koşusu’nda da Rüçhan’ı geçerek birinciliğe uzandı. Sezgin I’in antrenörlüğünü Pancar Şakir (Şen) yaparken, jokeyi de Sokolay’dı. O yıllarda, atın bir koşudaki jokeyi ve antrenörü aynı kişi olabiliyordu. Örneğin 3 ve yukarı yaşlı B grubu atların Çelenk Koşusu’nda Pancar Şakir, Sezgin I’in hem antrenörü, hem de jokeyiydi. Sezgin I üç yaşlı döneminde Ankara ve İstanbul’da katıldığı 20 koşunun on ikisini kazanmış ve 34 bin 650 lira ile Arap atları kazanç listesinin ilk sırasına yerleşmişti. Bu performansı, onu daha taylık döneminde yılın Arap atı yaptı. Bir tayın yılın atı olması, pek alışılmış bir durum değildi ama A grubunun en iyi atlarını orta ve uzun mesafelerde geçmişti. İşin ilginç yönü, böylesine büyük başarılara imza atıp da, kazandığı açık koşular arasında Hatay Koşusu’nun olmaması size de ilginç gelmiyor mu? Yanıtı Basri Karabucak veriyor; “Her atçının gönlünde bir Hatay Koşusu ya da Gazi Koşusu kazanmak yatar. Hatay Koşusu uzun vadeli bir yarıştır. Sezgin’le koşmak şundan dolayı kısmet olmadı. Doğduğu zaman Tarım Bakanlığı yetkilileri onu satmama kararı almışlar. Aygırlığa ayrılacağı için Hatay Koşusu kaydı yapılmamış. Ben bu koşuyu daha sonra (1966) Sefer’le kazandım.” Hara yaptığı bu satıştan belli ki pişman… 1956 Ziraat Vekâleti Koşusu kupa töreninde, Ziraat Vekili Nedim Ökmen’le Basri Karabucak arasında şöyle bir konuşma geçer: - Basri… Bu atı bana ver, haraya götüreceğim. - Nedim Abi, bana bir Sezgin vereceğinizi vadedin, olur. Ben koşan atı size nasıl vereyim? Celal Bayar / Basri Karabucak Adana Koşusu / Sezgin I ve Reşat Mergin 51 Türkiye Jokey Kulübü • • O BİR EFSANE •

RkJQdWJsaXNoZXIy ODAzNjM=